Advert
EY İMAN EDENLER HAKSIZ YERE BİRBİRİNİZİN MALINI YEMEYİN
Halit POLAT

EY İMAN EDENLER HAKSIZ YERE BİRBİRİNİZİN MALINI YEMEYİN

Bu içerik 543 kez okundu.

Bu konu Kur’an’ı Azimuşşanın dört-beş  yerinde batıl kelimesi zikredilerek konu edilmiştir:

1)“Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere alıp da yemeyin ve günah olduğunu bile bile insanların bir kısım malını yemek için hakimlere (rüşvet olarak) sunmayın.” (Bakara 188)

2)“Ey iman edenler! Bir birinizin mallarını aranızda haksız yollarla alıp da yemeyin. Ancak meşru olan ve karşılıklı rızaya dayanan ticaretle elde ettiğiniz mallarınız hariç. Birbirinizi öldürmeyin (ve ya intihara kalkışmayın). Şüphesiz Allah, sizin için rahmetkardır. Kim bunları yaparsa onu bundan sonra dönüşlerin en kötüsü olan cehhennem ateşine atacağız. Bu Allah için kolaydır.” (Nisa 29-30)

3)“Yahudilerin zulümlerinden ve birçok kimseyi İslamı kabullenmeyi engellediklerinden ötürü, faiz yemekten men edilmelerine rağmen faiz almaları, insanların mallarını haksızcasına yemelerinden dolayı önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve helal şeyleri onlara yasakladık. Onlardan inkarcı olanlara da elem verici (acı) bir azap hazırladık.”  (Nisa 161-162)

4)“ Ey iman edenler! Hahamlardan ve Rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve insanları Allah'ın dinine girmekten alıkoyuyorlar. Ve yine altın ve gümüşü hazineleştirerek onları Allah yolunda infak etmeyenleri yani malın zekatını vermeyenleri elem verici bir azapla müjdele.” (Tevbe 34)

5)Yetimlerin mallarını haksız biçimde yiyenler, ancak midelerine ateşi dolduruyorlar. Bundan sonra yakıcı bir ateşe atılacaklardır. (Nisa 10)

Yukarıda meallendirdiğimiz bu ayetler ümmeti Muhammed’in (s.a.v) her bireyinin, başkalarının mallarını haksız yere yemelerini açık bir şekilde yasaklamakta ve bunun batıl olduğunu nassen vurgulamaktadır. Bu ayetler dışında aynı anlamda kendi malını haksız yere harcama yani meşru olmayan yollarda kullanma veya başkalarının mallarını haksız yere almayla ilgili çokça ayet vardır. Yukarıda geçen batıl kelimesinin kapsamı içerisine giren, haram ve haksızca elde edilen gelirleri Allah inşaallah yorumlamaya çalışacağız.

Batıl kavramı genel bir kavramdır ve aşağıda sayacağımız bütün sınıfları kapsamaktadır. Bir toplumda haksız kazanç olarak kabul edilen her türlü gelir batıl yollarla elde edilmiş demektir. Öyleyse bir Müslümanın batıl olduğuna inandığı veya şüphe duyduğu kazanç yollarını terk etmesi gerekir.

Batıl kazançlardan bir tanesi çalışmaya gücü yettiği halde bir kişinin fitre, kefaret, sadaka ve zekat toplamasıdır. Kendi ihtiyacını karşılayabilecek gücü ve imkanı olan kimsenin çalışmayıp, zekat ve sadaka alma seviyesine gelerek aldığı zekat, sadaka veya fitre haksız yere elde edilmiş kazançtır. Çünkü İslam peygamberi çalışabilenlerin ve zekat verecek konumda olanların zekat malında hakkı yoktur buyurmuştur. Bu konumda olanlara vermek haram olduğu gibi alanlara da haramdır. Çünkü almaları onlar için zillettir ve şahsiyetsizliğe götürür. Sıkıntı ve yokluk içerisinde olmayan hiçbir Müslümanın sadaka veya zekat kabul etmesi helal değildir. Sıkıntı içerisinde olan kişi çabalamasına ve çalışmasına rağmen sıkıntısını gideremiyorsa alabilir. İslam fukahası bu konuda o kadar hassasiyet göstermişler ki çıplak olan bir kimse namaz kılacak elbise bulamıyorsa, biri kendisine ödünç elbise veya sadaka verdiğinde almayıp çıplak olarak namaz kılma hakkına sahiptir, daha sonra veren kişi minnet eder düşüncesiyle sadakayı veya elbiseyi ödünç alması üzerine vacip değildir, demişlerdir.

