Advert
FAİZSİZ YATIRIMA DOĞRU
Nevzat ÜLGER

FAİZSİZ YATIRIMA DOĞRU

Bu içerik 2085 kez okundu.

       Yalnız bizde değil, İslam dünyasının her yerinde finans konusu ile ilgilenen üç gurup insandan söz ediyor Ahmet Naccar.

     1-Birinci gurup özellikle siyasi organizasyonların etraflarını hiç terk etmeyen ve devamlı “İslam” adını kullanan bir oluşum var. Bunlar o siyasi organizasyonu taşıyan liderlerin iyi niyetlerinden faydalanarak devletle iş yapmakta ve “keser” gibi (çıkar merkezli) çalışmaktadırlar. Genellikle finans ve İslam konusunda bilgileri yetersiz olup niyetlerini de Allah bilir.

      2-Bir gurup da yalnız faizli sistem içerisinde düşünebilmekte, ticaretin faizsiz yürütülemeyeceğini savunmaktadırlar. Onlara göre faizli sistem biraz değişikliğe uğratılarak yola devam edilmelidir. İslam’ı ve İslam tarihindeki uygulamaları tamamen tarihsel bir perspektiften görerek dine ancak bir “kültür” olayı olarak bakarlar.

      3-Bir başka gurup da tamamen hile üzerine çalışır ve istediklerini elde etmek için İslam’ı bir basamak olarak kullanırlar. İktidarlar değişse de bu tipler kolay kolay değişmezler.

     Şimdi dünyadaki finans uygulamalarına ve dünyanın gitmekte olduğu yöne dikkat etmek gerekir. İktisaden gelişmiş dünya hızla faizsiz bir ekonomi üzerinde çalışıyor. Müslümanlar da İslami bankacılık, venture capital, sukuk uygulamalarını ancak Batı’nın uygulamasından sonra uygulamaya sokabiliyor. Kar-zarar ortaklığını özellikle ABD yarım asırdır uyguluyor. Halbuki sermaye-emek ortaklığı “Mudaraba”nın aslının İslami olduğunu Weber ispatlamıştı.

     Belki özelde Türkiye açısından, belki de genelde gelişmemiş ekonomilerin tümü açısından üzerinde önemle durulması gereken “MacMillan Boşluğu” denen bir olay var. Yani küçük şirketlerin mevcut sistem içerisinde klasik yöntemlerle finansman sağlaması imkansız denecek kadar zor bir olay. Yani iyi bir fikrin var, çalışkansın, şirketini kurdun, ama gidip bankadan kredi alamıyorsun. İşte bu küçük şirketlerin kredi alamama boşluğuna Macmillan boşluğu diyorlar. Bu boşluğun doldurulması için venture capital, sukuk, mudaraba gibi enstrumanlara ihtiyaç var ve bu enstrumanlar da ancak faizsiz sistemde yürüyebilir. Batı bunu finans mantığına uygun bulduğu için tatbik ederken, Müslümanlar da bu uygulamayı hem finans tekniği açısından hem de inanç gereği olarak gönüllü uygulamaya almak durumunda olmalıdır. Kaldıki Batı yüksek teknolojik uygulamalar için, bunların finansmanı için bu sistemleri kullanıyor.

       Kriteriniz kar da olsa, mudilerin sayısını artırarak gelirin tabana yayılmasını sağlamak da olsa, toplumun değiştirilmesi hedefi de olsa, finansal riskten kurtularak iş riskine dönüş yapmak düşüncesi de olsa “insani finans” anlamında, birkaç küçük değişiklikle hazır olan Halk Bankası ve Ziraat Bankası eliyle bu işi başarmak mümkündür. Yeterki hedef para alıp-satmak olmayıp, iş riskine göre çalışan venture capital ve sukuk benzeri enstrumanları işletmek olsun.

       Meseleleri hissi değil, ilmi ve itikadi bir anlayışla kavramak ve uygulamak gerekir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X