Advert
EN BÜYÜK MİLLİYET İSLAMİYET
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

EN BÜYÜK MİLLİYET İSLAMİYET

Bu içerik 732 kez okundu.

‘’Hamiyet’’ sözcüğünün kelime manasına baktığımızda; ‘’mukaddes manalar(din, namus ve vatan gibi üstün değerler) uğrunda yorulmadan yıkılmadan gösterilen çaba’’ olduğunu görüyoruz. Bu manada, Bediüzzaman Said Nursi’ye talebeleri sormuşlar: ‘’Bu millete, hamiyeti diniyye mi hamiyeti milliye mi daha kuvvetli veya daha lazımdır üstadım?’’ Üstad: "Hamiyet-i diniye ve İslâmiyet milliyeti, Türk ve Arap içinde tamamıyla mezc olmuş ve kabil-i tefrik olamaz bir hale gelmiş. Hamiyet-i İslâmiye, en kuvvetli ve metin ve Arştan gelmiş bir zincir-i nuranîdir. Kırılmaz ve kopmaz bir urvetü'l-vüskadır. Tahrip edilmez, mağlûp olmaz bir kudsî kal'adır…"diye başlayarak geniş manadaki açıklamalarının özetinde ‘’ Hukuk-u umumiye içinde Hamiyet-i diniye esas olmalı. Hamiyet-i milliye, ona hâdim ve kuvvet ve kal'ası olmalı’’ demiştir.

Bir insan Müslüman ise şayet; kardeşlik cihetindenTürk’ü, Kürd’ü, Laz’ı veya Çerkez’i diye bir ayrım ol(a)maz.

Eskiden insanımızın evladına ilk olarak aşıladığı ölçü şuydu: ‘’Evladım, Sen!Adem’in (a.s) zürriyetinden, İbrahim’in(a.s) milletinden ve Muhammed’in (s.a.v) ümmetindensin.’’

Çünkü bu terkip bu topraklardaki milletleri asırlarca bir arada tutmuştur.

 ‘’Kalu Bela’’dan beri Allah’a verdiğimiz söz üzere neyiz? Müslümanız(Elhamdülillah)… Nitekim Kuranı Kerim’de: ‘’Ey insanlar! Şüphesiz ki biz, sizi bir erkek ve bir dişiden (Âdem ile Havvâ’dan)yarattık. Birbirinizi tanımanız için de sizi, milletler ve kabileler kıldık. Doğrusu Allah katında sizin en üstün olanınız, en takvalı(Allah’tan gerektiği gibi korkan) olanınızdır...’’(Hucurat suresi 13)

Nasıl ki bir orduya baktığımız zaman; ordu alaylara, alaylar taburlara, taburlar bölüklere, bölüklertakımlara ayrılır. Tâ ki; her askerin muhtelif ve farklı sorumlulukları, görevleri ve vazifeleri belirlensin, bilinsin, tanınsın ve ordunun fertleri görevlerini eksiksizce yerine getirsin, vatan ve millet düşman hücumundan korunsun. Yoksa bu ayrılma ve bölünme;takımlar arası kavgaya, bölükler arası husûmete, taburlar arası düşmanlığa, alaylar arası sürtüşmeye yol açsın diye yapılıyor değildir.

Ayrıca din, milliyetin hayatıdır. ‘’Milliyet fikri’’ kavramını araştırdığımızda; bir yönü menfi(olumsuz), diğer yönü müspet(olumlu) iki yönünü görürüz.

Menfi yönü; uğursuz ve zararlı olduğunu, başkasını yutmakla beslendiğini ve diğerlerine düşmanlık etmekle devam ettiğini, bu anlayışın kalıcı düşmanlıklara ve toplumlar arası huzursuzluklara sebep olduğunu kaydeder. Kur’an’ın “câhiliyet taassubu” dediği, Peygamber Efendimizin(a.s) de “İslâmiyet, cahiliyetten kalma ırkçılık ve kabileciliği kaldırmıştır” hadis-i şerifi ile işaret buyurduğu taassup, böyle menfi ve zararlı ırkçılıktır.

