Advert
HERKES ADAY OLABİLİR. LAKİN…?
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

HERKES ADAY OLABİLİR. LAKİN…?

Bu içerik 1095 kez okundu.

Başkanlık seçimleri kimsenin beklemediği bir tarihle öne alındı. Yani 24 Haziran’da Türkiye seçimlere gidiyor.

Seçimler sonucunda Elazığ’ı mecliste 5 vekil temsil edecek ve buna göre, yeni parlamentoda milletvekili sayısı da 550'den 600'e çıkmış olacak.

Geçerli oyların salt çoğunluğunu alan Cumhurbaşkanı seçilecek

 

24 Haziran 2018 günü yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilecek. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılacak. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılacak ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilecek. Bu durumda seçimin ikinci tura kalması halinde, ikinci tur 8 Temmuz 2018'de yapılacak.

 

Bundan sonra TBMM ve Cumhurbaşkanı seçimleri 4 yıl yerine, 5 yılda bir aynı gün yapılacak. Cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisiyle ilişiği de kesilmeyecek.

 

Yerel seçimler ise siyasi bir atraksiyon daha olmazsa şayet zamanında, 2019 Mart ayında yapılacak. Belediye başkanlığına aday olmak isteyen vekiller haliyle şimdiki genel seçimlerde aday olamayacak.

 

Başkanlık seçiminde şahsımın oyunun rengi bellidir. Yeni bir yönetim şekliyle tanışacak olan Türkiye’mizi, hâliyle şimdiden bir maceranın içine atmanın da lüzumu yoktur. Yani benim adayım, 40 yıllık siyasetçiliği ve 16 yıllık iktidar tecrübesi ile Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dır. Yeni başkanlık sistemiyle birlikte Türkiye son yıllardaki büyüme ve gelişmesini, hızlı kararlar alabilen dinamik bir yönetim şemasıyla daha iyi sürdürebilecektir diye düşünüyorum. Yeni dönemde şayet Erdoğan başkan olursa Ak Parti içindeki gerek belediyelerinde gerekse teşkilat yapılanmalarındaki adaletsiz davranışlara ve bir takım yolsuzluklara karşı önlemler almalı ki; Cumhuriyet döneminin elle tutulur en önemli işlerin başarıldığı ve 2023 vizyonu ile birlikte dünyada tekrardan ceddimiz Osmanlı gibi söz sahibi olma yolunda önemli adımların atılacağı bir süreçten geçerken engellere (bu iddialar birliğimizi bozuyor) takılmayalım.

Yerelde şehrimize baktığımız zaman Elazığ’daki Ak Parti seçmeni başkanlık seçiminde Erdoğan’dan başkasına oy vermeyecek gibi görünüyor. Lakin milletvekilliği seçiminde liyakatli yeni yüzler görmezse farklı partilere oylarını kaydırabilir. Elazığ’da siyasette başarılı olmanın veya halkın gözünden düşmemenin yolu biraz da kibir emarelerinden uzak durmakla birlikte mütevazı olup halkından kopmamak, arandığında ulaşılabilmek, şehir için bir çaba ve gayretin içinde olduğunu hissettirmektir halkımıza... Geçmişte Mehmet Ağar’ı meclise niye göndermişti Elazığ, ne demişti?: ”Gitsin mecliste elini arkasına atsın. Horoz gibi gezsin. Hiç de bir iş yapmasın.” Yani halkımız çok da bir şey istemiyor. Seçtiği vekilinin; gayret gösterip iktidarın nimetlerinden şehrimizi faydalandırmasını ve mütevazı bir duruşu bekliyor.

Aday adaylıklarına gelince, bana göre partilerin kriterlerini yerine getiren ve isteyen herkes aday olabilir. Burada "şu şahıs layıktır şu değildir’’ manasında sözler sarf etmemizin manası da yoktur. Burada önemli olan nokta şudur ki; Partiler tarafından aday gösterilmiş kişilere karşı seçmenler olarak bizlerin duruş göstermesi ve bizlerin kriterleridir. Bizler toplum olarak seçtiğimiz (rey verdiğimiz) şahısların bizlere vekil / başkan olmaya ne derece layık veya ne derece donanımlı olduklarına bakıp ona göre hareket etmek zorundayız. Ki bundan böyle herkes her makama aday olmaya kalkışmasın. Burada partilerin seçme kriterleri de tartışılmalı tabi ki. Sistem bizlerin önüne hangi kriterlerle çıkıyor ve kimleri karşımıza çıkarıp "işte adayınız’" diyor. Bütün bunlar da Türkiye’de siyasetin henüz sağlam bir zemine oturtulmadığını gösteriyor maalesef…

 

Netice olarak şunu da belirteyim ki, bazı siyasilerimizin en beğenmediğim yönlerinden birisi; daha göreve ilk geldiklerinden itibaren sonraki dönemde tekrar aday olabilmek için kulisler yapmaları ve bu bağlamda teşkilat işlerine filan müdahalelerde bulunmaları ve vekiller arasında birlikteliğe halel getirmeleridir. Kardeşim nasip olmuş vekil veya başkan olmuşsun. İşine odaklan, hizmet etmene bak. Halk senden hizmet bekliyor. Zaten halk, hizmet ettiysen sana bir dahaki dönem yine sahip çıkacaktır. Yok eğer hak etmediysen ve zaten zorlamanın manası yok. Her dönem sen vekil veya başkan olacak değilsin ya…?

Büyük İskender, ölümü anında imparatorluk tacını kime bıraktığını soran generallerine, “layık olana” cevabını verdi ve öldü.

Bundan böyle, yaşadığımız bu toplumda seçmenler olarak bizler göstereceğimiz tavırla seçimlerde kendi kriterlerimizi koymalı ve hep daha iyisini ve daha liyakatlisini istemeliyiz.

Selametle kalınız!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
U21'ler Kemal'i durduramadı
U21'ler Kemal'i durduramadı
ERDOĞAN: BU HİLAL İLE HAÇ’IN SAVAŞIDIR
ERDOĞAN: BU HİLAL İLE HAÇ’IN SAVAŞIDIR