Advert
 YALNIZLIĞI GÖZE ALMAK
Nevzat ÜLGER

YALNIZLIĞI GÖZE ALMAK

Bu içerik 2071 kez okundu.

 Toplumda ister farklılıkların oluşması için, ister farklılıkların tespiti için olsun düşünce üretenler yalnızlaşmayı göze almalıdırlar. Bunun bizim toplumumuzda çokça örnekleri vardır:  Cemil Meriç, Kemal Tahir, İdris Küçükömer, Şerif Mardin ilk akla gelenlerdendir.

         Tabi burada malumu ilan kabilinden, bu yalnızlaştırma olayının çoğunlukla sol çevrelerde daha çok olduğunu görüyoruz. Mesela yukarıda ismi geçen düşünce adamları, mensubu oldukları bu toplumun her hangi bir yönünü incelerken ya da onu romanlaştırırken, çok tabii olarak toplumun inanç konumunu da gündeme getirmektedirler. İçinde din olgusunun geçtiği yazı ve düşünce sahipleri maalesef sol guruplarca ötekileştirilmekte, yazarın dünyada kabul görüyor olmasının dikkate alınmadığı görülüyor.

         Mesela Şerif Mardin’in zengin bir ustalıkla şekillendirdiği ve her bakımdan okunmaya değer olan yayınladığı kitaplarında, sosyal bilim açısından da, iktisat açısından da siyaset bilimi ile din ve modernite açısından da yazdıkları, siyasiler ve entelektüeller için farklı ve farkındalıklı okumalar olarak toplum ortalamasının üzerindedir.

         Toplumun resmi ve sivil katmanlarının konu etmekte dahi oldukça cimri davrandığı Saidi Nursi’nin çalışmaları ile Demokrat Parti ve Refah Partisi gibi konularda oldukça köşeli ama gerçeği yakalayan cümleler kurar. Bu konudaki olumlu tespitlerine daha sonra Adalet Partisini de ekler. Elbette toplumu aşmış bir bilim adamı ve entelektüel olarak mahalle baskısına aldırış etmemiş, birçok konunun toplumda erken algılanmasına vesile olmuştur.

         Zannederim, sol cenah hem Marksizmin etkisinde çok fazla kaldı, hem de modernizmi çok sığ olarak anlayabildi. Doğu toplumlarında sınıf dinamiklerinin olmamasını geri kalmışlık olarak nitelediler ama hiçbir zaman incelemelerine zaman ve mekan boyutunu katmayı düşünemedikleri için de açığa düştüler. Hatta etnik yapı üzerinden siyaset yapanlar da modenizmi anlama noktasında onlara arkadaşlık ederek, vesayetçi yapılanmayı önemli bir vatanseverlik olarak algıladılar. Meşhur bir edebiyat profesörümüzün Erdem Bayezıt’ın şiirlerini tahlil ederken sergilediği tutum asla İslam toplumunda yaşayan inanmış bir insanı yansıtmıyordu. Doğru, bu onun tutumu ama bu tutum da toplumun geriye ket vurmasına neden oluyor. Marksizmin 1989 yılında iflas etmesinin ardından, eski tüfeklerin çoğunun nedamet dahi duymadıkları, meşhur birer kapitalist olduklarına şahit oldu bu toplum. Çünkü dün de bu gün de bu mahallenin mensupları pragmatist davranmayı aşamadılar.

         Yalnızlaşmayı göze alan düşünce adamımızın azlığı nedeniyle, meydan aşırı yerenlerle, aşırı övenlere kalıyor. Halbuki toplumsal meselelerimiz bilim ve düşünce adamlarımız tarafından nesnel bir biçimde tartışılıp çözümler önerilebilir.

         Son okuduğum Prof. Dr. Bedri Gencer’in hazırlamış olduğu “İslam’da Modernleşme” kitabı oldukça enfes bir çalışma ve maalesef onun da yazarı yalnızlığa terk ediliyor. Ama eser okuyucuda kanaat değişikliğine neden olabilecek çapta doğrusu.

                                     

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X