EKSİKLEŞEN TOPLUM
OĞUZ DOĞAN

EKSİKLEŞEN TOPLUM

Bu içerik 452 kez okundu.
Reklam

Elime aldığım kitabın sonuna doğru gelirken gözüme bir Kırgız atasözü çarptı: “Er bozulursa aile, kadın bozulursa toplum bozulur” Gerçekten de çok doğru bir tecrübe aktarımı bu cümleye yüklenen anlam. Toplum olarak yozlaşmaktan dert yanıyor ve farklı yerlerden kendimize haklılık payı çıkarmaya çalışıyoruz. Ancak özeleştiri konusunda oldukça bencil davranıyoruz. Kız çocuklarımıza ne kadar onurlu yaşamayı öğretiyoruz veya onlara manevi unsurların varlığından ne derece bahsediyoruz. Bunların hepsi bir köşede duruversin şimdilik.

Çocuğu hayata hazırlama konusunda olukça başarısız bir toplum olduğumuz su götürmez bir gerçek. Bu eğitim boşluğunu ise televizyon ekranlarında özendirilmiş ve geleneksel kültürümüzden uzak yapay hayatların figüranlıkları doldurmaktadır. Kendisini en iyi derece de yetiştirip insanlığa hizmet etmesi gereken çocuğumuzun aklında maddi olanın peşinde koşma arzusu uyanmakta bu sayede. Bu amaç doğrultusunda kendisini sadece maddi olana ulaşma gayretinde gören bir obje konumuna gelen çocuk insani olan bütün değerleri ayakaltına almaktadır. Eğitim ve öğretimle ruhunu zenginleştirmek yerine makyaj malzemeleriyle kendine göre kusurlarını kapatıp tamamen maskelerin ardına sığınmaya çalışan çocuklarımız. Öylesine acı örneklerle karşılaşmak mümkün ki, bunları burada sıralamak sanırım gereksiz.

Maddi unsurlarla çevrili çocuklarımız aile hayatını daha kurmadan temellerini ortadan kaldırıyor. Haber bültenlerinde sayısız skandal haberlerle kültürel hafızası yok olmaya giden bir toplumun tohumları ekiliyor aslında bu şekilde. Mantık evliliği veya yıldırım aşkı deyimleriyle kendilerini meşru hale getirmeye çalışan insanlarımız kendisinden 20- 30 yaş büyük olan insanlarla birlikte oluyor. Aile birliği ve toplum sağlığı hiçe sayılarak bu eylem büyük bir hızla devam ettiriliyor.

Oysaki kadınımız böyle yaparak en büyük kötülüğü kendisine yapmaktadır. Bizim kadınımızın aslında en büyük süsü asilliği ve Türk toplum yapısını çağlar ötesinden günümüze kadar devamlılığını sağlamasıdır. Gerektiğinde cephede mermi taşıyan ve harabe mekanı erine olduğu destekle saraya çevirendi o hep tarihsel süreçte. Bu yüzden çocuklarımıza her şeyden önce onurlu yaşamayı öğretmeliyiz. Geleneğin ve kültürün taşıyıcı kolonu olduğunu ona her fırsatta hatırlatmalıyız. Ancak bu şekilde toplumumuzu ayakta tutabilir ve geleceğe umutla bakabiliriz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
GİRİŞİMCİ KADIN ÇİFTÇİLERİMİZE ANKARA’DAN ÖDÜL
GİRİŞİMCİ KADIN ÇİFTÇİLERİMİZE ANKARA’DAN ÖDÜL
SİVRİCE’DE SOSYAL TESİS MÜJDESİ
SİVRİCE’DE SOSYAL TESİS MÜJDESİ