Advert
EĞİTİM YİNE GÖZARDI MI EDİLİYOR?
Habib KARAÇORLU

EĞİTİM YİNE GÖZARDI MI EDİLİYOR?

Bu içerik 300 kez okundu.

            8 Haziran Cuma günü itibarı ile bir eğitim-öğretim yılı daha sona ermiş oldu. İlk ve ortaöğretimde okuyan yaklaşık on sekiz milyon öğrencimiz uzun bir tatile daha girdiler. Eğitimin içinde bulunduğu devasa problemlerde böylece ülke gündeminde alt sıralara düşmüş oldu. Her nedense devlet ve millet olarak bir türlü eğitime gereken önemi vererek ciddi manada gündemde tutmuyoruz. Bunun en büyük nedeni belki de hemen herkesin gündeminden düşmeyen ekonomik sorunlar mıdır dersiniz?

            Ülkemizin içinde bulunduğu cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri yarışını herkes gibi ben de ilgiyle takip ediyorum. Cumhurbaşkanı adaylarımızın dile getirdiği konuların başında ekonomik meseleler gelmekte. Memur, işçi, esnaf, çiftçi ve emeklilerle ilgili ardı ardına sıralanan vaatlerin ardı arkası kesilmiyor. Neredeyse bir açık arttırma yarışına girildiğini söyleyebiliriz. Tabi bu arada muhalefetin bazı vaatleri de iktidar tarafından hemen gerçekleştiriliyor. Keşke ekonomi ile ilgili bu vaatlerin yanında eğitimle ilgili vaatler de olsaydı. Ne yazık ki okullarda okuyan bu on sekiz milyon öğrencinin oy kullanma gibi bir hakkı bulunmadığından kimse onlara ne istediklerini sormuyor.

            İlk, orta ve liselerde okuyan öğrencilerimize siyasilerimiz şu soruları ah bir sorsalardı: Okulunuzdan memnu musunuz? Bu eğitim sisteminden memnu musunuz? Bu müfredattan memnu musunuz? Ders kitaplarından ne kadar bilgi öğrendiniz? Okul size neler kazandırdı? Okulda geçirdiğiniz vakitlerde mutlu musunuz yoksa sıkılıyor musunuz? Öğretmenlerinizle nasıl bir iletişim içindesiniz? Ve daha onlarca, hatta yüzlerce soru sorulabilir? Ancak on sekiz yaşın altında olan bu çocuk ve gençlerimizin kimse ayağına giderek bu soruları sormadı. Şimdi, “Yüksek öğretim de okuyup da oy kullanan öğrencilerimiz var, onlarla kim ilgilendi ki” diyeceksiniz. Eh, az da olsa ilgilenenler var.

            Ülkemizde okumak veya eğitim denince eşittir iş anlayışı her zaman var olmuştur. Olmaya da devam edecektir. Eline her diploma alan gözünü devlete veya özel sektöre dikerek oradan verilecek bir görevi beklemektedir. Oysa bunun gerçekleşme oranı yüzde on bile değildir. Sanayileşme ve kalkınmada istenilen seviyeye bir türlü ulaşamayan ülkemizde işsizlik önemli bir problem olarak halkın ve devletin daima gündeminde olmuştur. Yeni istihdam alanlarının oluşması için ciddi plan ve programların yapılması gerekmektedir. Eğitimin nitelikli insan yetiştirme aracı olarak tam manada idrak edilmemesi sonucunda bugün ülkemizde işsizlik yanında nitelikli işçi bulma sorunu da vardır. Sanayi ve üretim alanının birçok sektöründe kalifiye elemen sıkıntısı yaşanmaktadır.

            1997 yılında post modern darbeyle yıkılan Refahyol hükümetinin yerine illegal yollarla kurulan D-Anasol hükümetinin ilk icraatı sekiz yıllık kesintisiz eğitimi hayata geçirmek olmuştu. Türk Milli Eğitiminin sırtına saplanan bu zehirli hançer ne yazık ki on beş yıl sonra 2012 de çıkarıldı. Ancak yerine getirilen kesintili ve zorunlu on iki yıllık eğitim de beraberindeki birçok sorunla bünyede yaralar açmaya devam etmekte. Pansuman tedbirlerle yaşatılmaya çalışan Türk Eğitim sistemi bugün can çekişmektedir. Bütün siyasi partilerimizden ve adaylarımızdan gündem ve projelerinde eğitime daha çok yer vermelerini bekliyoruz. Çünkü eğitim; nitelikli insan, kalkınma, huzur ve gelecek demektir. Eğitimi düzeltmeden, yani insanı düzeltmeden hiçbir şeyi düzeltemeyiz. Rabbim hepimize bu şuuru nasip etsin. Âmin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TOBB'dan 81 ile yazı gönderildi
TOBB'dan 81 ile yazı gönderildi
Çoban'dan, cihazların Suriye'ye gönderilmesine tepki
Çoban'dan, cihazların Suriye'ye gönderilmesine tepki