Advert
“İNSANİ FİNANS” ANLAYIŞI NETLEŞİYOR MU?
Nevzat ÜLGER

“İNSANİ FİNANS” ANLAYIŞI NETLEŞİYOR MU?

Bu içerik 2107 kez okundu.

Bu ülkede yaşayan insanların olayları ve kişileri algılama biçimlerinde oldukça değişmeler var. İnsanlar meşru kanallardan insanca yaşamanın yollarını arıyorlar. Yapılan girişimler daha insani olmaya ve değerlendirmeler de daha bir “değerler sistemine” göre yapılmaya başladı. Bir kişi veya gurup üzerinden değerlendirme yapma eğilimi azalıyor.

         Konuyu yakınlaştırması için son 20 gün içinde yapılan bir anket çalışmasına bakalım.

         Bir anket şirketi, çeşitli illerde 5400 kişiye soruyor; "Size göre ülkemizin şu an için en önemli sorunu nedir?" İşte soruya verilen yanıtlar:

         Dış tehditler ve sınır ötesi operasyon 24,

         Ekonomik konular 21,

         İşsizlik 15,

         Adalet 10,

         Terör 8,

         Eğitim 7,

         Ahlaki ve ailevi sorunlar 6,

         Diğerler 9.

         Şimdi de dünyanın bir bölümüne bakalım. Bu bölüme de kalkınmış dünya diyorlar.

         Dünya gelirinin yarısı 62 kişinin elinde.

         Bu 62 kişinin de ilk 7’si diğerlerinden daha zengin.

         Hele birinci sıradaki adam ötekilerden oldukça zengin.

         Esasta zengin olan bütün  Avrupa ve bütün ABD mi? Hayır. Peki, kim? Avrupa’daki ve ABD’deki bir avuç adam. Yani bu bölgenin bütün insanları değil. ABD’de 40 milyon insan, açlık sınırının altında yaşıyor. Neden iyileştirmiyorlar? Ah bu kapitalizmin gözü kör olsun.

         “Karşılıksız bastırıldığı söylenen dolara hükmeden bu ilk yedi adam” diyor işin erbabı. Bastırıyor ve sonra da ABD’ye kiralıyor. Bu yapı derin devleti aşan bir “Küresel Derin” yapı. Bizdeki “Boğaziçi sosyetesi” gibi bir gurup, ama bütün dünyada oldukça etkili.

         İşte böyle bir dünyada, bu korkunç oluşum(lar)a karşı          “insani finans” anlayışı geliştirilmeye çalışılıyor. Para ve faiz odaklı bir finansal sistem yerine insana, üretime, katma değere dayanan “insani finans” felsefesi. Bu çalışmada, gelişmesinin önüne aşılamayacak engeller çıkarılmazsa, yeni dünyanın içinde bulunduğu kısır döngüyü parçalayarak, kaynakların üretime ve refaha yönelmesinin anahtarı olabilir.

        İslami finans modeli Türkiye’ye ilk girdiğinde, “Faizsiz banka” olarak tanımlanan bir sistemdi ve zamanla “katılım bankaları”na dönüştü. Önemli bir aşama kaydetti ama çalışmalarını %95 oranında “murabaha” sistemi üzerine kurdu. Şimdi yeni aşamaya geçiliyor.

        Bu girişimin amacı mevcut finans sistemine, katılım bankacılığına karşı çıkmak değil. Ama mevcut sistem “murabaha ağırlıklı” olduğu için artık üretimde belki de özellikle yatırımda sonuç vermiyor. Mevcut sistem daha çok kendilerini destekleyen bir sisteme dönüştü. Dünyada paylaşım ekonomisi trendi gelişiyor. Bu çalışma esasen “insani hayat” için bir alternatif oluşturmaya çalışıyor. MÜSİAD faydalı bir STK demekte bir abartı yok zannederim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X