Advert
İZZET PAŞA CAMİ & PASAJI
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

İZZET PAŞA CAMİ & PASAJI

Bu içerik 1440 kez okundu.

YIL 1981…

Okuldan eve gelir gelmez kapının önünden içeriye; beyaz yakalı siyah okul önlüğümle birlikte çantamı atıp tam dışarı çıkacaktım ki, annem (Allah selamet versin) seslendi:

Oğlum! Baban (Allah rahmet eylesin) İzzet Paşa Cami pasajında dükkan açmış, gidip baksana…

İzzet Paşa Camisi’ni belki bir iki kez görmüştüm fakat, altındaki pasaja hiç girmemiştim.

Namı değer ‘’Zaza Mahallesi’’ Rüstempaşa’dan koşar adım ve heyecanla İzzet Paşa Cami pasajında soluğu aldım.

Şimdiki büyüklüğünün yarısı kadar olan pasajda bir tur atınca, babamı pasajın en arka kısmındaküçük bir kitapçı dükkanında gördüm.

‘’O’nun Kitabevi‘’ Rahmetli Sadi Baba (Aksaray’da dergahı vardı) ile ortak olmuşlardı. Bir iki yıl ortak kaldıktan sonra, çapraz karşılarındaki Tiryaki Kundura’dan boşalan yeri babam kiralayarak kuyumculuk sektörüne ilk adımı atmıştı.

Şunu da belirteyim ki İzzet Paşa Camii’nin altındaki iş yerlerinin tamamı kiralıktır.

Mülkiyeti, çoğunluk İzzet Paşa Vakfı’nın olmak üzere bir kısmı da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir.

(Aslında zaten mülk ALLAH’ın değil mi, velev ki tapuları da olsa, menkullerini birlikte ahirete götüren var mı? Niceler geldi geçti.)

Tabi o zamanlar şimdiki gibi hava parası filan yok. Boşalan dükkan için Vakıf’a gidip kiralamak istediğini söylüyorsun.

Vakıf uygun görürse kiralıyorsun.

Cami ile birlikte pasajın tarihine bakacak olursak…

Ahmet İzzet Paşa (zamanın ELAZİZ Valisi), memlekete büyük hizmetlerde bulunmuş, bir cami ve birçok çeşme ve yol yaptırmıştır. Elaziz’de Bağdat (şimdi Gazi) Caddesi üzerinde 1866 (H. -1282) tarihinde yaptırdığı cami, bugün Elazığ'ın en güzide camilerinden biri olup (Hacı İzzet Paşa) camii namıyla maruftur, dış kapısının üzerindeki kitabe, Şair Rahmi-i Harput-i tarafından yazılmıştır.

Peder-i ekrem-i etmişti bina

Yaveri Hızır ola yari Mevla

Secde-i şükrü ederken ifa

Muhy-i din-i Hak İzzet Paşa.

Sonradan yıkılmaya yüz tutan bu cami 1966’da kurulan İzzet Paşa Vakfı’nın girişimleriyle 1967’de yıktırılarak 1972’ye kadar yenisi şimdiki haliyle tabanında pasaj yapılarak tamamlanmıştır.

İlk zamanlar pasajda kuyumcu esnafları pek az imiş. Bizim dükkanın olduğu kısım pasajın en arka bölümündeydi ve pasajın içerisinde zaman zaman top bile oynadığımız olurdu.)

Rahmetli Sadi Baba, bir dönem tahtadan bir kanepe yaptırmıştı köşede, oturup sohbet ederlerdi.

Hatta Tespihçi Ali ile beraber pasajdaki çocuklara Kur’an dersi bile verirlerdi.

Pasajın delisi de velisi de pek eksik olmazdı. (Bu gelenek halen devam ediyor.) “Çekirdekçi Yılmaz” ile “Mısto”yu önce lafla birbirlerine kapıştırır sonra da 1 er lira harçlık verirdi komşu İbrahim Kamaç.

Elaziz’de her deli kendine bir mekanı tutar oraya hemen her gün takılır, hem kendisi hem esnafı şenlenirdi.

Sonradan 1990’larda bizim dükkanın yanından batıya doğru ek bir pasaj daha yapıldı ve pasajlar bileştirilerek hemen hemen tamamı kuyumcu dükkanı olarak açıldı ve pasaj ‘’Kuyumcular Çarşısı’’ diye anılmaya başlandı.

Bu yazımda hem pasajımızın rahmetli olmuş esnaflarını hayırla yad edelim, hem de pasajın mazisine bir uzanalım istedim.

Şimdilerde pasaja girince sadece; insanlığın kendisiyle tanıştığından beri cazibesini kaybetmeyen altınların, ışıl ışıl süslediği vitrinleri olan kuyumcu dükkanlarını görüyoruz.

Şimdi bakalım… Eskiden hangi sektörlerden hangi esnaflar varmış pasajımızda?

Tuhafiyeci Betedinler. Kemal ve Hüseyin. (Kemal amca kuyumculukta devam…)

Perdeci İsmet Bozduman.

Tiryaki Kundura. Ahmet Tiryaki (bizim dükkanımızın yerinde) oğlu büyük çarşının altında kunduracılığa devam etti. Torunları şimdi aynı yerde (Büyük Çarşı) kuyumculuk yapıyor.

İbrahim Kamaç. Züccaciye. Sonradan uzun bir süre döviz bürosu oldu ve işi bıraktı.

Saatçi Yaşar. Bizim dükkanın karşısı. Sonradan Özkaynaklar Kuyumculuk ve Kuyumcu Zeki.

Kunduracı Ahmet Karabulut ve İsmail Al. Aynı yerinde şimdiki Kuyumcu Yusuf Al’ın babası.

Orakçıoğlu Gömlek Muhammed ve Yavuz Orakçıoğlu

Kitapcı Hacı Kemal ve şimdi yerinde de;

Arka tarafta merdivenin altında ‘’Seyyar Camekan Vitrini’’ olan Tespihçi Ali;

Ve merdivenin üstünde Çorapçı Hacı emi. Tespihçi Ali’nin babası.

Kuyumculuğu bırakan Şinasi Çakmakçı’nın yerinde tuhafiye ve parfüm işi yapan (parfüm o zamanlar revaçta) Nurettin Türe.

Doğu kapısı girişinde solda bakkal, ‘’Bülbül Ali’nin kardeşi’’ (İsmini hatırlayamadık. Öyle derlermiş.)

Yine buranın karşısında oyuncakçı.

Antikacı Hamdi Yücel amca. Pasajda belki de tek antikacıydı.

Erzurum Kuyumcusu Sezai Amca. Pasajın en eski sarraflarından ve tamirat da yapardı.

‘’KUZU’’ derlermiş bu esnafa, Selahattin Tanyıldızı. Parfüm, tarak ve bijuteri satarmış.

Perdeci İsmet Bozduman.

Alman Fuat. Parfümcü.

Fadlı Pirinççi. Konfeksiyon.

Palulu Konfeksiyoncu. Acar 2’nin yerinde.

Hazar Tuğla. Nurettin Keke.

Gömlekçi Hüsnü Sönmez. Şimdiki Bülent Karakaya’nın yerindeymiş.

Havlucu Kamil.

Palulu Ahmet Namlıoğlu. Konfeksiyon

Feti Mutluay. Tuhafiyeci. Sonradan Kuyumcu.

Hasan Hüseyin Kiper. Konfeksiyoncu

Saadettin abi. Saat, çakı, anahtarlık.

Pasajın dış cephesinde İlim Yayma Cemiyeti.

Dalgıçlar Büfe İsmail…

Yazımıza sığdırdığımız ve bildiklerimiz bu kadardı...

Malumunuz olduğu üzere pasaj kültürü ilimizde pek gelişmemiştir. Yani mevcut pasajlarımızda iş yerleri arzu ettikleri işi yapamazlar ve bu iş yerlerinin sahipleri veya kiracıları da sık sık değişir durur; Lakin İzzet Paşa pasajı; ilk yıllarındaki bu yukarıda saydığımız farklı sektörlerdeki iş yerlerinin yoğunluğundan zamanla sıyrılarak, kuyumculuk sektörüne ağırlık verdi. Ve pasajın Kuyumcular Çarşısı’na dönüşmesiyle de şehrimizin nezih ve işlek bir pasajı haline geldi.

Evet…

Gördüğümüz gibi dünya değişiyor, mekanlar değişiyor, hayatlar değişiyor ve insanlar değişiyor.

Ne demiş bir filozof: ‘’Değişmeyen tek şey, değişimin ta kendisi…’’

Önemli olan, şu fani dünyada bırakıp gittiklerimizin kalanlara hayırlar getirmesi ve arkamızdan hayırla yad edilmemiz değil mi?

Bildiğim ve öğrendiğim kadarıyla aşağıda isimlerini yazdığım, unutup yazmadığım veya vefatından haberimizin olmadığı; ebedi yurtlarına göç eden tüm pasaj esnaflarımıza bir kez daha Allah’tan rahmetler diliyorum…

HAMDİ YÜCEL, KEMAL TİRYAKİ, ALİ GÜLAÇTI, VAHİT ERİŞ, SADİ BABA-2012, SUAT KÜRKLÜ-Ö.2001, FAHRETTİN DELİOĞLU, YUSUF KAMAÇ, HAYRETTİN BIRAN, AYDIN ÇAKMAKÇI-2008, İDRİS ÇAKMAKÇI-1996, CEVDET ÇAKMAKÇI-2003, NURETTİN KEKE, NEDİM GERÇEK, AYDIN GÜLERYÜZ, SELAMİ AKGÜL, ZEKİ UÇ, M.NURİ ÖZDEMİR (babam)-2005, ORHAN ÇELİKEL-2006, MELİH ŞAH AĞ-2017, YASİN KARAHAN, BÜLENT ÖZTÜRK, ŞEVKET SAĞLAM, AHMET KAÇAR, SAATCI SAADETTİN, ZEKİ SAĞMANLIGİL, İSMET BOZDUMAN, KEMAL TİRYAKİ, ŞAHAP SAĞMANLI.

Kalanlar sağ olsun ve yazımızı okuyanlar vefat eden tüm esnaflarımıza bir FATİHA okusun. Selametle kalın!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaymağı Gakgoş yedi!
Kaymağı Gakgoş yedi!
Kaynak: Önemli olan 3 puandı, onu da aldık
Kaynak: Önemli olan 3 puandı, onu da aldık