Advert
EKONOMİDE DEVLET OLMALI MI-OLMAMALI MI?
Nevzat ÜLGER

EKONOMİDE DEVLET OLMALI MI-OLMAMALI MI?

Bu içerik 2259 kez okundu.

Amacımız ticaret yapmak, bu ticareti yaparken de faizden uzak durmak. Bizim sistemimiz bellidir. Bu sistemi anlamak için “İslam Tarihindeki İktisadi Uygulamalar” konusuna bakmamız oldukça önemlidir.  Bu sistemde kredi mi olacak yoksa emek-sermaye ortaklığı mı olacak?  Kredinin yapacağı fonksiyonu yerine getirecek birtakım enstrumanlar var mıdır?

          “İslam Bankacılığı” demek bazı insanların hoşuna gidiyor galiba. Halbuki yapacağımız yanlışı İslam’a yüklemenin ne anlamı var? Kaldı ki; yapacağımız işin üzerine “İslam” yazarak bazı insanları devre dışı bırakmak gibi bir hakkımız da, böyle bir görevimiz de yoktur. İllede bir isim kullanacaksak; faiz uygulamasının olmayacağı anlamında “Faizsiz Finans Kurumu” veya emek-sermaye ortaklığını çağrıştırması anlamında “Faizsiz Katılım Kurumu” gibi bir isim kullanılabilir. Nitekim şimdi “Katılım Bankası” ismi kullanılıyor ama neden illede banka?

Yapılacak işlem bellidir. Sistem öyle kurulmalıdırki ticarette ve yatırımda hem devamlılık olsun, hem de istihdam temin edilerek gelirin tabana yayılması sağlanabilsin. “Venture Capital” bu işlevi görebilir mi? İşte sistemin kuruluşunu bunun için önemsiyoruz. Yani hem finansı sağlayan sermaye, hem emek sahibi, hem de çalışanlar kazanabilsin ki gelir tabana yayılabilsin.

Bu sistemde devlet olsun mu, olması mı? Bazıları diyor ki; devlet; emniyetin sağlanması anlamında İç İşleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Dış İşleri Bakanlığı, çalıştırdığı insanların ücretlerini verebilmesi için “makul” bir vergi toplamak üzere Maliye ve Gümrük Bakanlığına sahip olmalıdır. Bunun dışındaki alt yapı işlemlerinin bir kısmı yerel yönetimler tarafından diğer kısımlar da özel sektör tarafından yapılmalıdır.

 Mesela ömrünü ticaret yaparak geçirmiş bir insanın, bakanlığa getirilen bir kimseden daha iyi ekonomi ve ticaret bilmesinden daha tabii ne olabilir. Ya da ticaretle hiç uğraşmamış birini maliyenin başına getirirsek, toplum menfaatini çok iyi takip edeceğini söylemek eşyanın tabiatına aykırı değil midir?

Bazıları da diyor ki; bütün mesele kredileşme meselesidir. Yoksa para kazanmak için birçok yol vardır. Müslümanlar arasında haramlardan kaçınmanın tek yolu vardır, o da bu ihtiyacın devlet tarafından karşılanmasıdır. Bir diğer enstruman da “vakıf” müessesesidir ki o da bir nevi devlet gibi düşünülebilir, çünkü umumi menfaatlere hakimdir.

İki görüşün de aynı çözümü istemede hemfikir, metotta ayrıldıklarını görüyoruz. Biri ekonomide devlet olmasın derken, diğeri ise tamamen devlet olsun diyor.

Elbette bu hedeflere bir defada varılamaz. Kademe kademe mesafe alınmalıdır. Ama uzun bir zamandır bu konuların da konuşulmaz olduğunu fark etmek gerekir.

Halk Bankası ve Ziraat Bankası’nın işleyiş mevzuatlarında gerekli birtakım değişiklikler yapılarak yatırımcının da, ticaret erbabının da, esnafın da, kırsal alan çalışanlarının da, yatırımcının da faizsiz bir şekilde hem yatırım yapmaları, hem istihdam sağlamaları, hem de gelirin tabana yayılması için işlevsel hale gelmeleri mümkündür.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X