Advert
HAYATA PAMUK İPLİĞİYLE BAĞLANMAK
MEHMET TÜGEN

HAYATA PAMUK İPLİĞİYLE BAĞLANMAK

Bu içerik 769 kez okundu.

Adam da keser bıçak, portakal da!

Rüzgâr, kimine baş ağrısı; sinüzit sebebi, kiminin yelkenine doldurduğu, değirmeni çeviren muharrik kuvvet!

Tıpkı teknik gibi, teknoloji gibi; azı ya da çoğundan çok, ruhuna uygun kullanım haricinde zarar veren, zararı artan fonksiyon.

Yeşilay’ın “bağımlılık” karşıtı yürüttüğü projelerden “Teknoloji Bağımlılığı”na karşı yürütülecek mücadelede belirlenen yöntem, ilke ve tasarruflar tartışılıyor bu ana gündemde.

Sayın Cumhurbaşkanımızın; Tehlikenin bir çığ gibi büyüdüğü, sorumluluk sahibi bireyleri göreve çağırdığı, teknofobik (teknolojiden korkan) bir yaklaşımdan ziyade, teknolojinin bilinçli kullanımının yöntemlerinin keşfini ”salık verdiği, hayli değerli bir çalışma oldu Yeşilay’ın projesi.

Bugünün gençliği, günde ortalama 6 saatini internet, televizyon, akıllı telefon, bilgisayar, tablet eşliğinde geçinmeye, nomojobi (no mobile phonephobia: cep telefonundan ayrı kalmanın doğurduğu yoksunluk) adında bir yeni rahatsızlığa duçar olduğu, teknolojiden ayrı kalınan zamanlarda hareket ve düşüncelerde kontrolsüzlük, konsantrasyon eksikliği, yoksunluk hissi, uykusuzluk, yüksek düzeyde endişe, ani duygu değişimi, aşırı öfke –saldırganlık eğilimi gibi semptomların gençler arasında yaygınlaşmaya başladığı yeni yüzyılda, çokça dile getirilmese de alışkanlık ve görmezden gelme sonucu ailenin ve toplumun yakın zamanda farklı problemler doğurabilecek yeni bir sorun alanı olarak baş etmesi, kafa yorması, halletmesi gereken bir alan bu alan.

Çoğunlukla çocukların ve gençlerin “sen dili öğeleri” kullanılarak suçlandığı, yalnızlaştırıldığı bu alan, itiraf edilmese dahi bugünün yetişkinlerini de avucuna alan, bugünün yetişkinleri ve orta yaş kuşağının, kendi çocukluk ve gençlik döneminde “televizyon” kökenli teknolojiyle ilişkisi göz önüne alındığında, suçlanan gençlik karşısında pek de masum kabul edilemeyeceği “Ele verir talkını, kendi yutar salkımı” atasözünün gençlik tarafından savunma tezi olarak yetişkin kuşağa karşı hakça kullanabileceği bir alan.

Kanaatim, bu sorun alanını, sadece çocuklar ve gençlerin bilinçsiz olduğu bir sorun alanı olarak görmekten ziyade, ailenin, cemiyetin ve milletin sorunu olarak doğru bir yaklaşımla görmek, sorunun çözümünde, ortak akıldan fayda murat etmektir.

Teknoloji bağımlılığı /yanlış kullanımı sorunu aile ve cemiyetin sorunudur; birey yalnızlaşmakta, cemiyet, yüz yüze iletişim kurmakta zorlanmaktadır. Zihin tembelleşmekte, kirli bilgi arasında ilim kaybolmakta, popüler standart kimlikler kalıplarda yoğrulmakta, robotik, özgüveni yitmiş, obsesif, depresif ruhların çoğaldığı, argo ve küfür dilinin, özensizlik, kalabalık ve kolaycılığın yayıldığı bir atmosfer, aile ve cemiyet hayatında artmaktadır.