Hırsızlık, gasp vb. yollarla elde edilen gelirler de haramdır, batıldır. Bazı insanları yanında çalıştırıp, ücretlerini ödememe veya anlaşılan ücretten düşüğünü verme veya pazarlık yapılmadan çalıştırılan işçiye hak ettiğinin mislinin altında ücret verme de haksız yere elde edilmiş kazançlardandır.  İman eden insanların bu gibi batıl ve haram gelirlerden uzak durması gerekir. Çünkü Allah Resulü (s.a.v.): “Çalıştırdığınız kişilerin alın teri kurumadan ücretlerini verin” buyurmuştur.

Batıl ve haram olan kazançlardan bir tanesi de hile, yalan ve aldatma ile elde edilen gelirdir. Şöyle ki reklamcılar, komisyoncular, galericiler gibi arabada, evde, arsada veya herhangi bir malda bulunmayan özellikleri varmış gibi anlatıp ya da kusurlarını söylemeyip gizlemeyle satmış oldukları maldan elde ettikleri komisyon haksız yere elde edilmiş kazançtır. Çünkü malda olmayan özellikleri varmış gibi gösterip, kusurlu taraflarını da gizleyerek insanları aldatmış oluyorlar. Malı olduğu gibi anlatırsa alıcı malı almaktan vazgeçebilir. Zira İslam Peygamberi: “Bizi aldatan bizden bizden değildir” buyurmuşlardır.

Komisyon karşılığında çalışanları Medine halkı “simsar” olarak çağırıyordu. Allah resulü(s.a.v): “Hayır, onlar tüccardır” demiştir. Öyleyse bu insanların da diğer tacirlerin yaptığı gibi helal yoldan para kazanmaya gayret etmeleri gerekir. İnsanların üç beş kuruş para kazanmak için başkalarının günahına girmemeleri, aldatmamaları, bu gibi gelirlerin peşine düşmemeleri ve Allah’tan korkmaları gerekir. Komisyoncuların yuva yıkılmasına neden olduğunu ve insanların mallarını başkalarına peşkeş çektiğini görmekteyiz. Hele hele internet üzerinden, gazetelerden, dergilerden ve  televizyon karşısına çıkıpta bozuk ürünler satanların yaptıkları iş ve aldıkları para  haramdır, hiledir, ğıştır, zurdur ,bühtandır ve yalandır. Haramı yiyip haramdan beslenen bir kişinin varacağı yer cehennem ateşidir. Allah bu gibi alışverişlerden bizleri muhafaza etsin.

Kumar, faiz, rüşvet, zulmü destekleyip haksızlığı savunma karşılığında elde edilen kazanç, zulmen yetim malı yemek de haksız yere elde edilmiş kazançtır.

Şarkı söyleme ve dans etme karşılığında alınan para, hayat kadınlarının, pavyonda çalışanların aldığı para, topluma kötü ahlak empoze eden tiyatro ve filmlerden elde edilen para da haram, batıl ve gayrı meşru kazançlardandır. Bu işlerin kendisi haram olduğu gibi geliri de haramdır. Bu gibi işlerin yapıldığı iş yerleri açmak ve yayılmasına sebep olmak da haramdır. Mü’minlerin bu işleri yapmamaları ve bu gibi yerleri açanlara, bu iş yerlerine ruhsat veren devlet ve belediyelere, bu iş yerlerinin açılmasını teşvik edenlere ve Allah ve resulünün koymuş olduğu haramları tanımayan kurum ve bireylere  karşı  tavır takınması gerekir. Çünkü bu yerlerin ve işlerin yayılmasıyla Müslümanların ahlakı bozulmakta, fuhşiyat toplum arasında yayılmaktadır. Cenabı ALLAH iyi bir iş yapanın kıyamet gününe kadar vesile olduğu bu işten dolayı kıyamete kadar sevap vereceği ve kötü bir iş yapan, ruhsat veren ve vesile olanlar bu kötü iş devam ettiği sürece ilgililer işlenen günaha ortaktırlar ve işlenen günahtan herkes kendi nasibini alacaktır.

Haramla beslenen bünyenin varacağı yer cehennemdir, emrini unutmayalım.

Bir sonraki yazımızda bu konuya devam edilecektir.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
DAMDAN DÜŞEN YAŞLI ADAM HAYATINI KAYBETTİ
DAMDAN DÜŞEN YAŞLI ADAM HAYATINI KAYBETTİ
ELAZIĞ'DA 18 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ, 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
ELAZIĞ'DA 18 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ, 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI