Advert
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

"KİM TAKAR VALİYİ!"

Bu içerik 1875 kez okundu.

"DUBAİ" denilince aklınıza ne geliyor? Benim aklıma (sizlerin de aklına gelmiştir eminim) mavi takım elbiseli şişman kel bir iş adamı ve akabinde ‘’Dubaili yatırımcılar’’ cümlesi geliyor.)

ELAZİZ olarak, değişen son birkaç valimiz ile birlikte hep şu serzenişte bulunuyorduk: ‘’Ya hu, ilimize bu son yıllarda yeni atanan valiler; hem ilk defa valilik yapıyorlar hem de ilimiz sanki ‘Valilerin Acemi Birliği’ imiş gibi, işi öğrendikten sonra tayinleri çıkıyor ve gidiyorlar. Haliyle bizler şehir olarak bu ‘Yeni valilerden (ilk defa valilik yapanlar)’ yeterince istifade edemiyoruz.’’

Neticede son olarak; İçişleri Bakanlığı'nda Müsteşar Yardımcılığı görevindeyken ilimize vali olarak atanan, daha önce birkaç yerde Kaymakamlık ve Ş.Urfa Vali Yardımcılığı (2007) da yapmış olan Çetin Oktay Kaldırım geldi.

Ortaokulu 1988’de Bayburt İmam Hatip Lisesi'nde okuyup üniversiteyi, birçok valiler gibi ‘’Kamu Yönetimi’’ okuyan, yüksek lisansını İngiltere’de (1 yıl. 2008-2009) tamamlamış. İngilizceyi çok iyi düzeyde, Almanca ve Arapçayı orta düzeyde, Japoncayı ise başlangıç düzeyinde bilen bir vali olarak görevine başlayan Muhterem Valimiz Çetin Oktay beyin; Valiliğimize ait elazig.gov.tr web sitesinden özgeçmişini incelediğimde 30’a yakın alanda hem teorik hem de uygulama noktasında ciddi bir bilgi ve deneyim edindiğini görmüş oldum. Bunlar içerisinden şahsen ilgimi çeken birkaçını da sizinle paylaşayım istedim.

​-Devlet sivil toplum ilişkileri

-Etik, ekonomik, çevre, sosyal, teknolojik gelişmeler boyutuyla kamu yönetim anlayışı

-Kamu özel sektör ortaklıkları kurma ve yeni yönetim teknik ve prensiplerini kamuda uygulama

-Bölgesel ve yerel kalkınma

-Vatandaş odaklı kamu yönetimi anlayışı

-Rekabet, yenilikçilik ve kümelenme politikaları

-Doğu Karadeniz-JICA (Japonya) Kırsal Kalkınma ve Su Ürünleri Geliştirme Projeleri

-Karadeniz Havzası Ülkeleri Ticaret Ağı ve İşbirliği Projesi

-Körfez Ülkeleri-Doğu Karadeniz Turizm İşbirliği ve Geliştirme Projesi

Gibi…

Bunların haricinde önemsediğim bir yönü daha olmuştu muhterem Valimizin… Üyesi olduğum derneklerimizden MÜSİAD’ı ziyaretlerinde belirtmişti. 2010-2016 yılları arasında yaptığı Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliği görevini ifa ederken 50’ye yakın ülkeyi, Türk iş adamlarımızla birlikte gezmiş ve ticari anlaşmalara ve bağlantılara şahit olmuş ve iş adamlarımıza bu konuda bir nevi rehberlik etmiş.

Şimdi bunları niye anlatıyorum?

Başta söyleyeyim; bendeniz kuyumculuk mesleğimin yanında müteahhitlik de yapıyorum. Lakin her yeni gelen valinin etrafını saran müteahhitlerden değilim. Ticaretle de uğraşıyorum fakat, aynı şekilde her dönemde vali beylerin etrafında dolaşıp yaranmaya çalışan menfaatçi gruplardan da değilim. Şehrini seven ve şehrini, gelen valilerden veya belediye başkanlarından daha öncelikli olarak düşünenlerdenim (Allah eksikliklerini vermesin!). NETİCEDE MAKAMLAR GELİP GEÇİCİDİR. Önemli olan şu aziz şehirde hoş bir sadâ bırakabilmektir.

Gelelim bizim Dubaililere…

Görevine hızlı bir girişle (sosyal medyada özellikle çok aktif ki takipteyiz) başlayan Vali beyimiz, bu saydığım tecrübelerine dayanaraktan ilk icraatı olarak; B.A.E’nin uluslararası ticaret yapan büyük firmalarından Dubai firması Armada Holding'in (daha önce Karadeniz’de yaptıkları yatırımlarla Arapları bölgeye çekmişler) yöneticilerini şehrimize getirerek yatırım yapmalarını istedi. Firma, 6 aylık bir araştırmadan sonra bir Master planı hazırladı (sadece hatır gönül için kimse gelip yatırım yapmaz). Ardından şehrimizi, düşündükleri bu yatırıma uygun gördükleri için yatırım kararı aldılar ve yer tespitinde bulunup arsa (ücreti mukabilinde tabi) talep ettiler ve yetkili ve ilgililerden haber bekliyorlar.