Ulus düzeyinde zihni tembellik, fikri reaksiyon hızının ve namusunun zedelenmesine başat milli israf, sosyal kopuş, mahremiyet ve orjinalitenin kaybı, bireysellik ve grupçuluk yaklaşımlarının doğurduğu fikri-hissi parçalanmışlığa doğru yol almaktadır.

Birey, suskun, sıkılgan, içe kapanık, gündelik yaşam bozuklukları gösteren, beğenilmeyeceğini düşünen, cesaretini kaybeden birey olmak yolunda hızla ilerlemektedir.

Peki, görünür bunca risk ve belirti var iken, hayatımızı kolaylaştırması ve kalitesini artırması gereken hayatımızı zorlaştıran teknolojiyi doğru kullanma yönünde neler yapılmalıdır?

Elbette, sorunun çözümü için, birey, aile, toplum ve devlet düzeyinde alınması gereken birçok önlem, değiştirilmesi gereken birçok davranış kalıbı zikredilebilir.

Bu köşenin hacmini aşmayacak ölçüde devlet ve toplum eliyle yapılabilecek düzenleme önerilerini bir başka zaman diliminde tefekkür ve münazara etmek üzere, bu yazıda, birey ve aile ekseninde teknoloji bağımlılığı/yanlış kullanımına karşı herkesin uygulayabileceği enternasyonel bir yaklaşım önerisi, kendimize ve topluma duyduğumuz sorumluluğun gereği olarak ele alınacaktır.

Sevgili dostlar, değerli okuyucular!

Ailemizle birlikte, ertelemeden, hemen bugün, kutsal bir huzur duyduğumuz güzel yuvamızda, gelin bugün bir aile muhasebesi ve durum muhasebesi yapalım.

Yuvamızın her bir ferdi, teknolojiyi, interneti, hangi işlevini, ne oranda, ne surette kullandığını bunun sağladığı fayda ve verimi, bunun faydaları dışında doğurabileceği zarar ve riskleri, aile huzurunda değerlendirsin ve yorumlasın.

Aile fertleri olarak teknoloji ve internet kullanımına dair kendimize, uygulanabilir, dürüst hedefler ve şemalar belirleyelim.

Bu ortak akıl yürütmede, dijital teknolojinin, bilgi edinme, araştırma, haber alma, kolaylaştırıcı fonksiyonlar, eğlenme, oyun oynama, sesli iletişim, yazılı iletişim, ses ve görüntü depolama gibi birçok fonksiyonunu, hangi oranda kullandığını, niyetimize uygun bir kullanım olup olmadığını sorgulayalım.

Dijital teknolojinin hangi işlevinden ne kadar uzak durmamıza müştereken karar verdikten sonra, aşırı kullanım halinde aile fertleri olarak birbirimizi, ailesini ve birbirini seven bireyler olarak kontrol etmemiz gerektiğini hatırlayalım; aşırı/bilinçsiz kullanıma karşı “dış durdurucular” olarak birbirimizi denetleyelim.

Televizyonu, telefonu, interneti, ailecek belirlenmiş saatler içinde aynı odada, açık ve şeffaf biçimde “aile saatimizde” birlikte kullanıp, zamanı geldiğinde birlikte elimizden ve zihnimizden bırakalım

Kontrolsüz ve aşırı kullanıma açık, belirsiz zamanları düzen altına alıp, hayatımızda birlikte vakit geçirebileceğimiz kaliteli yeni saatlerde, doğa ile cemiyet ile gönlümüz ile bedenimiz ve

ruhumuzla daha çok, daha faydalı alternatif etkinlikleri bulma ve uygulama yolunda gayret sarf edelim.

Bu küçük adım bile, bize çok fayda sağlayacak!

İnanın, hepimize iyi gelecek!

Sevgiyle kalın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KOVANCILAR’DA 15 TEMMUZ COŞKUYLA KUTLANDI
KOVANCILAR’DA 15 TEMMUZ COŞKUYLA KUTLANDI
GENİŞLETİLMİŞ İL KOORDİNASYON TOPLANTISI YAPILDI
GENİŞLETİLMİŞ İL KOORDİNASYON TOPLANTISI YAPILDI