Advert
KAPİTALİZMİ NİYE SAVUNUYORSUN?
Nevzat ÜLGER

KAPİTALİZMİ NİYE SAVUNUYORSUN?

Bu içerik 2136 kez okundu.

 

          Yalnız bize göre değil, Batılı bir yazar olan F. Braudel’e göre de “Batı kapitalizminde ithal kökenli ne varsa, çoğunun mahreci/çıkışı İslam’dır. Kambiyo senedi, sermaye ortaklığı, ön ödemeli satış, Arap rakamları, abaküs, pusula vd…” (Medeniyet ve Kapitalizm, İz Y. s. 89) Bir Batılının gözünden çarpıcı bir tespit.

         Meşhur iktisat tarihçimiz Murat Çizakça’ya göre; “ABD’de uygulanan Venture Capital (Risk Sermayesi) sistemi temelde faizsiz bir ortaklık sistemidir ve katılım bankalarının da çıkış noktasıdır.”

         İslam dünyası, yer yer bazı uygulamalarında klasik bankacılığa yer verse de, kuramsal olarak hiçbir zaman kapitalizmin temel araçlarından biri olan faizi meşru kabul etmemiştir. Bilindiği üzere sermaye temerküzünü sağlayan (toplumun yoksul kesiminin parasını belli ellerde toplayan) araç faizdir. İslam dünyası hiçbir zaman kapitalizmi benimsemedi ama birçok Müslüman maalesef kapitalist olmayı içine sindirebildi.

         Batı, kapitalizme yeşil ışık yakmak için Alman Luther’in Protestanlığı piyasaya sürmesini bekledi. Nazariyede karşıymış gibi görünse de; tekelci sistem, sermayenin elde ediliş biçiminin şeklinin önemli olmaması, emeğin değerinin hesaba katılmaması vb konular genel olarak kapitalizmi tetikleyen Protestanlığın ürünüdür demek fazla mübalağa sayılmamalıdır.

         Bu arada şunu da eklemek gerekir ki; kapitalizm bu ve benzeri uygulamaları gerçekleştirmek için devamlı “devleti” kullanmaktadır. Merkantilizm zaten soygunculuğun devlet yardımı ile yapılması değil midir?  Hükümetlerin farklı felsefelere ve farklı siyasi guruplara sahip oldukları gibi bir düşünce kimseyi aldatmasın, bütün hedef sermaye temerküzü yoluyla gücü kullanma mücadelesidir.

         Nerede açıklık yerine spekülatif uygulamalar,  nerede normal karlar yerine olağanüstü karlar, nerede özgürlük yerine serbestlik, nerede arz ve talebe göre fiyat belirlenmesi yerine fiyatların güç ve kurnazlık yapılarak belirlenmesi, nerede rekabet ve denetim yerine rekabetsizlik ve denetimsizlik,  nerede uygulamalarda sıradan insanların yerine ülke çapında yada uluslar üstü güç uygulamaları varsa orada normal iktisadın değil, kapitalizmin uygulamaları söz konusudur.

         Eğer faiz kaldırılacak, tekeller kırılacak, denetim başlatılacak, hakiki toplu sözleşmeler yapılacak, terör ve savaşlar durdurulacak olursa kapitalizm yaşayamaz. Ne var ki bu konularda toplumlar henüz sömürü çarkının nasıl işlediği ile ilgili yeterli bilgiye ulaşamadıkları (ulaşmaları engellendiği) için kapitalizm bir süre daha yaşamaya devam edeceğe benziyor.

         İnsanların birçoğu maalesef en insani haklarını ortadan kaldıran kapitalizmi savunmaya devam ediyor. Bunun adına ister ahmaklık, isterseniz inanç zafiyeti deyin, fark etmez.

         Toplum iktisada değil, iktisat topluma tabi olmalıdır. Bunu sağlayacak olan güç de devleti işleten hükümetlerdir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X