Advert
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

"AK PARTİ= 3, CHP= 1, MHP= 1"

Bu içerik 1638 kez okundu.

Bu hafta sonu ‘’dananın kuyruğu kopuyor’’ deyim yerindeyse. Bir süredir devam eden seçim debdebesi 24 Haziran'da son bulacak(mı acaba?). Çünkü malumunuz üzere bu seçimlerde cumhur (bizler) başkanımızı seçeceğiz ve parlamentoda yani Gazi Meclisimizde hangi partilerin yer almasını istediğimizi belirtmek üzere de sandıklara tercihlerimizi yansıtacağız.

24 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda adayların hiçbiri yüzde 50’ye ulaşamazsa en çok oyu alan iki aday ikinci tura kalacak. Yasaya göre ikinci tur seçimler, ilk tur oylamaların yapıldığı tarihi izleyen ikinci pazar günü yapılacak. Bu hesaba göre 24 Haziran 2018’de yapılacak ilk turda yüzde 50’ye ulaşamazsa ikinci tur oylamalar 8 Temmuz 2018’de yapılacak. İkinci turda da en yüksek oyu alan isim 5 yıllık Cumhurbaşkanlığı koltuğuna geçecek.

Toplumda genel kanı şu: “Seçimler neticesinde, yeni sistemin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olur. Ancak Ak Parti milletvekili sayısında düşüş olur ya da muhalefet partilerinin toplam milletvekili sayısından az olursa yeniden seçime giderler. Yoksa istikrar olmaz. Cumhurbaşkanının genel başkanı olduğu bir partinin milletvekili sayısı, karşısındaki muhalefet partilerinin toplam milletvekili sayısından az olması istikrarı zedeler. Muhalefet cumhurbaşkanının işini zora sokar. Meclis'te de hiçbir kanun falan çıkmaz”

Hatırlayın o dönemi! 7 Haziran 2015 seçimlerinde sistemi tıkamak isteyenlerin olduğu görülmüştü. Neredeyse koalisyon hükümeti kurulacaktı ve tekrardan neredeyse 2001 öncesi koalisyonlar ve tıkalı sistemler dönemine geri dönülecekti. Nihayet tekrar bir seçim kararı ile 1 Kasım 2015’te seçime gidildiğini, halkın ‘bu böyle olmaz’ diyerek AKParti’yi tekrar tek başına iktidara getirdiğini, böylelikle de sistemin önünün açıldığını hep birlikte görmüştük.

Bu seçimler neticesinde tek başına iktidar görünmezse şayet; parlamentoyu zayıf görerek Erdoğan’ın, seçim kararı alması olasılığıyla beraberkendileri için riskleri de olacak. Birinci olarak anayasa değişikliğiyle tanınan ‘karşılıklı fesih’ yetkisini kullanarak seçim kararı alması durumunda ilk 5 yıllık dönemini harcamış olacak. Seçime gidilirse yine benzer bir tablonun ortaya çıkma olasılığı var. Seçmen arka arkaya seçim olması nedeniyle tepki de gösterebilir. Tepki oyları, tabloyu daha da kötüleştirebilir. Veya tam tersi 7 Hazirandaki endişe veren tablo gibi vatandaşı, ‘’tekrar tek parti ile istikrara devam’’ yoluna itebilir. Ak Parti bu nedenlerle ittifak yaptığı MHP’nin desteği ile hükümeti sürdürme yolunu da seçebilir. Mesela; Devlet Bahçeli’nin ve MHP örgütlerinin son dönemde hükümet ortağı gibi davranması ve Bahçeli’nin yaptığı çıkışlar Ak Partide rahatsızlık oluşturuyor. Bahçeli’nin çıkışıyla erken seçim kararı alındı. Şimdi de Bahçeli, Erdoğan başta olmak üzere parti yöneticilerinin açıklamalarına rağmen af konusunu ısrarla gündemde tutuyor.

7 Haziran 2015 seçimlerinden sonraki tabloya baktığımız zaman ülkemiz, karamsar ve ‘geleceği üzerine sis bulutları çökmüş’ bir hal almıştı. Sonrasında 1 Kasım 2015’de tekrar edilen seçimlerde oyunu kullanan halk, tek başına iktidardan ve istikrardan vazgeçmenin doğru olmadığına karar vermişti. O dönem ki seçim sonuçlarına bir göz atalım:

TÜRKİYE GENELİ:

AK PARTİ, 7 HAZİRAN 2015: %40.9 İLE 258 M.VEKİLİ- 1 KASIM 2015: %49.5 İLE 317 M. VEKİLİ

CHP, 7 HAZİRAN 2015 % 25.0 İLE 132 M. VEKİLİ- 1 KASIM 2015 % 25.3 İLE 134 M.VEKİLİ

MHP, 7 HAZİRAN 2015: % 16.3 İLE 80 M. VEKİLİ - 1 KASIM 2015: % 11.9 İLE 40 M. VEKİLİ

HDP, 7 HAZİRAN 2015: %13.1 İLE 80 M. VEKİLİ- 1 KASIM 2015: %10.8 İLE 59 M.VEKİLİ

SAADET PARTİSİ, 7 HAZİRAN 2015: %2.1 - 1 KASIM 2015:  % 0.7

ELAZIĞ’DA:

AK PARTİ, 7 HAZİRAN 2015: %40.9 İLE 3 M.VEKİLİ VE 169.043 OY- 1 KASIM 2015 : %66.8 İLE 4 M. VEKİLİ (TAMAMI) İLE 219.486 OY

MHP, 7 HAZİRAN 2015: % 20.9 İLE 1 M. VEKİLİ VE 66.600 OY- 1 KASIM 2015: %13.4=  44.142 OY

HDP, 7 HAZİRAN 2015: %15.2 İLE 48.704 OY-1 KASIM 2015 : % 11.0 = 36.043 OY

CHP, 7 HAZİRAN 2015: % 6.6 İLE 21.259 OY-1 KASIM 2015: % 6.0 = 19.753 OY

SAADET,7 HAZİRAN 2015: % 2.9 İLE 9.428 OY-1 KASIM 2015: %1.2= 3.843 OY

İlimize baktığımız zaman AK Parti Elazığ’da son seçimlerde 219 bin oy almış. Bunun yanı sıra MHP 44.000, CHP 20.000, HDP 36.000, Saadet Partisi 3.900 civarında oy almış.

