Advert
MEDENİYETLER ÇATIŞMASI EŞİĞİNDE BİZE DÜŞEN VAZİFE
M.SALİH DEMİRDAĞ

MEDENİYETLER ÇATIŞMASI EŞİĞİNDE BİZE DÜŞEN VAZİFE

Bu içerik 1886 kez okundu.

                Siyaset, zaruretler ve tercihler arasında denge tutturmak; zaruret hâsıl olduğunda tercih edilecek olana en yakın uygulama şeklini bulmak ve tercihler arasında ise, insani olana en yakını bulup uygulama sanatı olarak da tanımlanabilir, birçok tanım içinde.

                Hiçbir dönem siyasetin uygulamadaki yönlendirenlerinden olmadım, olamadım. Vaktin, yaşanılanların ve de dünyama ait değerlerin beni bu anlayıştan uzak tutacağına olan inançla bulaşmadığım ancak bu hafta itibarı ile değerlendirmede bulunmam gereken birkaç husus olduğundan teorik de olsa azıcık kelam etmek, sizi sıkmaz umarım.

                Benim dünya görüşümden olan birçok insanın, Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” tezine kayıtsız bir yaklaşım içerisinde olduğunu birçok kez bizzat müşahade ettim. Bunun yanında bu tezi çok sağlıklı şekilde tahkik etmemiş olsa da, siyasette uygulanagelen doğru yahut yanlışlar, birçok dostumu da bu noktada sabiti olan insan haline getirmiş durumda.

                Bu teze teğet geçse de, aslında pratik anlamda bu tezin destekçisi olan Samuel Huntington ise, Batı Medeniyetini medeniyetler piramidinin üst noktasına yerleştirdikten sonra, bu medeniyetin rakiplerini inşa etmiş ve bunların yeniden dirileceğine olan inancı ile birlikte pratikte bir çatışmanın yaşanacağını tez olarak ileri sürmüştür.

                Batının soğuk savaş sonrasındaki ataletini, zafer duygusunun getirdiği üretmeme halini, etik değerlerindeki aşınmayı yeniden inşa etme hedefini barındıran bu tezin uygulamaları, 11 Eylül 2001’deki Dünya Ticaret Merkezinin ikiz kuleleri ve Pentagon’a yapılan saldırı ile tedavüle konuldu.

                Bu yazı; tezler arasındaki tezatlar, teorideki ve pratikteki tezatlarının konusu bir yazı olmadığından, hemencecik bizim nerede durduğumuz yahut nerede durmamız gerektiği hususunda birkaç kelam edeceğim.

                İnşa ettiğimiz tasavvurun, bu tezler karşısında ne ürettiğini ya da ne üretmesi gerektiğini, uygulamaları ile dile getirecek olursak;

-Medeniyet tasavvurunun inşası için ön şartlardan biri olan tarihi derinlik ve bunun pratik yansımaları geçmişimizde mevcut.

-Geçmişimizde yer alan ancak günümüzde Müslüman toplulukların barındığı devletlerin birçoğunda olmayan ya da eksik olan unsur; askeri güç unsuru. Kastettiğim şey, niceliksel değil, niteliksel güç.

-Medeniyetimizin tarihte iz bıraktığı dönemlerde güçlü olduğumuz bu gücü toplumun bütün katmanlarına yansıttığımız en önemli unsurlardan biri de, iktisadi gücümüz idi. Günümüzde siyasi bölünmüşlüğün hakim olduğu ve birçok ülkeciğin olduğu düşünüldüğünde ve özellikle bu küçücük kasaba ülkelerin yönetenlerinin ve yakınlarının sefahat ve lüks içerisinde yaşadığı ancak toplumun büyük bir kısmının yaşamının devamı için gereken şartları taşımadığı gerçeğinin altını çizerim. Sonra nüfus itibarı büyük güç olan ancak iktisadi manada devlet olma niteliğinin hemen hemen kaybetmiş devletlerimizi de unutmadan bu tasavvura sahip insanların yaşadığı coğrafyalardaki derin farklılıkların, hayallerimizi ne denli yeşertebileceğini de göz ardı etmeyelim. Özetle, çok güçlü bir iktisadi güce sahip kişi ve devletçiklerin yanı sıra çok zayıf devletlerimizin ve insanlarımızın olduğu ve bunlar arasındaki uçurumun, inşa etmek istediğimiz medeniyetin temel ilkleri ile ne denli çeliştiğini anlatmaya dahi gerek yok.

-Medeniyetin inşası için en elzem olan unsur ise, medeniyetin ruhu yani onu inşa eden değerler pratiğidir. Bu değerin günümüz şartlarında, kendilerini “Müslüman” olarak tanımlayan insan çoğulunca ne denli dikkate alındığını değerlendirmeye gerek yok.

Bu yokluklarla malul olan tasavvurumuzu canlandırmamız için, eksik olan hususları gidermemiz, olmayanları da var etmemiz gerekiyor. Ümit var olalım diye düşünürüm…

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hastanenin kafeteryasından atlayan şahıs öldü
Hastanenin kafeteryasından atlayan şahıs öldü
Adana'da puan arıyoruz
Adana'da puan arıyoruz