Advert
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

"1 BİTCOİN KAÇ KAYME EDER?"

Bu içerik 814 kez okundu.

İnsanlık parayı asırlardır yaptığı ticaretlerde değişim aracı olarak kullanmış. (İlk olarak da M.Ö. 700 yılları civarında, ilkokuldan beri bildiğimiz Lidyalılar tarafından kullanıldığı söyleniyor) Tabi bu dönemler ve sonrasında banknot dediğimiz para şekli yoktu. Genel olarak para daha çok değerli materyaller üzerine yerleştirilen devletin liderinin ya da şehrinin simgeleriyle oluşturulmuş, çoğunlukla yuvarlak bir özelliği olan, bugün dahi kullandığımız madeni paralara benzer şekillerde kullanılmış.

İlk bank note yani bankanın notu yani bildiğimiz banknotlara baktığımız zaman; bir dönem insanlar, üzerlerinde artık altın gümüş gibi para materyalleri taşımak yerine, banka gibi işlem yapan o dönemin bankerleri veya komisyoncuları gibi insanlara altınlarını bırakıyor ve bunun karşılığında da bir Banknote yani “bankanın notu” adını verdikleri bir kağıt alıyordu.

Altın’ın yerine para yani Banknot gelecekti fakat bir sorun vardı. Ülkeler kendi aralarında ya da bireysel para değiş tokuşlarında sorun yaşayacaklardı. Bunun için sistem altın üzerinden gerçekleşti.

1 altın 1 para demekti. Ana değer bunun üzerinden gerçekleşecekti. Bir ülke eğer para basacaksa bankaya ya da kenara bunun karşılığında altın koymak zorundaydı.

Yani ülke para basmak istiyorsa 100.000 kağıt parayı basabilmesi için kenara aynı miktarda yani 100.000 altın koyması gerekiyordu. Bu kenara konan altının da Dünya’nın gözleri önünde olması gerekiyordu. Yani bir nevi Teminat.

Altının değerinin azalması ya da artması aynı zamanda banknotun yani paranın değer kazanması ya da artmasıydı.

Bugünlere kıyas edersek 1 altın = 1150 TL (paramızın 6 sıfırı atılmış haliyle) olduğuna göre, paramız kaç kez devalüasyona uğramış vah vah.

E tabi devalüasyon neye diyoruz?

Devalüasyon, sabit kur sistemlerinde ödemeler dengesi açık veren ülkenin ulusal parasının dış satınalma gücünün, hükümetçe alınan bir kararla düşürülmesidir. Başka bir deyişle devalüasyon, bir devletin resmi para biriminin diğer ülke dövizleri karşısında değer kaybettirilmesidir. Bu yolla ithal malları pahalılaşırken yerli malların fiyatı da aşağı çekilmiş olur. Yani milletin her bir ferdinin cebinde veya bankasında bulunan paranın devlet tarafından çalınmasıdır. Geçmişte hatırlarsak Tansu Çiller dönemlerini filan, 1994 ve 2001’deki devalüasyonlarda az çalmadılar. Ve medya; Ayşe teyzenin satın alma gücü hesaplamalarını az yapmadı hani…

Gelelim son günlerde çok konuşulan ve popüler olmuş kripto para birimi Bitcoin meselesine…

1 Bitcoin şu anda 34.700 kayme (TL) ediyor. (Kaymeyi de açıklayalım hemen; 'Kayme (Kaime) ikame’den türemiş bir kelimedir. İkame de ‘bir şeyin yerine konan şeydir’ Paranın yerine Bank Note konarken Osmanlı’da paraya ikame denirdi. Altının yerine konan şey anlamında. Yıllar ilerledikçe ikame kaime haline gelmiş parayı belirtir olmuştur. Biz bu nedenle halen ”kaç kaime?” diye kullanıyoruz.

2008 yılında Japon mudur, Avusturyalı mıdır? Her kim (gizliyor kendini adam) ise bu sanal para birimini keşfetmiş.

Bitcoin aslında bir algoritma. Bu, bilgisayarınızın (çok özellikli bir bilgisayar olmalı) işlemcilerini yoran bir matematik formül. Bunu her çözdüğünüzde bir ödül kazanıyorsunuz. Başka bir deyişle Bitcoin kazanıyorsunuz. Bu ödülün kazanılabilmesi içinse Blockchain'e entegre olunması gerekiyor. İşte Bitcoin yapısı en basit anlatımıyla bu şekilde çalışıyor. Ancak herkes Bitcoin madencisi olamaz ve Bitcoin çıkartamaz. Siz de yasal prosedürleri daha belli olmadığı için aslında birer web sitesi olan Bitcoin borsalarına başvurup Bitcoin alımı yapabiliyorsunuz. Bu konuda bir bilgi daha; Dünyada son verilere göre günlük işlem hacmi bin doları aşan toplam 400 civarı Bitcoin borsası bulunuyor.

2016 yılında 425 dolar iken 2017 sonlarında 18 bin dolar seviyelerine çıkmıştı. Sonra bazı devletlerin bu kripto parayı tanımıyoruz ve yasakladık türünden açıklamalarından sonra şu günlerde 8900 dolara kadar geriledi. Her ne kadar Bitcoin özgürdür, devletlerin politikalarından etkilenmez dense de görüyorsunuz 5 ayda değeri yarı yarıya gerilemiş oldu.

Türkiye’de henüz yasal bir zemini yok ve şüpheli işlemler listesinde gösteriliyor.

Şahsen bendeniz bu türden yatırım araçlarına pek itibar edilmemesini salık veriyorum. Ve yatırım yapacaksanız; İnsanlığın varoluşundan beri kıymetli olan ve kıymeti hiç düşmeyen aksine her yıl katlanan (2013 de 1 altın=540 kaime iken bugün 1140 kaime) altına yatırım yapmak en akıllıcası… Devletlerin para birimleri yaptıkları yanlış politikalar vesaire nedenlerden dolayı değer kaybedebiliyor ama altın her yerde ve her zamanda geçerli ve kıymeti kendinden menkul…

Ne idüğü belirsiz maceralara (daha geçenlerde Çiftlik Bank) atılmayı bırakıp, alın terinin olduğu helalinden ticaretlerle uğraşıp yine bildik ve güvenilir helal yatırım araçlarıyla ilgili kalalım. Ve uğrunda çabalarken hep yıprandığımız şu dünyanın ve dahi lezzetlerinin fani olduğunu hatırımızdan çıkarmadan yazımızı şu güzel sözle bitirelim:

‘’Altından ağacın olsa, zümrütten yaprak; akıbet, gözünü doyurur bir avuç toprak.’’

Sağlıcakla kalınız!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!