Seçmenlerin nabzını yokladığımızda görüyoruz ki; Ak Parti'de malum milletvekili listelerine ‘’herslenenler’’(’bazılarının hersleri çabuk geçer’ dedim ama henüz geçmeyenler var.)‘in bir kısmı MHP’ye, az bir kısmı da belki Saadet Partisi'ne oy vereceklerini söylüyorlar. Gerçi ben diyorum ki sandık başında yine elleri gitmez başka partiye oy vermeye ama… neyse…) MHP‘den ayrılanlar zaten İYİ Parti’ye yönelmiş durumda. CHP, adayı sayesinde iyi bir çıkış yaşadı lakin HDP ile oylarını bölüşecekler gibi duruyor. Yoksa sağ partilerden oy almaları çok zor. Saadet partisi her seçimde olduğu gibi yükseklerden uçsa da, keskin söylemleri sayesinde bekledikleri oy oranının 3’de 1’ini ancak alırlar.

Buradan ilimiz için seçim tahminlerimi de vereyim hemen. 412 bin seçmen ve yüzde 85 katılım oranını göz önüne alırsak; Ak Parti 195-210 bin oy aralığında, MHP 35-45 bin, CHP 28-32 bin, HDP 25-30 bin, İYİ Parti 15-18 bin, Saadet 8-12 bin ve diğer partiler 5 bin aralığında oy alır diye düşünüyorum. Haliyle; Milli İttifak oyları 1 vekil çıkarıyor ve İttifak içindeki en yüksek oyu alan CHP bu vekili alıyor. MHP 1, AK Parti de 3 vekil çıkarmış oluyor. (Adı üstünde: ’Tahmin’)

Bir de 24 Haziran'da yapılacak olan bu seçimlere farklı bakış açıları var. Mesela: Mevcut iktidar döneminde; evini arabasını almış ama dövizden ettiği üç-beş kuruş zarardan veya eksik aldığı ikramiye yüzünden, yahut yakınını işe koyamamanın verdiği sinirden dolayı artık Ak Parti'ye oy vermeyeceğini söyleyenler var. Sonra ticaretinde 2 veya 3 şube açıp, son zamanlardaki ekonomik durgunluktan sonra of pof çekenler var. Ayrıca ‘’M.Vekili listelerini beğenmeyip ‘’bunlara bir ders vermenin zamanı geldi’’ diyenler falan filan var. Herkesin kendine göre bir bahanesi var. Tabi ki demokrasi var ve isteyen istediği şekilde sandıkta seçme hakkını kullanabilir.

Lakin bir de yurt dışından ve dünyadan bu seçimlere bakış açıları da var. Avrupa, ABD ve sömürgeci ülkelerin iktidarları; yüz yıla yakındır ülkemizde PKK, FETÖ ve MEDYA başta olmak üzere bunlar gibi maşaları sayesinde, içeride oluşturdukları kaoslarla, yüksek faizler ve ekonomik sıkıntılarla halkın cebini soydular ve neticedeTürkiye’nin kalkınmasını hep geciktirdiler.

Öte yandan Türkiye’deki seçimlerle tüm dünya Müslümanları da alakadar oluyor ve SEÇİM SONUÇLARINI merak ediyorlar. Misal: Bir Sudanlı Ahmed Yunus, bir Bosnalı İzzeddin, Makedonyalı Yusuf, Malezyalı Ahmed Azzam, bir Nijerli Usame, bir Arakanlı Fazıl Hasan şöyle düşünüyorlar: ‘’Acaba Türkiye’de iktidar kim olacak ve yeni gelecek bize yardım elini uzatmaya devam edecek mi? Acaba İslam aleminin SON HALİFESİ olmuş TÜRKİYE ile son yıllarda kurduğumuz köprüler yıkılacak mı, yoksa daha da sağlamlaştırılacak mı? İslam aleminin ittihadı için anahtar ülke olan Türkiye’de seçimleri kim kazanacak? Vs. vs.

Netice olarak ‘’Öfke ile kalkıp zararla oturmayalım’’. Aklı selim ile hareket edip resmin tamamına bakalım diyorum. Türkiye’nin son yıllarda birçok kazanımları oldu, bu kazanımları kolaylıkla heba etmeyelim. Bugüne kadar Türkiye olarak ne çektiysek; milli ve manevi duygularımıza ve hassasiyetlerimize zıt olan zihniyetlerden ve ülkemizde istikrarsızlığın kaynağı olan koalisyon hükümetlerinden çektik.

Bu duygularla önümüzdeki pazar günü yapılacak olan seçimlerin başta memleketimize ve tüm alem-i İslam’a hayırlar getirmesini diliyorum. Halk olarak en çok kullandığımız cümle neydi ‘’ HAYIRLISI NEYSE O OLSUN!‘’

Kalın Sağlıcakla…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu