BANANE AMERİKA’DAN!
Habib KARAÇORLU

BANANE AMERİKA’DAN!

Bu içerik 154 kez okundu.
Reklam

İkinci Dünya Savaşından sonragerçekleştirilen Yalta Konferansı sonucundazorunlu dost ve müttefiki olduğumuz ABD ile yeni bir kriz dönemine daha girmiş bulunuyoruz. Yetmiş yıldır devam eden biraz dostane biraz da zorunlu ilişkiler bir, iki gün içerisinde yerini soğuk ilişkilere bırakmış durumda. ABD ilk defa Türkiye’ye vize yasağı koyarak ilişkilerde ne derecede önemli problemlerin yaşandığını göstermiş oldu. Geçtiğimiz günlerde FETÖ soruşturması nedeniyle ABD’in iki Büyükelçilik çalışanının tutuklanması ilişkilerdeki gerginliği arttıran en büyük nedenlerin başında gelmekte.

 2016 Kasım’ında yapılan seçimlerde ABD’nin yeni Başkanı seçilen Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Trump,  ABD’nin alışılagelmiş politikalarının yerine kendince yeni uygulamalar koymak suretiyle daha önce bazı İslam ülkeleri vatandaşlarını ABD’ye sokmama kararını almış ve kısmen de uygulamaya koymuştu. Şimdi bu yasaklılar listesine Türkiye’yi de eklemek suretiyle cepheyi genişleten Trump’ın kafasındaki asıl planlar ortaya çıkıyor gibi. 11 Eylül 2001’de İkiz kulelerin vurulmasıyla başlatılan Haçlı Seferlerinin bu dönemde yeni bir boyuta taşınarak İslam âlemiyletüm köprülerin atılması ve arkasından çatışma ortamına girilmesi mi planlanıyor? Çok yakın zamanda bunu göreceğiz.

Suriye meselesinde Rusya ve İran’la birlikte hareket eden Türkiye bayağı Amerika’nın canını sıkıyor, Amerika’nın ise Suriye’de PYD’yi silahlandırması Türkiye’yi rahatsız ediyordu ki, sonuç olarak ortaya bu vize meselesi çıkıverdi. Bu gelişmelerin öncesinde Türkiye ve Amerika arasında 15 Temmuz darbe kalkışmasından dolayı soğuk rüzgârlar esmiş ve darbe girişiminin bir numaralı sanığı Fetullah Gülen’in ABD’den resmen istenmesine rağmen verilmemesi iki ülke arasında soğukluğa neden olmuştu.

Amerika’nın Türkiye’ye karşı takındığı düşmanca tavırlarda artık bıçak kemiğe dayanmış olmalı ki, Türkiye’de Amerika’ya misillemede bulunarak vize yasağı getirdi. Bütün bu gelişmeler akıllara yıllar önce rahmetli Erbakan Hocamızın 1992 yılında TBMM’de yaptığı tarihi konuşmayı getirdi. Ömrünü İslam âleminin diriliş ve kalkınmasına ve emperyalizmle mücadeleye harcayan Hocamız kürsüde aslanlar gibi kükreyerek yaptığı tarihi konuşmasında dönemin hükümetine seslenerek şöyle diyordu:  "Vay canına ya, biri hipnotize mi ediyor sizi Allah aşkına? Efendim, Amerika'nın hoşuna gitmezmiş, bananeAmerika'dan, banane Amerika'dan! Amerika mı bizi yönetecek?" Ve şaşkın ve ürkek şekilde Hocamızı dinleyen sağ ve soldaki işbirlikçi partilere şunu da hatırlatıyordu: "Kuvvet ve kudret sahibi Amerika değil Cenab-ı Allah'tır.”

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı esnasında Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini önlemek isteyen ABD bizi 6.filosunu göndererek tehdit etmiş, o sırada Başbakan Vekili olan Erbakan Hocamız da savaş pilotlarımızı toplayıp kamikaze dalışı ile uçak gemilerinin batırılacağını duyurarak Amerika’yı frenlemişti. Amerika Kıbrıs’a yaptığımız çıkarmaya ancak seyirci kalabilmiş akabinde silah ambargosu koyabilmişti. Ancak bu ambargo da bizim hayrımıza olmuştu. Ambargoyu fırsat bilen Erbakan Hocamız başta ASELSAN (Askeri Elektronik Sanayi) olmak üzere birçok savunma sanayi kuruluşunu temellerini atmış ve kısa zamanda üretime geçirterek Türkiye’yi birçok alanda Amerika’ya bağımlı olmaktan kurtarmıştı. Üstelik bu harekât bize İslam ülkeleri nezdinde çok büyük bir itibar kazandırmış, onlarla ittifaklar kurulmasını sağlamıştı. İran, Pakistan, Suudi Arabistan, Libya ve daha birçok İslam ülkesi doğrudan Türkiye’nin yanında yer alarak çeşitli yardımlarda bulunmuşlardı.

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’nin bir numaralı taşeronu olan ABD’yi Suriye ve Irak’ta etkisiz hale getirmenin yolu ancak verilen imtiyazların geri alınmasıyla olacaktır. 1974’de olduğu gibi başta İncirlik olmak üzere topraklarımızdaki tüm üsleri kapatılarak ABD’ye gereken ders verilmelidir. BOP yani BİP (Büyük İsrail Projesi)’i uygulamak, Nil’de Fırat’a kadar olan topraklarda “Arz-ı Mev’ud”u gerçekleştirmek isteyen Siyonizm’in uşağı Amerika ancak kendisine takınılacak onurlu davranışlarla durdurulacaktır. Eğer durduramazsak ülkemizi Irak ve Suriye’de olduğu gibi çok kötü günler beklemektedir. Ülkemizi bölüp parçalamak,  İsrail’e vilayet ve sömürge yapmak isteyenler asla bizim dost ve müttefikimiz olamazlar.

Yegâne kuvvet ve kudret sahibi olan Yüce Rabbimiz Kerim Kitabında şöyle buyurmaktadır: “Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkârcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır.” (Ali İmran 28.Ayet) Yine konumuzla ilgili başka bir ayette : “Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.” (Maide Suresi 51.Ayet) Bu ilahi emirler doğrultusunda yapılacak tek şey İslam Birliği’nin kurulması için adımlar atarak, büyük bir güç oluşturmak ve bununla düşmanın karşısına çıkmaktır. O zaman Yüce Allah bize doğru yolu gösterecek ve yardım edecektir. Rabbim tüm İslam âlemine ümmet olma şuuru ve birlik olma dirayeti nasip etsin. Âmin

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
GİRİŞİMCİ KADIN ÇİFTÇİLERİMİZE ANKARA’DAN ÖDÜL
GİRİŞİMCİ KADIN ÇİFTÇİLERİMİZE ANKARA’DAN ÖDÜL
SİVRİCE’DE SOSYAL TESİS MÜJDESİ
SİVRİCE’DE SOSYAL TESİS MÜJDESİ