Advert
RAMAZANDA İSRAİLİ YAZMANIN DERİN KESVETİ
M.SALİH DEMİRDAĞ

RAMAZANDA İSRAİLİ YAZMANIN DERİN KESVETİ

Bu içerik 2292 kez okundu.

Hicri Takvim ile 1 Ramazan’da yazılmış bir yazı olduğunu unutmadan okuyun lütfen dostlarım.

Ramazan Ayı İslam Âlemi için, geçmiş dönemlerin muhasebesinin yapıldığı varsa eksik gediklerin giderildiği, maddi ve manevi dinamiklerin Müslüman birey için uygun şartların oluşturulduğu; gelecek dönemin planlamasının ve zemininin inşa edildiği zaman dilimine verilen addır nazarımda. Bu zaman dilimin 29 ya da 30 gün olduğu hususunda netlik olmadığından biz bir ayı merkeze koyarak, vardığımız iklimin mukaddes hâlini resmetmeye çalışırız tabii halle.

Vardığımız zaman dilimi ile bu coğrafyada yaşanılanların mütenakız bir ruh hali sergilemesi, bizlerin acziyeti kadar gücümüzü sembolize eden değerler silsilesine işaret.

Soğuk savaş döneminden sonra uzun süredir dünyanın tek jandarması olan Amerika’nın, uluslararası ilişkilerde geçerli olan teamülleri pek ciddiye almadan yaptığı hamlelerden sonuncusu, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması hamlesi idi. Bu hamlenin Amerika’nın iç politika değerlendirmelerine etkisi ve iç politikanın neticesi olarak zuhur ettiği hususunu bir tarafa not edelim elbette. Bunun yanı sıra Müslüman Toplumu ilgilendiren yalın ve çıplak gerçeğin, yüzyıllardır Müslümanların en önemli manevi mekân ve sembollerinden olan bir şehrin, artık bir başka dinin mensubu olan topluluğun tabi olduğu bir yapının başkenti olması halidir.

İsrail’in sınırlar ve mekânlar söz konusu olduğunda referans olarak belirlediği tek kaynağın Bozulmuş Tevrat olduğunu tespitle başlayalım dilerseniz sorunun çözümü yaklaşımımıza.

İsrail, Nil Havzasından Fırat Havzasına kadar olan toprakların veraset yolu ile kendisine tabi toplumun uhdesinde olduğu siyaseti ile bugüne dek topraklarını genişletti ve genişletmeye de devam etme hedefinde.Fırat nehrine kadar ulaştıkları bilgisi tarihçiler tarafından net olarak belirtilmese de, İsrail’in nihai hedefinin bu olduğu hususu su götürmez bir gerçek.

Kendilerini Yahudi olarak tanımlayan topluluğun daha evvel ulaştığı azami sınırları, hâkimiyet sınırı olarak belirleyen devletin laik ve demokratik bir devlet olarak tanımlanmasını siz değerli okurların takdirine bırakıyorum.

Yahudi topluluklarının gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse finans kuruluşları vasıtası ile Dünya’yı yönetip yönlendirme düşüncelerinin bu yüzyılda pratik anlamda derin bir karşılık bulduğu düşünüldüğünde, başa çıkmamız gereken problemin büyüklüğü daha iyi anlaşıla bilinir.

Laik ve demokratik olduğu iddia olunan bir yapının dini referanslarla hükümranlık alanlarını belirlemeye çalışmasını, her nasılsa çağın süper devletleri, köktendinci bir yaklaşım olarak değerlendirmemektedirler ve hatta bunun ötesine geçerek bu minvalde yapılan siyasi değerlendirmeleri ve projeleri, bütün toplumlara numune projeler olarak dikte ettirmekten de geri durmamaktadırlar.

Bütün bunlara karşılık Müslüman Toplum, bu coğrafyada hayata geçirilmek istenen projelerin nihai hedefini sürekli ıskalamakta ve çözüme yönelme hususunda bir türlü gerekli motivasyonu sağlayamamakta.

Düşünce adamı üretmekte zorlandığımız bir süreçte, karşı paradigmalar ve paradigmaların hayata geçirileceği yapılar inşa etmekle mükellefiyetimizi hatırlamamız gerekiyor.

Siyaset adamı olarak bu hususta net tavrı olan ve inandıklarını yaşadığı müddetçe hayatının merkezine koyan biri olarak Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmetle yâd etmemiz gerekiyor.

Bu doğrunun üzerine inşa edilmesi gereken pratik ise; Filistin’de Davut’un sapan taşı ile yine Davut’tan olduğunu iddia edenlere karşı mücadele edenlerin safında yer almamız ve büyükidealler için mücadele etmemiz şeklinde özetlenebilir. Bu, bize düşen görev. İdarecilerimize düşen ise, bu zihniyeti yeşerten insanlara kol kanat germek ve ufku görünebilir kılmak. Ramazan’ın muştulara vesile olması temennisi ile…

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZLARI SİNEMASEVERLERİ BEKLİYOR
YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZLARI SİNEMASEVERLERİ BEKLİYOR
STAT İÇİN SÖZLEŞME İMZALANDI
STAT İÇİN SÖZLEŞME İMZALANDI