Advert
 BATININ İHANETLERİ NEREYE KADAR GİDECEK?
Habib KARAÇORLU

BATININ İHANETLERİ NEREYE KADAR GİDECEK?

Bu içerik 458 kez okundu.

                             

                 Yedinci yılını dolduran Suriye iç savaşı sadece kendi ülkesine her yönden çok büyük zararlar vermekle kalmayıp, etrafındaki ülkeleri de önemli oranda etkilemek suretiyle birçok yönden zarar görmelerine neden olmakta. Bu ülkelerin başında da Irak ve Türkiye gelmektedir ki bu konuda en büyük bedeli Suriye ile en uzun sınıra sahip olan Türkiye ödemekte. Ülkede güvenlik ve otoritenin tamamen kaybedilmesi nedeniyle Suriye coğrafyası her türlü dış müdahaleye ve terör yapılanmasına maruz kalmış durumda. Emperyalist güçlerin desteğini alan DEAŞ ve PKK gibi terör örgütleri ülkede hâkimiyet kurmak için boğuşmaya ve masum halka zulmetmeye devam etmekteler. Türkiye coğrafyasında kırk yıldan beri binlerce insanın kanını döken bölücü terör örgütü, Suriye’deki uzantısı PYD vasıtasıyla örgütlenerek bugün güney sınırımız boyunca çok önemli bir toprak parçasını işgal etmiş bulunuyor. ABD’nin verdiği silahlarla iyice palazlanarak Türkiye’yi tehdit edecek bir konuma gelen örgüte daha fazla tahammül gösterilmesi elbette beklenemezdi.

20 Ocak 2018 tarihinde sınır güvenliğimizin en çok tehdit edildiği Afrin bölgesindeki terör yuvalarını temizlemek amacıyla ordumuz ve ÖSO birlikleri tarafından Zeytin Dalı operasyonu başlatıldı ve bu askeri harekat hız kesmeden başarıyla devam etmekte. Bu arada terör örgütlerine her türlü desteği sağlayan Batılı müttefiklerimiz de ihanet planlarını birer birer ortaya koymaktalar. NATO ‘da birlikte yer aldığımız ABD, Almanya, Hollanda, Belçika gibi ülkelerin kendini savunmak için operasyon yapmak zorunda kalan müttefikleri Türkiye’ye destek vermeleri bir yana tam tersi onun azılı düşmanlarına ellerinden gelen tüm yardımı yapmaları da artık yadırganmamakta.

            Beş askerimizin şehit düştüğü tank saldırısında atılan roketin ABD yapımı TOW füzesi olduğu ve terör örgütünün elinde bin civarında tanksavar füzenin bulunduğu haber veriliyor. Sivillere ve masum insanlara zarar vermemek için operasyonu çok yavaş ve titiz bir şekilde sürdüren kahraman ordumuz ve ÖSO birlikleri zaman zaman “Müttefik” destekli saldırılara maruz kalmakta ve zayiat vermekteler. En son alınan haberlere göre ise terör örgütünün kimyasal silah kullandığı ve yirmi civarında ÖSO askerinin saldırıdan ciddi şekilde etkilendiği bildirilmekte. Artık operasyonun ileriki aşamalarında terör örgütü ve destekçilerinin başka ne gibi tuzaklar kurdukları ve hain saldırılar planladıklarını da bilinmemekte. Ancak anlaşılan o ki Türkiye’yi her alanda zor duruma sokma peşinde olan Batılı müttefiklerimiz Afrin’de senaryo üzerine senaryo hazırlamakta ve çok sinsi planlar yapmaktalar.

            PYD/PKK “Afrin’le dayanışma” adı altında Suriye’nin başka bölgelerinden bir kısmı zorla, bir kısmı da gönüllü olarak getirdiği çeşitli silahlı grupları ileriki günlerde cepheye sürmek suretiyle güya operasyona karşı direnmeye devam edecek. Anlaşılan o ki,  Amerika: “Afrin’e gitmemeleri konusunda PYD güçlerini uyarıyoruz.” Derken onlara el altından yol gösterip teşvik etmiş gözüküyor. Aslında Amerika bölgedeki emellerini gerçekleştirmek için bertaraf etmek istediği Türkiye ile kendisi bizzat savaşmak yerine taşeron örgütleri kullanıyor. Sonuç olarak Amerika’nın kuyruğuna takılarak, ona güvenip Türkiye’ye kafa tutanlar ileride başlarına gelecek olanları bile bile aptalca tuzağa düşmeye devam ediyor.

            Suriye iç savaşı artık yeni bir aşamaya girmiş durumda. Bir bakıma daha yeni başlıyor gibi. Büyük İsrail Projesi uğruna kan gölüne çevrilen ülkede huzur ve iç barışın yeniden kurulması şu anda çok zor görünüyor. Beşşar Esed kendisi dışında ülkede başka bir gücün varlığını kabule yanaşmıyor ve hala daha Özgür Suriye Ordusunun elindeki bölgelere saldırarak geri almanın çabasını veriyor.  Bu nedenle PYD’nin varlığına göz yumuyor ve el altından destek de veriyor. Esed’in en büyük destekçisi İran ise Türkiye’nin ülkede söz sahibi olmasından rahatsız gibi. Bu durumun içerisinden nasıl çıkılacak, tabi ki işimiz çok zor. Ancak biz tarihimizde çok büyük zorlukları aşmış, en çetin sıkıntıları göğüslemiş bir milletiz. Bunu da Allah’ın izniyle atlatacağız, tabi ki bir şartla, o da birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirip, pekiştirerek.

            Müttefikimiz Amerika ve “Batılı dostlarımız” Türkiye aleyhine ne kadar plan yapsalar da, bu planları bir gün boşa çıkacak ve kendileri kazdıkları kuyulara düşeceklerdir. Yüce Rabbimiz onların tüm planlarını kendi başlarına geçirecektir. Tıpkı Enfal Suresi 30.Ayet-i Kerimede buyurduğu gibi: “ Hatırla ki, kâfirler seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri yahut seni (yurdundan) çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kurarlarken Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Çünkü Allah tuzak kuranların en iyisidir.” Ey Yüce Rabbimiz doğruları görmek için bize hidayet, feraset ve dirayet  kapılarını aç. Tüm İslam âlemine birlik olma şuuru nasip et ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. Âmin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir