Advert
BESLE TOSUNU URUGUAY'A GİTSİN!
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

BESLE TOSUNU URUGUAY'A GİTSİN!

Bu içerik 778 kez okundu.

Bu Memlekette, inanın yazmaya konu olacak o kadar çok malzeme çıkıyor ki, anlatmaya bile gerek yok aslında görüyorsunuz.

ÇİFTLİK BANK

27 yaşında bir genç 2016 yılında 10 bin TL sermaye ile başlattığı maceraya webde ‘’Çiftlik Bank’’ adlı bir oyun yaptırarak başlamış. 10 TL ve üzeri ile üyelik yapanlar kendi sayfasında, bir kaç çizgi hayvan (tavuk, inek, koyun, arı) resmi, çiftlik ve yem resimleri görüyor ve bunlardan satın almak için sisteme gerçek para yatırıyor. Tamamen bir oyun formatındaki bu uygulamada yani sanal ortamda, meselâ satın aldığınız ineğe günlük yemini (hesabından belli miktar para düşüyor) veriyorsunuz. Sonra sistemde uzun süre kalmak (üretim) için hesabınızdaki paranın miktarını artırıyorsunuz ve sizin inek bir müddet sonra doğuruyor. İneği besleyip büyüttükçe ve de ineğiniz doğurdukça hesabınızdaki paralar da artıyor. (tosunlar bile doğurabilir.) Baktınız ki iyi para kazanıyorsunuz. Hesabınıza (çiftliğe) bir kaç inek koyun( parası az olanlar mesela öğrenciler, tavuk filan alıp besliyor) daha alıp çiftliği büyütüyorsunuz. Kısaca ne kadar ekmek ( gerçek para yatırmak) o kadar köfte (sanal kâr). Örneğin 1 tavuğu 15 liraya alırsanız 1 yılda 45 liraya ulaşıyor. Yani 3 kat (bazen 4 kat) para kazanmış oluyorsunuz.

Bu arada Çiftlik Bank sahibi Mehmet Aydın (tosuncuk) kısa sürede büyük taleple karşılaşınca 1 tane tavuk çiftliği ve bir de 150 başlık bir çiftlik kuruyor. “Reel olarak da bu işi yapıyoruz” diye gösteriyor kendisini...

Neticede sisteme dahil olanların sayısı arttıkça (sürü psikolojisi) bizim tosuncuk Mehmet Aydın, haberlerle ve reklâmlarla şirketini büyütüyor. Paraların büyük bir kısmını da birçok ülkede onay almamış ve meşruluğu tartışılan başka bir sanal para olan BİTCOİN’E yatırıyor. Daha sonra Yöneticileriyle (bunlar da tosuncuktan habersiz ayrıca milyonlarca lira yürütüyorlar) birlikte lüks araçlar lüks yaşam derken bir şikayetle olay patlıyor.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) resmi verilerine göre yaklaşık 80 bin kişi, 500 milyon lira para, az bir bölümü iade edilse de pek çok kısmı ortada yok. Şimdi böyle bir durumda normal şartlarda bir insanın sorgulaması gerekiyor : “ Bu kadar para yatırıyorum bu kadar kâr (%300-400) gerçekte olabilir mi?

Ama ne hazindir ki gerek insanlardaki kolay ve hızlı para kazanma hırsı ve gerekse kısa sürede zengin olup lüks yaşama arzusu insanın gözünü kör ediyor.

Bu işin sahibi Mehmet Aydın 27 yaşında genç bir tosuncuk ve ticari bir geçmişi yok. Geçmişte; liseyi bitirmeyince çıraklık, bulaşıkçılık ve garsonluk yapmış. Ama yaptığı bu işe para yatıranlara bakınca içerisinde doktorlar, profesörler, öğrenciler, memurlar, esnaflar, çiftçiler ve köylüler gibi maşallah her tür insanımız var. Ve şimdilerde sahtekar tosuncuk kaçtığı Uruguay’dan mesaj atmış mağdur ettikleri insanlara: ‘’ Neticede ticaret yapıyoruz kar ve zarar ortaktır. Lakin sizlerin parasını Bitcoin’e yatırmışım ve 2-3 yıl içerisinde (Bitcoin çok değer kazanırsa) ödeyeceğim paralarınızı…’’ Demiş.

Nasreddin hocanın komşusundan ödünç aldığı kazanın ilkinde geri verirken hoca: ‘’kazan doğurdu’’ ikinci kez aldığında da ‘’kazan öldü’’deyince komşusunun gösterdiği tepkiye ne cevap vermişti hoca?:’’ bre adam kazanın doğurduğuna inanırsın da öldüğüne mi inanmazsın.?’’

Tüm bu işe para yatıranlara “Müstehaktırlar” deyip yapılan sahtekarlığı onaylamak da haksızlıktır. Asıl yapmamız gereken insanlarımızı bu ve benzeri durumlara karşı uyarmaktır. Toplum olarak bir işi yapmadan önce istişareye birilerine danışmaya önem vermeliyiz.“Onların işleri kendi aralarında istişareyledir.” (Şura, 38)  Hele ki söz konusu para ve yatırım olunca... Öyle emekler boşa gidiyor ve paralar zayii oluyor ki inanın asla azımsamaz. Yoksa günümüzde öyle sahtekarlar ve dolandırıcılar var ki; Bir adamın 25 yıllık emeğinin karşılığı olan emeklilik ikramiyesini elinden alır ve25 saatte yerler. O insan 25 yıl boyunca her sabah erkenden kalkmış işine gitmiş gelmiş, çalışmış ve emek vermiş. En sonunda aldığı ve belki de emekliliğinin rahat geçmesine yardımcı olacak o parayı;bir oyunla veya bir sahtekarlıkla bir anda elinden alıp gidebiliyorlar. Bu ise bir nevi zulümdür.

Neticede; geçen gün konuyla ilgili olarak Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan dabir açıklama yaparak "İnsanların, bu şekilde kitleleri etkileyen saadet zinciri, telefon dolandırıcılığı, sanal uygulamalarla dolandırıcılardan korunması için Eleştirisel düşünceye sahip olmaları gerekir. Eleştirisel düşünce yöntemi, insanları yanlış yola gitmekten koruyacak tek çaredir"önerisinde bulunmuştu. Yani bir iş veya bir teklif yapılırken o işin cazibesi yüksek ise o işi veya teklifi sorgulamak gerekiyor. Bu işe katılanların sayılarının çokluğuna kapılmamalı ve de sorgulamalı…

Ayrıca beslendiğimiz kaynakların yani rızkımızın temelinde; çalışma, gayret, tevekkül, kanaat ve şükür olmalıdır. Yoksa ‘’Kolay kazanan kolay kaybeder.’’

Selametle kalınız!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞSPOR'DAN 15 TEMMUZ MESAJI:  HAİN SALDIRIYI UNUTMAYACAĞIZ
ELAZIĞSPOR'DAN 15 TEMMUZ MESAJI: HAİN SALDIRIYI UNUTMAYACAĞIZ
BELEDİYE CENK VE ENVER'İ ALDI
BELEDİYE CENK VE ENVER'İ ALDI