İlimizde yapmak istedikleri yatırım planına göre baktığımda; içinde Medikal Üniversite ve Sağlık Yaşam Merkezi olan bir kompleks ve akabinde Sivrice’de bu kompleksleri destekleyecek butik oteller ve tatil merkezleri düşünüyorlar. Bir nevi alternatif tıp merkezleri…

Şehrimize yatırım denilince veya istenince, sadece fabrika veya ağır sanayi yatırımları düşünmek bu şehre yapılacak büyük bir haksızlıktır. Şehir olarak bir K.Maraş, Kayseri veya Gaziantep gibi olmamızı kimse beklemesin lütfen… Bu şehirlerdeki sanayi ve ortaklık kültürü bizde çok zayıf kalmış ve yok denecek kadar azdır. Kaldı ki şehirler sadece fabrikalarla veya ağır sanayi üretimleriyle kalkınmaz veya gelişmez. Son röportajında Vali beyler de ifade etmişlerdi; bugün dünyanın bir çok önemli şehirleri (Londra, Paris, Viyana, New York) bacasız sanayi (hizmet ve turizm sektörleri) ile gelişmiş, ağır sanayiyi yasaklamış ve dünya çapında tanınır ve bilinir şehir yapısına ulaşmışlardır. Üstelik bu tür yatırımlarla birçok istihdam da sağlanabileceği gibi şehrin dünyaya açılan bir kapısı konumunda bile görülebilir. Bu yatırım yarın başka bir yatırımı çekebilir belki de Harput’un ve Sivrice gölünün hak ettiği hizmetlere ve yatırımlara ulaşmasına vesile olabilir.

İlimizin kaderi ile kimse oynamaya kalkmasın lütfen! Kalkınma özlemiyle tutuşan bu şehre; turizm, hayvancılık, su ürünleri ve sağlık sektörlerinde yapılabilecek ÖNEMLİ VE STRATEJİK yatırımlar büyük ivmeler kazandıracaktır.

Valimiz gerçekten; çok heyecanlı ve şehrimiz için, bugüne kadar ki tecrübelerini(gerek teorik gerekse pratikçalışmaları) pratiğe dökmek isteyen ve hemen her gün şehrin bir yanında halkla, esnafla, tüccarla, sanayiciyle ve köylüyle bir araya gelen(siyasilerimizi çok geride bıraktı) ve şehrin önceliklerini ve problemlerini tespit edip hızla harekete geçerek icraata dökmeye çalışan enerjik bir profil çiziyor. Umarım bu enerjisini ve heyecanını yitirmez ve şehrin ilgili ve yetkilileri de bu Valisine sahip çıkar.

Yazımın sonuna, başlığı da atmama sebep olan şu diyalogu anlatmadan geçemeyeceğim.

Geçenlerde merkeze yakın bir köy ziyaretimizde ahaliyle birlikte şehrin kalkınmasıyla ilgili bir sohbette, bu Dubaili firmadan bahis geçmişti ve istedikleri arsayı yetkililerin vermediği filan konuşuluyordu. Ve köyden bir arkadaş: ‘’Vali beg daha ne yapsın adam, bissürü yatırımcı getirmiş. Dubaili getirmiş, Alman getirmiş, Suud’lu getirmiş. Japon getirmiş. Televizyondan her gün izlik. Daha nede? Vali begi dinlesinler sen bak daha ne yatırımcılar gelir memlekete…’’ Oradan bir hacı amca söze atıldı: ‘’Tevv, Vali’yi kim takar oğlum! Kırk senedir biz bazı boşbeleşler yüzünden bir adım ilerleyemik, bilmi misin? ’’

Tabi ki mesele; Valiyi, rektörü veya belediye başkanını takıp takmama meselesi değildir. Mesele; bu şehre katkı sağlayan veya sağlamak isteyen herkese yardımcı olunabilen dinamiklere sahip bir yapıya ulaşabilmemiz meselesidir.

Ben şahsen ve bu şehrin asıl sahiplerinden bir fert olarak bu tür yatırımlara (tabi ki kazıkları sağlam yere çakmak şartıyla) ciddi manada destek olunmasından yanayım. Bu türden yatırımlar her zaman fırsat olarak karşımıza çıkmaz. Bugün verilmeyen arsayı ya 10 yıl sonra şimdiki hali olan tarla olarak yine göreceğiz. Ya da büyük bir yatırıma dönüşmüş şehrin vizyonuna değer katan bir proje…  İnşallah ikincisi olur.

Selametle kalın!

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!