Advert
AFRİNE BİR BAŞKA AÇIDAN BAKMAK
M.SALİH DEMİRDAĞ

AFRİNE BİR BAŞKA AÇIDAN BAKMAK

Bu içerik 1611 kez okundu.

İnsan teki, düşünebildiğini fark ettiği andan itibaren yönlendirebileceği büyük bir mekanizmaya daha malik olmuş demektir.

Aldığı ham bilgiyi, ebeveynlerinin yönlendirdiği akıl huzmesi denen değirmende işleyip üretimi yapılan mamulü dış dünyaya sunar.

Mamul, insan tekinin kendi değerlendirmesi ile meydana gelen mamul dür ancak üretim aşamasında bunu etkileyen en önemli faktörler, malumunuz olduğu ve ilkokul sıralarında öğrendiğimiz klasik üçlemeye tabi faktörledir. İnsanın ailesi, çevresi ve eğitim gördüğü mekanizma; ortaya konulan mamulün cinsini, kalitesini ve insanlık ortak paydasına yatkınlığını belirleyen faktörlerden olmakla,  insan tekinin özgün düşünce yapısının da temelini teşkil eder.

Çok temel hususlarda dahi, en yakın iki insanın farklı çözümler üretmesini ya da teorik manada farklı noktalarda konumlanmasını ne ile izah edebiliriz peki? Cevabı, felsefe biliminin ilgi alanına girdiğinden ve de konunun uzmanı olmadığımdan teknik bilgi verememekle birlikte, insanın yaratılışı itibarı ile birçok dehlizden oluşan akıl yürütme kanallarının olduğu ve bu kanalların, karar verilen anın, karar verilen mekânın, andaki duygusal yoğunluğun ya da çok daha küçük etkilemeye sahip etmenin kararın ortaya çıkmasında sonsuz derecede etkili olduğu kolaycılığına kaçıp ne siz değerli okurları yormuş olurum ne de felsefe girdabında boğulmuş olurum.

Bu girizgahı yapmamın sebebi ise, son günlerin en çok tartışılan mevzuu, Afrin Operasyonu.

Operasyona destek verip vermeme noktasında değerlendirme yapmayacağım. Ancak o kararı verinceye kadar, geçtiğimiz dehlizleri dikkate alarak bir neticeye varmaya çalışacağım.

İnsan teki, dâhil olmadığı/olamadığı bir eylemi sonuç olarak algılamak zorundadır. Velev ki o sonuç, bir başka sonucun sebebi olsa dahi. Devlet aklının bizi getirdiği nokta, Afrin’e yapılan operasyondur.

Biz neresindeyiz peki bu eylemin ya da neresinde durmalıyız?

Geçmişimizde bu coğrafyada yaşayan ve gelecekte de çocuklarımızın yaşamasını dilediğimiz noktasından baktığımızda; yerel ve nisbi dar ufuk psikolojisi devreye girmiş olur ki, bu operasyona kayıtsız şartsız destek vermemizi gerektirir bu psikoloji.

Bu coğrafyada geçmişinin izlerini arayan ve gelecekte bu coğrafyadan yola çıkarak bütün dünyaya hâkim olma mefkûresi olan insan psikolojisi de, sebepler yönünden operasyonu tartışıyor olsa da, sonuçta mutlak manada operasyona destek vermekte.

Bu coğrafyada yaşayıp, nimetlerinden faydalanan ancak coğrafyanın son bin dört yüz yıllık geçmişini zûl addeden psikoloji ise herşeye karşı olduğu gibi, operasyona da karşı… Yazının konusu, bu noktadan bakanların yanlış yerde durduklarını betimleyen bir yazı değil. Dolayısı ile beri tarafta duranların sebepler üzerinde anlaşamadığı kişi çoğulu ile ilgili netice yerine geçecek tespit ile yazımıza son verelim.

Yerli düşünen bizler –ki, bizin içindeki her “ben” detayda farklı düşünme hakkına sahiptir- kendi değerleri ile barışan, mazisine değer atfeden, geleceğini zihin dünyasındaki kodlara göre tasnif ve tahayyül eden “Devlet” olgusunun problemi çözüm noktasında, insan tekinin aklından farklı düşünebileceğine dair noktadan bakmaktayız meseleye.

Odaklanmamız gerekenise, İsrail ya da Amerika Birleşik Devletleri öncülüğündeki Batı Aklının, dünyaya hâkim olduğu son üç yüz yılın insanlığa fayda getirmediği gerçeğini idrak ile bu aklın karşısına sahih anlayışımızı ve bunların pratik yansımalarını ortaya koyabilmek olduğunu hatırla/t/mak… Muhabbet ile…

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
DAMDAN DÜŞEN YAŞLI ADAM HAYATINI KAYBETTİ
DAMDAN DÜŞEN YAŞLI ADAM HAYATINI KAYBETTİ
ELAZIĞ'DA 18 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ, 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
ELAZIĞ'DA 18 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ, 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI