Advert
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

"SANA ‘PARTİ’ DİYENİN AKLINA ŞAŞARIM"

Bu içerik 402 kez okundu.

Yüz yıla yakın bir zamandır kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk ve en eski partisi CHP, tek partili saltanatını 1923’den 1950’ye kadar sürdürdü. Bugüne kadar 6 genel başkan gören CHP’de kurucusu M. Kemal'in 15, Milli Şef İsmet İnönü’nün 33 yıl genel başkanlığından sonra Ecevit, Deniz Baykal, Hikmet Çetin ve Murat Karayalçın da genel başkanlık koltuğuna oturdular.

1923’den 1938’e kadar M. Kemal, 1938’den 1950’ye kadar da Milli Şef İnönü ‘Tek Adam ve Tek Parti’ dönemlerini sürdürür. Avrupalılaşmayı ve çağdaşlaşmayı, milletin alfabesini, sarığını, dergahını yasaklamakta arayarak yaptıkları inkılaplarla binlerce insanı idam ederler. Ekmek, gaz ve şekerin karneyle verildiği o dönemlerde; Jandarma, Kur'an kurslarını ve şikayet olmasa bile bilhassa hocaların evlerini basar, çocukları dağıtırmış.

1950’ye kadar CHP; her dört yılda bir, ikinci seçmenlerin oy kullandığı göstermelik seçimlerle mebuslukları “kazanmış” görünse de başka bir parti karşısında zafer ilan etmekten yoksun kalmıştır. Milletvekillerinin tümünü atama ile getirmiştir. Bu nedenle parti o dönemde devletin yönetiminde karar verici bir örgüt de değildir. Alınmış kararları onaylama durumunda kalan göstermelik bir partidir. Bu yüzdendir ki o dönemde CHP için, "Sana parti diyenin aklına şaşarım. Çünkü sen ‘Şeflik’sin" demişlerdir. CHP, rakipleriyle yarıştığı 1950 seçimleriyle ancak bir ‘parti’ olabilmiştir.

1950 sonrasından günümüze kadarki tarihlerde de sadece 1972’de 1 yıl 10 ay süren CHP-MSP koalisyonuna başkanlık ederek iktidar olmuşlardır.

CHP son kez hükümetteyken Türkiye’nin nüfusu 43 milyondu. Devletin güçlü olduğu dönemlerde bireysel özgürlükleri önemsemek yerine özgürlükleri baskılayan, özellikle de dini alanları daraltan yaklaşımlar tercih eden CHP, 1950’ye kadar Anayasal kanunları kullanarak milletin alfabesiyle, fesiyle, başörtüsüyle, dergahıyla ve ezanıyla (18 yıl Türkçe okutulmuş) uğraşıp durdu. 1950’den sonra da iktidarı kaybetmesine rağmen ‘’rejimin bekçiliği’’ görevini bugüne kadar layıkıyla sürdürmeye devam ederek, aynı değerler bahse konu olduğunda karşı tavrını göstermekten de geri durmadı. Yeri geldi ‘’Orduyu göreve çağırdı’’. Yeri geldi 40 yıldır bu millete bela olmuş terör örgütü PKK’nın cenaze törenlerine giderek desteğini gösterdi. Dış güçlerin tuzağı Gezi olaylarına destek, 17-25 Aralık’ta destek, 15 Temmuz (karşı durma yerine beklemede kalmak) ve sözde ‘’adalet yürüyüşü’’ (terör destekçileriyle kol kola), FETÖ ve HDP ile dirsek teması gibi faaliyetlerini sürdürmeye devam etti.

Öte yandan bakıyorsunuz CHP, AB’deki aşırı sol siyasilerle boy gösteriyor.

Canan Kaftancıoğlu gibi Ermeni soykırımı yanlısı, Kobani destekçisi ve aşırı sol bir ismi il başkanlığına getiriyor.

Ezandan rahatsız olduğu için cami basmayı düşünen, ‘şehitler ölmez’ sloganından tiksinen Avukat Sera Kadıgil, CHP’nin en üst yönetim organında kendine yer bulabiliyor.

Eren Erdem diye bir vekili, “savaş çıktığında Türkiye yerine İran saflarını tercih edeceğini” itiraf edebiliyor. Vs. vs…

Demem o ki CHP’yi iktidar yapmayan şey; halkla bütünleşmeyen ve onların özlemlerini dikkate almayan politikalarıdır.

Netice itibariyle, Türkiye’de seçimleri sol veya sağ partilerin kazanmaları yahut İktidara gelebilmeleri için birçok koşulları bir araya getirmeleri gerekiyor.

Siyasi partilerde lider; vizyon sahibi olacak, dik durmasını bilecek, gerçeği her koşulda haykırmasını bilecek, hakkın ve haklının yanında durup adil olacak. Partilerin misyonu, bu necip milletin İslam’la olan 1000 yıllık bağını göz önüne tutarak inançlarını ve değerlerini dikkate alacak, çağdaşlaşmayı ilimde fende arayacak. İktidarda iken de halkın refah seviyesini yükselten politikalar ve projeler üretecek ve bunlarla iştigal edecek. Yoksa bundan böyle ne tek adamlıkları takar bu millet, ne de askeri darbeleri (15 Temmuz gibi) …

Selametle kalınız!

*Alemi İslam’ın ittihadına vesile olması dileğiyle Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor, hayırlı bayramlar geçirmenizi diliyorum!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vekil Erol: Elazığ’da ittifak konusunda bilgi kirliliği var!
Vekil Erol: Elazığ’da ittifak konusunda bilgi kirliliği var!
'Askıda Kıyafet' ile ihtiyaç sahiplerini sevindiriyor
'Askıda Kıyafet' ile ihtiyaç sahiplerini sevindiriyor