Advert
İBADETİN SÜREÇSELLİĞİ: NAMAZ
ABDULKADİR ÖZTÜRK

İBADETİN SÜREÇSELLİĞİ: NAMAZ

Bu içerik 5837 kez okundu.

 Başlangıç ve bitiş ve yeni başlangıç ve yeniden bitiş ve böylece devam eden her başlangıç ve bitiş; zaman, mekân ve insan ile ilişkilidir. Çünkü bütün değerlendirmeler “insan” içindir. İnsanın yaradılışı ile kıyametin kopması arasındaki zaman dilimi süre olarak adlandırılır. Fakat geçen süre tarihtir.

Şöyle ki öldüğünü bilen tek canlı insandır. Onun içindir ki “tarih” vardır.  Başlangıç ve bitiş arasındaki süre, sürecin anlığıdır.“İlk başlangıç” ve “son bitiş” ise sürecin tamamıdır. Her bir aşama ilk ve sondan oluşur. Sonraki aşamalar kendinden önceki aşamaların arasından başlar. Yani film şeridindeki gibi fotoğrafların üst üste gelmesidir.

Bu da bir yaşanmış ve yaşanacak olayı, “kısa vade”, “orta vade” ve “uzun vade” diye ayırarak “Madde, atomlarının özelliklerinin toplamıdır.” tezine benzetiyor. Fakat işin aslı böyle değil, örnek olarak bir mimari yapı - taş köprü - kendisini oluşturan taşlardan, ayaklardan mütevellit değildir. Bir üst evrimi olan yeni bir ‘şey’dir.  Süreç de böyledir. Bir olayın bitmesi, kendisini tamamlar, olayın nedenselliğini değil. Yeni bir olayın devamı gibi…

 İnsanların günübirlik, haftalık, aylık, yıllık ve ömrünün bazı dem ve dönemlerinde yaptığı hareketler, sürecin bütünüdür. Bu değerlendirmeler dışarıdan yapılırsa kişinin olaya kattığı anlam olur.

Yoksa yapılan olaylar bir gece-gündüz sürecinde yapılıyordur. Bir çocuğun doğumundan yedi yaşına kadarki zamanı, çocuk kendisi dışarıdan gözlemleyemez. Ama ebeveynleri çocuğun gelişimini bir süreç olarak gözler. Ama bu süreç içerisinde çocuk, her gün bazı olayları tekrar tekrar yaşar.

İnsanların her zaman aralığı farklı bir kişilik gibidir. Bütünde ise aynı kişilerdir.

Önemli olanı ise Duha/4: Velel-âḣiratuḣayrun leke mine-l-ûlâayeti gibi kişinin son durumudur.

Bazen bunu son an diye belirtenler de var. İnsanın son yapısı ne ise anı da ona yakındır.

Ömür dediğin üç gündür, dün geçti yârin meçhuldür. O halde ömür dediğin bugündür.

Bugün için de yine İnsan/25: “Veżkuri-smerabbikebukraten ve asîlâ(n)”  ayetinde belirtildiği gibi süreçsel olarak Allah’ın ismini zikretmektir. (Akö)

Bu iki ayet; günlük, anlık ve insan hayatının başından sonuna kadarki süreçsel gelişim ve değişiminin olacağını, bu değişimin Allah’ın emrettiği çizgiden çıkmaması için öğüt veriyor.

Çünkü İslam dairesi dışında bir hayat süren insanın, ne kadar da tutarlı ve muhafazakâr bir hayat sürse de zamansal değer değişimlerinden etkileneceği ve zamanla eylemleri arasında biçimsel ve değersel farklılar oluşacağı kaçınılmazdır. Bunun tek istisnası Namaz’dır. Namaz eylemini de sadece Müslümanlar yapar. Hatta öyle bir uygularlar ki içtenlikleri bireylere kalmış hali ile biçimsel olarak namazlarını örnek aldıkları Hz. Muhammed(sav)’den genel farklılık göstermezler.

Namaz, insanların dünya görüşleri ne olursa olsun kendisi dışında evrensel olarak herkeste tezahür eden haldir. Dünya görüşü Müslüman olanların ister birey, ister toplumsal olarak değişmeyen biçimsel davranışı Namazdır.  Onun içindir ki namaz: Peygamberi ile Müslümanların ibadetteki en uygun buluşmasıdır. Hatta namaz, insanlar arasındaki ibadetin eş zemin olduğu haldir. Değerlerin oluşması  inancın tezahürü olsa da yaşanmadan oluşmuyor. Bu yatay (mekân) ve dikey (zaman)  olarak böyledir. Gelin ortak paydamızı evrenselleştirelim: Namazı özgürleştirelim. Bu bağlamda yaşadığımız anı, kişiliğimiz toplumumuz ve insanlık açısından değerlendirmemiz gerekir.

Yoksa zamanın akışına kapılmışız demektir. Süreci yaşadığımızı idrak etmek temennisi ile…

Selametle.

Akö.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaymağı Gakgoş yedi!
Kaymağı Gakgoş yedi!
Kaynak: Önemli olan 3 puandı, onu da aldık
Kaynak: Önemli olan 3 puandı, onu da aldık