IRAK’TA KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ?
Habib KARAÇORLU

IRAK’TA KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ?

Bu içerik 282 kez okundu.
Reklam

Son üç ay içerisinde Dünya ve ülke gündemini işgal eden Kuzey Irak’taki bağımsızlık referandumu ve akabinde meydana gelen gelişmelerde ayrılıkçıların aleyhine, birlikten yana olanların ise lehine olarak olumlu gelişmelere tanık olmaktayız. Bir asrı aşan bir zamandan beri Irak ve çevresindeki ülkelerde bir Kürt devleti kurmanın mücadelesini veren Barzani aşireti reisleri ve çevresinde toplanan diğer gruplar geçmişte olduğu yine emellerini gerçekleştiremeden hüsranla karşılaştılar. Türkiye, İran ve Irak devletlerinin bu konuda kararlı bir şekilde işbirliğine gitmeleri neticesinde Kuzey Irak yönetimi yardımsız ve desteksiz kalarak teslim olmak zorunda kaldı.

            2014 yılından beri işgal ettiği Kerkük ve çevresindeki şehir ve kasabaları boşaltmak zorunda kalan peşmerge güçleri önceden yardım sözü veren Amerika, İngiltere ve diğer müttefiklerinin kendilerini yalnız bıraktığını anlayarak adeta bölgeden kaçarak gitmek zorunda kaldılar. Bu konuda en trajedik gelişme ise, Kuzey Irak’ta en belirgin güç olan Barzani’nin Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Talabani’nin Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB)’nin her zaman olduğu gibi yine anlaşamayarak karşı karşıya gelmeleri oldu.

            1946 yılında İran’ın Mahabad şehrindedört aylık bir ömrü olan Kürt devletini kuran Molla Mustafa Barzani aynı yıl içerisindeKürdistan Demokrat Partisi (KDP) ‘ni de kurdu. 1979 yılında vefatı üzerine yerineoğlu Mesut Barzani geçmiş ve babasının “bağımsız Kürt devleti” hayalini gerçekleştirmenin mücadelesini vermeye devam etmiştir. Bu konuda din, ırk, siyaset ve ilke gözetmeden herkesten, özellikle de Batılı ülkelerden yardım almaya çalışan Barzani aynı babası gibi yine onlar tarafından aldatılarak hüsrana uğratılmıştır. Yetmiş yıldan beri izledikleri Liberalist, Muhafazakâr ve Popülist politikaların sonuca gitmede bir faydasının olmadığını bir kez daha görmüşlerdir.

1975 yılında başta Celal Talabani olmak üzere sosyalist Kürtler tarafından Şam’da kurulan Kürdistan Yurtseverler Birliği(KYB) her zaman olduğu gibi dış politikada sınır komşuları İran ve doğal müttefiki Rusya’nın çizgisini takip ederek, kendilerini kurtarmanın hesabı içerisinde olmuş ve bu konuda risk almaya asla yanaşmamıştır. Hal böyle olunca zaten geçmişte sürekli çatışma halinde olan KDP ve KYB’nin “ Bağımsız Kürt devleti” hayalleri de bir kez daha suya düşmüş oluyor. Kendi aralarında hiçbir konuda ittifak kuramayan bu grupların bölgeleri arasındafiili bir sınır da bulunuyor. Erbil ve Süleymaniye girişlerindeki sınır kapılarının yanı sıra iki bölgeyi birbirinden ayıran sınır zaman zaman gündeme geliyor.

Geçmiş dönemlerde asla olmamış ve yukarıda izah ettiğimiz gibi asla da gerçekleşmeyecek olan “Bağımsız Kürdistan” düşüncesi bölgedeki Kürtlerin değil Siyonizm’in maşası Emperyalist ülkeler İngiltere, Amerika, Almanya gibi ülkelerin uydurduğu bir ideolojidir. En ufak bir İslam şuuruna sahip olmayan, tarihi gerçeklerden uzak, şahsi çıkar ve ihtiraslarını her şeyden üstün gören kişi ve grupların bir asırdan beri bu coğrafyada dile getirdikleri “Kürt devleti” düşüncesinin en büyük zararı yine bu bölgedeki yoksul, mazlum ve masum Müslüman Kürtlere olmuştur. Ülkemizde kırk yıldan beri varlığını sürdüren bölücü terör örgütü bölge halkına çok büyük zararlar vererek, bölgeyi adeta yaşanmaz hale getirmiş, ülkemizin kalkınma ve ilerlemesi yönünde hızını yavaşlatmış ve İslam düşmanlarının işini kolaylaştırmıştır.

Tarih bir kez daha bize göstermiştir ki, Hıristiyan Batılı devletler asla Müslümanların dostu değillerdir ve olmayacaklardır. Onların vaatlerine kanarak peşlerinden gidenleri her zaman olduğu gibi büyük bir hüsran beklemektedir. Suriye konusunda Türkiye’yi ve Suriye’deki özgürlük taraftarlarını aldatan, ikiyüzlü ABD’nin maskesi geçte olsa düşmüş, gerçekler ortaya çıkmıştır. Ancak olan yine masum Müslümanlara olmuştur. Önemli olan en başta bu hatalara düşülmemesiydi. Emperyalizm bizi şii, sünni, Türk, Kürt, Arap diye bölüp çatıştırmak istiyor. Bu tuzağa düşmeyelim, hep birlikte Yüce Rabbimizin buyruğuna uyalım: “Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın.” Rabbim tüm ümmete bu şuuru nasip etsin. Amin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
OTOMOBİL ŞARAMPOLE YUVARLANDI
OTOMOBİL ŞARAMPOLE YUVARLANDI
KALDIRIM:  GEÇEN YILA GÖRE OPERASYON SAYISI YÜZDE 59 ARTTI
KALDIRIM: GEÇEN YILA GÖRE OPERASYON SAYISI YÜZDE 59 ARTTI