Advert
ŞERİF MARDİN VE BEYAZ TÜRKLER
Nevzat ÜLGER

ŞERİF MARDİN VE BEYAZ TÜRKLER

Bu içerik 1478 kez okundu.

         İki ilim insanımızın ölümü üzerine çokça yazıldı ve konuşuldu. Tabir-i diğerle; öldükten sonra da ülkeye hizmete devam ediyorlar.

         Bu ilim adamlarından biri dünyaca ünlü tarihçimiz Prof. Dr. Halil İnalcık, diğeri de uluslar arası üne sahip sosyoloğumuz/siyaset bilimcimiz Prof. Dr. Şerif Mardin hocalarımızdı.

         Şerif Mardin’in ölümü Türkiye’de kendilerine Beyaz Türk diyena insanların içini gösteren bir ayna rolü oynadı. Kendisi “Beyaz Türk” olarak kabul edilen birisi olmasına rağmen, kendilerini Beyaz Türk olarak kabul eden bir güruh, onun ölümü karşısında adeta sessizlik girdabına girdi. Çünkü merhum Mardin, bu toplumun sokaktaki insanı ile hatta periferideki insanları ile ilgili saha çalışması yapıp onları taraf olmadan değerlendirmeye tabi tutmuştu. Yalnız “Din ve İdeoloji, Bediüzzaman Said Nursi Olayı” isimli çalışmasını yaptığı için değil, 1984 yılında bir sempozyumda yaptığı konuşmada; Şişli- Nişantaşı kendi değerlerini yaşama tarz ve zevklerini bütün İstanbul’a ve oradan da Anadolu’ya yaymaya çalışırken, Fatih direniyordu. Şimdi Fatih bütün Anadolu’ya yayılıyor ve Anadolu Fatih’leşiyor ve ‘Şişli- Nişantaşı’ ayrı bir dünyanın kolonisi haline dönüşüyor” dediği zaman, aslında niyeti kimseyi kırmak veya kimseyi yüceltmek değil, mevcut durumdan 40-50 yıllık bir projeksiyon yapabilme gücüydü. Zaten ilim adamı olmak böyle bir şey değil midir? Ama malum güruh bu projeksiyondan rahatsız olmuştu.

         Önceki değerlendirmeleri yapanların bir kısmı ile ölümünden sonra değerlendirme yapan zevatın büyük bir bölümü onun için; “sosyolojinin Halil İnalcık’ı” diyor. Ne kadar haklılar. İkisi de kendi dallarında dünyada ekol oluşturabilmiş ilim insanlarımızdı. İkisine de Allah rahmet etsin.

         Şerif Mardin sonradan olma değil, anadan doğma elit bir ailenin mensubuydu. Onu “İstanbul Sosyetesi” veya Boğaziçi Sosyetesi”nin sıradan bir mensubu olarak görmemek gerekir.          

         Şimdi kıyas yapabilmek için biraz da bu Beyaz Türk kavramına bakalım.

         Prof. Dr. İlber Ortaylı'ının 'Beyaz Türkler' için söyledikleri:

         Her toplum gibi Türk toplumunda da farklı sınıflar var.         Bunların paraları vardır, o doğrudur fakat bunlar kaç nesil devam edebilecek orası belli değil! Eğitimleri son derece standart pakettir. İngilizce eğitimi veren bir okulda İngilizce öğrenir ya da Fransız okuluna giderler ama kültürün gerektirdiği ikinci dili, klasik dilleri bilmezler. Dünya gezileri, görgüleri son derece sınırlıdır, yüzeyseldir. Bavul gibi gezenleri çoktur, coğrafya bilmezler. Yeryüzündeki çoğu seçkin zümrenin, kendini Beyaz Türk olarak kabul eden birçok Türk'ü kabul ettiğini zannetmiyorum.

         Beyaz Türkler, bu milletin kimliğini oluşturan değerlere inanmıyorlar. İnandıklarını söylüyorlar ama samimi değiller. Bugün aydın/ sanatçı, sağ ve sol siyasetçi geçinenlerin önemli bir kısmı, bizim medeniyet kodlarımızı hiç ama hiç benimsemedikleri sır değil. Dolayısıyla milletin inancına küfredenlerin neyi alıp veremediğini tahlil etmek zor olmasa gerek.

         Kısacası bizdeki Beyaz Türkler'in rengi pek beyaz değil! O kadar çok balçık tarafları var ki! Standardı son derece düşük bir takım.  İsmet Özel; Müslüman olmayana Türk denilmez” diyor.

         Bence Türkiye'de en önemli sorunlardan biri 'elit'in kendini yetiştirmesidir. Düşünün ki Osmanlı bir Enderun Mektebi kurmuş bürokrat 'elit'ini yetiştirmek için. Demek seçkinlik bilgi seviyesi ile ilgili bir olgu.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!