Advert
MÜTTEFİK KİRİNİN BEDELİNİ ÖDEMEYE MAHKUM KALMIŞ AFRİN
RAMAZAN YILDIRIM

MÜTTEFİK KİRİNİN BEDELİNİ ÖDEMEYE MAHKUM KALMIŞ AFRİN

Bu içerik 566 kez okundu.

       Bilmiyorum genellikle yazım nasıl olmuş diye bocalardım ama ilk defa yazıp yazmamak arasında bocaladım. Kafamdaki tüm konular önemini yitirip başbaşa kaldığımız bu kirli bu pis savaşa kilitlendim.

      Dostlar birey olarak barışçıl biriyim. Anlayacağınız savaşa son derece karşıyım. İnanın insanlar ölmeyecekse insanlığa fayda sağlayacaksa haklarımdan vazgeçmeye de razıyım. Düne kadar komşumuz olan ama hiç içli dışlı olmadığımız, komşuluk yapamadığımız, birbirimize dostça davranamadığımız bir ülkeydi Suriye. Hatta nasıl söylesem, içinde akrabalar barındıran 911 km sınıra sahip dindaş iki ülkeden biri Suriye, biri Türkiye.

      Hafızamı yokladığımda çocukluğumdan aklımda kalan Şam ve Halep için söylenen övgü dolu sözler Hafız Esad ve Beka Vadisi. İki ülke yöneticilerinin birbirlerine karşı kötü ve soğuk tutumlarından dolayı Beka Vadisi'ndeki teröristler iki ülke halkından daha çok kullanıyordu bu sınırları. Derken Beşar Esad dönemi başladı ve bir parça Suriye'yi tanıdık. Halklar olarak gelişmelerden çok razıydık. Ama hala ne Kobani ne Münbiç ne Elbab ne Telafer ne de Afrin'i tanımıyorduk. Sanki iyi güzel şeyler yapıyorduk. Komşularımızla sıfır sorun politikasıyla da bağlantılı olarak gelecekteki mutlu günlerin hayalini kuruyorduk. Sonra bir bahar esintisi oldu. İnanın Adem'den bu deme belki de en kötü bahar buydu.

      Barışın ve güzelliklerin hayallerini içi elem dolu içi savaş dolu içi acı ve göz yaşı dolu gerçeklere bıraktık.

İstemedik hiçbir zaman savaşı, istemedik komşumuzda kaosu, istemedik başkalarının yok olusuyla kurtuluşu. Ama ilk günden belki de çok daha öncelerden biliyorduk ortaklarımız kötü ortaklarımız vampir ortaklarımız düşman bize. Velhasıl uzatmayayım şöyle böyle geldik günümüze. Dün akşamüstü ajanslara Afrin'i vurduğumuz düştü.

       Bir yandan yaşatmak yaşamlarını düzeltmek istediğimiz bunun için dünyanın imrendiği kadar cesur ve yardımsever kimbilir yer yer halkımızdan daha öncelikli olarak onlara baktığımız kardeşlerimizin ülkesine maalesef istemeden bombalarla girdik. Oysa biz kardeşlerimize doyamamıştık, onları henüz daha tanıyamamıştık. Gerçekten Suriye'deki Arapların, Türklerin, Kürtlerin nasıl yaşadıklarını hangi zulümlere düçar kaldıklarını anlamamıştık. Yurdumuz içinde yaşadığımız felaketlerde onları ertelememizi, ötelememizi gerektirdiği halde biz yine de içerde onları ihmal etmemek için elimizden geleni yaptık. Sözüm ona ortaklarımız ya da müttefiklerimiz ilk günden bu güne boş durmamış, bizi çökertmek için arsız davranmış başarısızlıklarını algıladıkları oranda her yerde önümüze set örmeye çalışmışlar. Artık sıradan setlerin bir işe yaramadığını görünce de en kirli projelerini hayata geçirmek için harekete geçmişler.

       Şimdi düşünüyorum bu kadar kirli bir savaş nasıl sürdürülür. Savaş cephede olursa ne yapabileceğimizi biz biliyoruz ama savaş cephe dışındaysa işte o zaman bilemiyoruz.

       Ticaretle uğraşanlar şunu çok iyi bilir. Ortaklık güç katlanması iş bölünmesi akıl birleşmesi potansiyel büyüklük vs. vs. olduğu halde ortakta kötü niyet sezilir ya da hissedilirse insan ne pahasına olursa olsun ortaklıktan ayrılır. Bizim maalesef yıllarca ayrılamadığımız kötü niyet değil kötülüğün anası müttefiklerimiz var. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu harekât bizim komşularımızla yaşadığımız problemlerden dolayı başlamış bir harekât değil. Kötülüğün anası müttefiklerimizin bize köstek onlara destek olan ellerinin 10 parmağındaki 10 marifetin eseridir.

Mutlaka Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz tüm riskleri hesap edip gerek bizim açımızdan gerek masum sivil halk açısından en iyisini yapmak isteyeceklerdir. Bunlara rağmen savaşlar kötü sürprizlere de gebe olabilirler. Her ne yaşanırsa yaşansın insancıl yönümüzden kopmamayı dileyerek bu her hali zarar harekâtın yakın bölgemizde bir an önce nihayete ermesini ama illa yaşanacaksa müttefiklerimiz olan uygar canavarların kendi bölgelerinde cereyan etmesini umuyorum.

      Savaşsız bir dünya savaşsız bir hayat umarken geri kalmış dünyanın modern dünyanın geri dönüşüm tesisleri ya da çöplükleri olmamasını diliyorum. Rabbim bir an önce bu harekât kazasız belasız bitsin. Ne askerimiz ne siviller kayıp vermesin. Şehit olurlarsa da hiç birinin kanı yere boşa dökülmesin. Bir daha bir savaş olacaksa da eğer en güçlü ve en hain müttefiğimiz olan ülke sınırlarında cereyan etsin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KAYNAK TARAFTAR DESTEĞİ İSTEDİ
KAYNAK TARAFTAR DESTEĞİ İSTEDİ
Biletler satışa sunuldu
Biletler satışa sunuldu