Milliyet fikrinin müspet yönüne bakarsak; Müspet milliyet, her toplumun kendi iç bünyesini sevmesi, yükselişini istemesi ve bunun için gayret etmesi demektir. Hamiyet-i milliye namıyla, her ferdin başka milletlere zarar vermeden kendi milletinin menfaatlerini takip etmesi elbette hakkıdır ve bu gayret zararsızdır. Bu gayreti İslâmiyet reddetmez. Bu gayret yardımlaşmaya, dayanışmaya ve güç birliğine de sebeptir. İslâm kardeşliğini güçlendirir.

Milliyet fikri, İslâmiyet’e yardımcı olmalı, kale olmalı, zırh olmalı; fakat dinin yerine asla geçmemelidir. Çünkü İslâmiyet’in verdiği uhuvvet ve kardeşlik içinde “bin kardeşlik” vardır. Din kardeşliği berzah aleminde ve beka aleminde de kalıcıdır, yaşanmaya devam edilir. Onun için milliyetçilik ne kadar güçlü de olsa, İslâm kardeşliğinin ancak bir perdesi hükmüne geçebilir. Yoksa İslam kardeşliğini bırakıp, yerine milliyetçiliği koymak, büyük hatadır; kalenin taşlarını kalenin içindeki elmas hazinesinin yerine koyup o elmasları dışarı atmaktan farksız bir ahmaklık ve cinayettir. Değil miydi ki Osmanlıya; 600 yıldan fazla bir zamanda ve24 milyon km2’ye ulaşan topraklarıyla, bir çok medeniyeti ve milleti bir arada tutma ve hükmetme kabiliyetini kazandıran Milliyet fikriHAMİYETİ İSLAMİYET...?

Allah'ımız bir,

Peygamberimiz bir,

Kitabımız; Kur'anımız bir,

Bunca bir, bir, bir var iken,

Olur mu ayrılık...!

 

Bir elin nesi var,

İki elin sesi var,

Gelin birlik olalım

İşi kolay kılalım,

Hep birlikte diyelim,

Lailahe illallah

Muhammed Resulullah.

(Birlik duası)

Kur’an, Hz. Peygamber ve Ezan nasıl ki sadece Arapların değildir, Tüm Müslümanlara aittir. Bana göre Hilal ve yıldız da sadece Türklerin bayrağı değildir, İslam’ın bayrağıdır. İslam’ın sancağıdır. Bugün ‘’Haçlılar’’ diyoruz tüm farklı coğrafyalardaki Hristiyanlara… Nasıl ki haçın altındahepsi toplanırlar… İslam aleminin de nişanı hilaldir ve onun yanındaki yıldızıdır. İslam alemi de Hilal ve Yıldız sancağının altında toplanmalıdır. Ve her Müslüman aile;evlatlarına vatan, millet, şehadet ve din kavramlarını birbirinde mezcederek onlara bu ulvi duyguları aşılamalıdır.

Bugünlerde, Televizyonlardaki Afrin’den aldığımız şehit haberlerinden birinerast gelen 8 yaşındaki küçük yeğenim, annesine:’’ Anne ben büyüyünce askere gitmek, asker olmak istemiyorum, askerler ölüyor’’ demiş. Annesi önce şaşırmış sonra da yeğenimi karşısına alarak şehadetin ulviliğinden ve şehitlerin cennetteki makamlarından filan bahsedince, yeğenim: ‘’ Vay be! Anne, o zaman ben büyüyünce ‘Komutan’ olacağım.’’ demiş.

Bugün; ‘’ölsem şehidim, öldürsem gaziyim’’ diyen,bir yeri fethettiği zaman bayrağını dikip ezan okumasını bilen, cephede cemaatle namaz kılan bir orduya ve askerlere sahibiz ve bu askerlerimiz; bin yıldan fazla İslam’a bayraktarlık yapan Türkler ve Kürtlerden, Zazalardan, Lazlardan, Çerkezlerden oluşmakta…Elhamdülillah. Rabbim Müslüman ordularımızı her daim muzaffer kılsın, Vatanımıza kast etmek isteyenlerin oyunlarını başlarına yıksın ve İslam ümmetine de basiret, feraset ve istikamet versin.

Asalet, damarlarımızdaki kanda değil kalbimizdeki imandadır. İmanımız varsa asiliz ve Müslüman isek üstünüz.

Selametle kalınız!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!