Advert
BU KADAR CAMİ Mİ OLUR...!?
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

BU KADAR CAMİ Mİ OLUR...!?

Bu içerik 1124 kez okundu.

Tarih boyunca camiler devamlı bir şekilde Müslümanların birlik ve beraberliklerinin pekiştirildiği mekanlar olmuşlardır. Camiler hiçbir zaman ayrılıkların, anlaşmazlıkların ve düşmanlıkların körüklendiği yerler olmamıştır. Hele ki her zamankinden çok birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz bu dönemde camiler oldukça önemli fonksiyonlar üstlenebilirler.

Hz. Peygamberimiz hicret edip Medine’yi şereflendirdiğinde, burada ilk iş olarak bir mescit inşasına başladı. Bir nevi merasimle temelini attı ve bizzat elleriyle taşıdığı kerpiçlerle duvar ördü. Ve üstü hurma dallarıyla kaplanan bu mescit “Mescid-i Nebevi” olarak ibadete açıldı. Sonraları ise Müslümanların sayılarının artışıyla beraber Peygamberimiz mahallelere ve köylere yeni mescitler kurulmasını emretti. O dönemden bu güne, İslam medeniyetinde camilere, mescitlere büyük önem verilmiş, her biri eşsiz güzellik ve zerafetiyle göz kamaştıran muhteşem mabetler inşa edilmiştir. Şanlı ecdâdımız da gittikleri her yerde mescitler inşa etmiş, dünyayı hayran bırakan güzellikteki Süleymaniye’yi ve Selimiye’yi bizlere hatıra olarak bırakmışlardır.

Pekala, İslam'ın nişaneleri olan camilere karşı neydi onlara bu aşkı, bu muhabbeti, bu gayret ve fedakârlığı bahşeden?…

Allah’a olan iman ve O’nun rızasını kazanma arzusu... Zira Allah Teâlâ, Tevbe suresinin 18. ayetinde şöyle buyuruyor: “Allah’ın mescitlerini, ancak O’na ve ahiret gününe iman eden, namazlarını kılan, zekatlarını veren ve Allah’tan başkasından korkmayanlar imar ederler. İşte bunlar, umulur ki, Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir.”

TÜİK istatistiklerine göre 87 bin 381 caminin ibadet hizmeti verdiği Türkiye’de en çok sayıda camisi bulunan il 3 bin 356 camisiyle İstanbul olurken, Elazığ’daki cami sayısı ise 981 olarak açıklanmış. Komşularımız olan Malatya’da 962, Diyarbakır’da 2011, Bingöl 598, Tunceli’de ise 92 adet cami varmış.

Şehrimizde de maşallah camilerin sayısı hayli artmakla birlikte, sağda solda duyuyorum. "Bu kadar cami mi olur?" diyenlerin sayısı da az değil hani. Tabi ki bu sözü söyleyenler elbette camilere karşı olduklarından dolayı değil, bilakis camilerin bir bölgede, birden fazla ve birbirine çok yakın mesafelerde yapıldığından, bunların yerine ihtiyaç sahibi ailelere yardımlar yapılmasından filan bahsediyorlar.

Bu konuda bu düşünceye katılmıyorum. Neden derseniz? Birincisi; Türkiye’de camileri, halkın kendisi (ya tek şahıs veya mahallelinin kurduğu cami dernekleri vasıtasıyla bağışlar toplayarak) yapıyor ve Diyanet İşleri de oraya imam veya müezzin ataması yapıyor. Haliyle halkımızın cami yaptırmaya olan isteğine ve aşkına mani olamayız. Hayır hasenat işlerini de kimlerin, nereye ve ne kadar hayırlar yaptığını da bilemeyiz. Belki hem cami yapıyor adam hem de hayır hasenatını…

İkinci olarak; 15 Temmuz’da minarelerinden salalar okunarak halkı birlik ve beraberliğe çağıran camilerimiz değil miydi ki sabah namazında hınca hınç doldurmuştuk? Sonra her hafta Cuma namazlarında camilerimiz çok kalabalık oluyor. Hele hele bayram namazlarında camilerimizin tamamı doluyor.

Netice olarak; camilerimizin fazlalığından ziyade işlevselliğine takılmamız lazım aslında… Safların azlığından şikayet edeceğimize; evlerimizde ‘‘iki dakkaya’’ getirdiğimiz namazlarımızı, gidip bu camilerimizde eda edelim. Zira nüfus oranımıza baktığımızda vakit namazlarımızı camilerde eda etsek, her vakit camilerimiz Cuma vakitleri gibi kalabalık olurdu. Ayrıca her mahallede birkaç tane yapılmış olan bu camilerimizi sadece namaz kılma yeri olarak görmeyip; Diyanet İşlerimizin öncülüğünde birer küçük külliye gibi mahallelinin çocuklarına, gençlerine hatta akşamları büyüklerine, ahlaki, milli ve manevi derslerin verildiği mekanlar olarak kullanmanın yollarını arayalım. Ne diyordu Ziya Gökalp bir şiirinde?:

Minareler süngü, kubbeler miğfer,. Camiler kışlamız, müminler asker,. Bu ilahi ordu dinimi bekler,. Allahu Ekber, Allahu Ekber.

Problem, camilerin çoğalmasında değil, asıl problem; bizlerin camilerin içerisinde çoğalmamamız. Bırakalım çoğalsın camilerimiz.)

Selametle kalınız!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaymağı Gakgoş yedi!
Kaymağı Gakgoş yedi!
Kaynak: Önemli olan 3 puandı, onu da aldık
Kaynak: Önemli olan 3 puandı, onu da aldık