Advert
İYİ VE KÖTÜ-GÜZEL VE ÇİRKİN
Nevzat ÜLGER

İYİ VE KÖTÜ-GÜZEL VE ÇİRKİN

Bu içerik 1919 kez okundu.

21. yüzyıl aşırılıklar çağı.

        Bir tarafta diktatörlerin satranç tahtası, diğer tarafta demokrasi çığlıkları.

        Geçen yüzyıl boyunca bayraklaştırılan insan haklarına rağmen yüzyılın yüzünde de dünya tarihinin başka hiçbir asrında görülmemiş bir insan ve insan hakları kıyımı. 

        Refahı ve yoksulluğu, huzuru ve dehşeti, konforu ve sefaleti, hoşgörü ve düşmanlığı hiç bu kadar bir arada görmemişti insanoğlu.

        İyi ile kötüyü, güzelle çirkini birbirine karıştıran ideolojiler, şimdi vaat ettikleri sahte cennetlerinin iflasını seyrediyor.

        Ömür, ebedi bir dünya için insana tanınmış vade iken artık insanlar bir ömrü yaşamıyor, adeta tüketiyor...

        Ve gelir dağılımında büyük uçurumlar meydana geliyor. Dünya nüfusunun beşte biri günde bir dolarla geçinirken birileri yalnız başlarına milyar dolarlara yön veriyor.

        Avrupa Birliği’ne ilk başvurduğu dönemlerde İtalya’dan daha zengin, yardım için asker yolladığı Güney Kore’den daha güçlü olan Türkiye, şimdi Avrupa Birliği kapısında beklemeye alınmış bir ülke.  

        Bürokrasinin ve grupların, siyasal ve ekonomik hayat üzerinde etkinliği sebebiyle halkın iradesi yönetime hakim kılınamıyor.

        Siyaset bütün parlak sözlerine ve vaatlerine rağmen “gücü kullanma mücadelesi” olmaya devam ediyor.   

        Hakim ideolojinin; demokrasi, insan hakları ve serbest piyasa olduğu bir dönem. Bu değerleri paylaşırsanız birinci ligde, paylaşmazsanız üçüncü ligde olacaksınız.

        2002 yılında Türkiye ekonomisini kilitleyen sorunlar belirlenmişti:

        Dış kaynağa bağlı istikrarsız büyüme, düşük yurt içi tasarrufu, mali sistemde kamu kesimi hakimiyeti, düşük verimlilik.

        Bozuk gelir dağılımı, işsizlik artışı, sağlıksız bir mali sistem.

        Yetersiz üretim, ciddi manada sivil toplum örgütü olmayışı.

        Devletin yatırımcılığı, aşırı bürokrasi, yetersiz ihracat, kaynakların değerlendirilmemesi.

        Tabloyu uzatmak mümkün. Ancak bunlar bilinmeyen şeyler değil. Hatırlansın diye yazıyorum.

        Yeniden yapılanma şart olarak görülmüştü. Bu yapılanmayı durdurmak ve durdurmaya çalışmak bilgi yetersizliğinden, dünyayı iyi okuyamamaktan gelmiyorsa bağışlanamaz.

        “Deli Dumrul” bir devlet anlayışı yerine, kendi üzerine düşeni demokrasi, insan hakları ve serbest piyasa ekonomisi kriterlerine göre yerine getiren bir devlet yapısı oluşturuluyor şimdi.

        Bu topraklar ve bu insanlar güzelliklere lâyıktır. Türkiye şaha kalkmış bir “at” gibidir. Mevcut siyasi mekanizma atılım yapacak bu atı gemlemekle meşgul.

21. yüzyılda Türkiye, önüne global ve rakamsal hedefler koymuştur:

        Bölgesinde lider, rekabet gücü yüksek, turizm ve finans merkezi.

        Teknoloji üreten, doğal kaynaklarını etkin bir biçimde kullanan, enerji sorununu çözmüş, enflasyonsuz ve istikrarlı bir büyüme hızını yakalamış, kişi başına geliri en az 25.000$, dış ticareti 500 milyar dolar, GSMH’sı 1,5 trilyon dolar.

        Yapısal sorunlarını çözmüş, eğitim ve sağlık sorunlarını geride bırakmış, reel ekonomiyi özel sektöre devretmiş, vurgunun değil, helal lokmanın peşinde olan, siyasi yapısını vesayet altında tutmayan, sivil toplum kuruluşlarına kavuşmuş, güçlü vizyonu olan, siyasi istikrarını sağlamış, uluslararası lobileri olan bir Türkiye.

        Böyle bir ülke yakın geçmişimizde vardı, inşallah yakın geleceğimizde de daha güçlü olarak var olacaktır.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı