Advert
“VAR MI ALTINI OLAN ?”
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

“VAR MI ALTINI OLAN ?”

Bu içerik 1372 kez okundu.

Aile şirketi olarak 1982 den beri kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Eskiden altın fiyatlarının yükselmesi yaz aylarında ve düğün sezonlarında daha çok olurdu. Ve müşteriler dahi bilirdi altın fiyatlarının ne zaman artacağını. Hele ki o dönemlerde çiftçi müşterilerimize altını veresiye verirdik ve "parasını pancar zamanı verecez" derlerdi. Yani çiftçi ekinini tarlasına ekiyor, mahsulünü alıp paraya çevirince de getirip borcunu ödüyordu. Ara sıra kış aylarında altına olan talep az olduğu için de fiyatlar biraz geriliyordu. 1993 de altın ithalat ve ihracatçının serbestleşmesi ve kolay hale gelmesinin ardından 1995’de altının borsada işlem  görmeye başlamasına kadar böyle sürdü altın fiyatlarındaki değişimler... Ama şimdilerde Altın fiyatlarının değişmesini etkileyen o kadar çok sebep var ki; size bir kaçını sayayım:
1-Mücevher talebi başta olmak üzere altına olan endüstriyel talep
2-Madencilik şirketlerinin altın çıkarma maliyetleri
3-Altın arz ve talebinde ağırlıkları yüksek olan ülkelerin jeopolitik durumları
4- Petrol ve diğer emtiaların fiyatları
5- Merkez bankalarının altın alış ve satış işlemleri
6- Merkez bankalarının para politikaları
7-Reel faiz hadleri
8-Enflasyon oranları
9-Dünya ekonomilerinin büyüme hızları
10-Altın üreticilerinin hedging(bir nevi sigortalama) işlemleri
11-Altının işlem gördüğü vadeli piyasalardaki kısa ve uzun pozisyon miktarı
12-Spekülatif amaçlı işlemler
13-ABD Doları’nın diğer para birimleri karşısındaki değeri

Mesela; ABD Başkanı Trump’un Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile gerçekleştirilecek zirveyi iptal etmesi, yatırımcıları altına yöneltebiliyor. Veya ABD merkez bankasının (FED) açıklamaları, anında altın fiyatlarına etki edebiliyor.Bütün ülkeler artık merkez bankalarında altın rezervi bulunduruyor. Neticede Dolar/Euro dediğin kâğıttan para ve ülkeler büyük sıkıntılara girdiğindeparalarının değerleri sıfıra inebiliyor.Misal Amerika, dünya üzerindeki hegemonyası yüzündendir ki para birimini her yerde geçer akçe haline getirmiş ve istediği zaman karşılıksız para basarak istediği yerlerde kullanıyor. Yoksa Amerika’nın borçlarına baktığımız zaman 130 milyardolarlık  cari açıklarının aslında trilyon dolarları bulduğu söyleniyor. Yanibalon bir ekonomiye sahipler...

Gecen haftaDoların, bir çokülkede olduğu gibi Türkiye’de de değer kazanması ile birlikte Altın, TL bazında en zirve fiyatlarını yaşadı ve Has Altın 204 TL'yi gördü. Geçen haftaki krizde okuduğum bazı ilginç  açıklamalardan birini de buradan yazayım istedim.“Erdoğan, Türkiye’nin ekonomisinin her yıl hiçbir yan etkisi olmadan yüzde 7 oranında büyüyebileceğine inanıyor.Fakat ekonomistler, kontrolsüz bir büyümenin esasında bir ülkeyi duraklamanın (resesyon) ortasına atacağını, enflasyonun -ki şu an yüzde 10 oranlarında- tüketicilerin birikimlerini ve kazançlarını yiyeceği konusunda uyarıda bulunuyor. IMF ve diğer ekonomistler, Türkiye’nin yüzde 4’ten daha fazla büyümemesi gerektiğini söylüyor.” Yani biz ne dersek o diyor küresel sermaye sahipleri. Kredi derecelendirme kuruluşlarına açıklamalar yaptırıp Türkiye’yi itibarsızlaştırmaya çalışanlar da aynı ekip.

Gelelim tekrar altına...

Altının Ons fiyatına bakarsak şu sıralar 1300 dolarcivarlarında seyrediyor. Ons nedir diye sorarsanız (gerçi vatandaş da artık borsa ve ekonomi uzmanı oldu ya. Artık yaşlı teyzeler bile gelip "FED açıklama yaptı mı,noldu evlâdım? Altın bugün yükselecek herhalde" demeye başladılar.) Ons, altının uluslarasıpiyasalardaki karşılığının adı olarak kullanılıyor.
1 ons altın 31.10 gram has altın demek.
Yani hesaplama yaparken, 1.300$(1 ons fiyatı ) x 4.50 ($) ÷31.10 ( gr, 1 ons altın)= 188.10 TL. (1 gr has altın) olarak hesaplarız.

ONS; İlk 1890’lı yıllarda kullanılmaya başlamış ve o zamanlar 1 Ons ortalama 19 dolar civarındaymış. En yüksek fiyatı da sanırım 2011’de 1900 $ seviyesiyle görmüştü.
 

“ALTIN” bu.Kıymetli yani... Allah onu kıymetli yaratmış.
Altının üretim miktarının talebe göre sınırlı olması, yerini dolduracak (ikame) başka bir malzemenin bulunmaması kıymetli maden olma özelliğini de sürdürmesine neden oluyor. Dünya Altın Konseyi’nin verilerine göre,  keşfedildiği andan 2013 yılına kadar yaklaşık 177.000 ton altın üretildiği ve yeraltında 52.000 ton altın bulunduğu tahmin ediliyormuş. Altının tahmini işlem hacmi ise,  yılda 300.000 tonu geçiyormuş. Anlayacağınız bu miktar, bir yıllık dünya altın üretiminin yaklaşık yüz katı kadar bir şey. Global piyasalarda 24 saat kesintisiz fiyatlanan ve uluslararası bir emtia olan altındaki bu işlem hacmi, tabi ki hem fiziki hem de kağıt üzerindeki işlemlerin toplamından oluşuyor.


Netice olarak yatırım yapmak isteyenlere de küçük bir tavsiye de bulunalım. Öncelikle uzun vadede en iyi yatırım aracı her zaman için altındır. Çünkü altın, dünyanın her yerinde paraya çevrilebilen bir yatırım aracıdır. Hele ki risklerin arttığı böyle dönemlerde altına olan talep sürekli artar ve altın yatırımcısı daima kazanır.
Orta vadeli altına yatırım yapmak isteyenler için 185-190 TL seviyelerin alım için uygun bölgeler olduğunu düşünüyorum. Bu seviyelerin de altına olası geri çekilmelerde güzel bir maliyet fırsatı vermiş olur.
Peki altını ve parası olmayanlar ne yapacak?
Onlar da "Altın Kalpli" olmaya baksınlar. Tamamen parasız sahip olunabiliyor.Hem bir de ne demişler:

“Dost istersen Allah yeter.”
"Yârân istersen Kur’ân yeter”
"Mal istersen kanaat yeter.”
Düşman istersen nefis yeter.”
Nasihat istersen ölüm yeter. “

Selametle kalınız!







 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!