Advert
VİCDANI BİTLENMİŞ VİCDANSIZLAR
RAMAZAN YILDIRIM

VİCDANI BİTLENMİŞ VİCDANSIZLAR

Bu içerik 569 kez okundu.

Hipermetrop'u bilirsiniz. Yakını net göremeyen ama uzağı görmekte bir problem yaşamayan göz hastalığıdır. Öteki deyişle önünü göremeyen ama ufuk çizgisini görebilen hastalar hipermetroptur.

Dünyanın her yerinde mazluma, düşküne, darda kalmışa severek el atan bir ülkeyiz. İhtiyacı olan herkese destek olmaya çalışıyoruz. Elazığ olarak da bu tür kampanyalarda hep var olmuşuz. Destek olmakla yetinmeyip eşimize ve dostumuza da aynı doğrultuda davranmaları için telkinlerde bulunmuşuz. Destek olmayanları da kınamışız.

Dış dünyaya son derece duyarlı olup bu tür adımları atıyor olmamızı alkışlıyorum. Buna karşın içimizdeki fukaraları görmemeği, görüp de duyarsız kalmayı, mega şehir projelerinin düşlerini kurarken bu insanları hesap dışı tutmamızı da bir o kadar kınıyorum.

Çocukluğumdan beridir Saray Camii önünde bulunan Cumhuriyet (Bit) Meydanı şehrimizin işçi meydanıdır. Yaz kış işçiler ya da işsizlikte son raddeyi yaşayan garibanlar sabah erkenden Bit Meydanı'na gelirler. Soğuk sıcak, yağmur kar dinlemeden sersefil bir halde bitik umutlarla birlikte birileri tarafından işe çağrılmayı beklerler. PTT'nin yanı başında Belediyemizin ikram çeşmesi bulunmakla beraber belki de aç olanları da vardır. Toplumsal hayatımıza yokluğun ve imkansızlığın hakim olduğu dönemlerde bu olayı bir nebze normal karşılayabilirdik. Oysa son yıllarda refah seviyesi ciddi anlamda artan, insani bilinçte gelişen bir toplum olarak böyle bir şeyi kabul etmemiz çok yanlış bir şeydir. Hatta bu davranışımız bol miktarda utançla beraber kısmi bir vahşeti de içermektedir.

İlimizde çok sayıda STK var. Her zaman her yerde aktif ve çok faal bir valimiz. Sosyal bir belediyemiz. Topluma fetvalarıyla ve hutbeleriyle yön veren her anını bize ve ezilenlere adamış Diyanetimiz. İnsan hakları örgütlerimiz. İnsan gönüllülerimiz. Sosyal yardımlaşma kurumlarımız. Riyada adeta yarışan kimselerimiz. Bir de Allah için severek gönüllülük esasıyla hayır işlerini yapan kişilerimiz var.

O bir avuç işçimizi  SGK'dan mahrum, sosyal yaşamdan aksak... Kötü hava koşullarında üşüyen ıslanan o sıcaklığa hasret yüreklerine donmuş bedenlerini ilikleyen bir halde kendi kaderlerine ve kederlerine terk ediyorsak hatta onları aklımıza bile getirmiyorsak; bu durum insanlığımızın öldüğünü, STK'larımızın sivillere değil tribünlere oynadığını, Valilik ve Belediye'nin de bilerek ya da bilmeyerek çalışan zayıfı istemediklerini gösterir. Tabii ki hem milletvekillerinin hem Valiliğin hem Belediye'nin bunları bilmeme hakkı yok.

Muhalif partililer ve işçi devrimi üzerine kurulmuş sol kesimlere bir şey demeyeyim. Zaten onların politika üretme, somut sorunları dile getirme, çözüm sunma, katkıda bulunma gibi özellikleri yok maalesef. Geçmişin işçi devrimi anıları süsleye dursun sohbet esnasında cümle cümle konuşulsun bir de ne zaman halkın inançlarında, değerlerinde hassas kabul edilen bir olay olsun hemen ateşli bir humma hastalığına kapılmış gibi Atatürk'e, Cumhuriyet'e ve Kemalizm'e sarılarak anti savunma yapsınlar yeter. Koca bir ülkede yerel bazlı hiçbir sorunu ulusal kanallarda dillendirememiş, sosyal platformlara taşıyamamış bir muhalefet. TV'lere ilham olma yerine TV'lerden ilham alan bir muhalefet maalesef. Allah var böyle bir muhalefete iktidarında madalya değilse bile bir plaket vermesi gerekirdi oysa maalesef vermedi.

Lütfen bu soruna duyarlı olalım. En kötü ihtimalle Bit Meydanı'nda bir kamelya yapıp içine oturaklar koyup seyyar şeffaf cam ya da şeffaf naylonlarla örtelim. Bu kadar konforu bu masum ve mahsun insanlara çok görmeyelim. Hem insanlığa koşar adımlarla giderken kendi mağdurlarımızı ihmal etmemiş oluruz hem de Ak Parti'nin duayen konuşmacı milletvekillerinden Mehmet Metiner'in Allah iyilik yaparken yakınlarınıza iyilikten başlayın sözünü de yerde bırakmamış oluruz :)). Vesselam.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KAYNAK TARAFTAR DESTEĞİ İSTEDİ
KAYNAK TARAFTAR DESTEĞİ İSTEDİ
Biletler satışa sunuldu
Biletler satışa sunuldu