Advert
İHLÂSIMIZI KAYBETTİREN DÜNYEVİLEŞMEMİZ Mİ?
Habib KARAÇORLU

İHLÂSIMIZI KAYBETTİREN DÜNYEVİLEŞMEMİZ Mİ?

Bu içerik 543 kez okundu.

      

            İçinde yaşadığımız şu asırda Müslümanların dünyalık olarak imtihanları geçmiş dönemlere göre daha çok zor görünüyor. Geçmiş zamanlarda yokluğu çekilen bir çok şeyin artık bolca bulunması, nimetlerin çeşitliliği ve daha kolay ulaşılması nedeniyle Müslümanlar günümüzde dünyalık açısından çok ağır imtihanlardan geçmekte ve ne yazık ki bu imtihanların önemli bir bölümünü de kaybetmekteler. Helal ve haram kavramlarının artık pek fazla kullanılmadığı günümüzde dünya malını elde etmek için artık her yol mubah görülmekte.

            Allah’a kulluğun en belirgin göstergesi olan ihlâsın elde edilmesi ve korunması yaşadığımız ortamda biz Müslümanlar için artık çok zor görünüyor. Zira riyadan uzak bir ibadet ve itaat sahibi olmak çok büyük bir dikkat ve gayret istiyor. Yaptığımız ibadetlerin sırf Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik halis bir davranış olmasını sağlamak için nefsimizle büyük bir mücadele vermemiz gerekiyor ki çoğumuz bu mücadelede yenik düşmekteyiz. İnsanoğlunun dünya hayatındaki iki büyük düşmanı ve imtihanı olan nefis ve şeytan insanı öyle yerlerden vuruyor ki çoğu zaman farkına bile varmıyor Müslüman. Hani şeytan Cenabı Allah’tan kıyamete kadar mühlet isteyip de kabul edildiğinde: “İblis, Yâ Rabbi dedi, beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de dünyada onlara günahları süsleyeceğim ve ancak senin ihlâsa erdirdiğin kulların müstesnâ, onların hepsini azdıracağım!..” (Hicr, 15/40-42) demişti ya, işte bütün mesele o ihlâsa erdirilmiş olmakta.

Öyleyse ihlâs nedir dediğimizde; ihlâs; kulun, ibadet ve taatinde Yüce Rabbimizin emir, buyruk ve ihsanlarının dışında her şeye karşı kapalı olmasıdır. Rabbine karşı sır tutucu olması, başka bir deyimle, vazife ve sorumluluklarını O emrettiği için yerine getirmesi, yerine getirirken de O’nun hoşnutluğunu hedeflemesi ve O’nun ahrette vereceği mükâfatı beklemesinden ibarettir. Bu konuda Hazreti Peygamber (S.AV.) şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Allah sizin suret ve dış görünüşlerinize değil; kalplerinize bakar.” (Müslim, Birr 33; İbn Mâce, Zühd 9)

O halde ihlâs gizli ve açık bütün nevileriyle şirkten uzak ve tevhid üzere Yüce Allah’a kulluk edilmesi, ibadette sadece Allah rızasının kastedilmesi demektir. Zaten bütün peygamberlerin üzerinde durduğu en önemli konu da  şirkten korunmak ve ihlâslı olmaktır ki, bu konuda Hazreti İsâ (A.S.), “Muhlis, öyle bir kişidir ki Allah için amel eder, ancak insanların onu övmesini sevmez, arzulamaz.” Derken Hz. Musa (A.S.) da ihlâsı: "Kulun Allah dışında bir şeye teveccüh etmemesi, kınayanın kınamasına aldırmaması, dünyevî bir hazzı elde etmek gibi bir arzuyla vazifesinde gevşeklik gösterip İlahî bir hakikati görmezlikten gelmemesi" olarak açıklamıştır. Bu konuyla ilgili Serveri Enbiya Efendimiz (S.A.V) ise: “Hardal tanesi kadar riya bulaşmış hiç bir amel kabul edilmeyecektir.” (Müslim, İman 148,149; Ebû Davud, Libas 26) buyurmaktadır. Öyleyse ihlâstan anladığımız şudur ki;   ihlâs ameli riyadan arındırmaktır.

            Dünyalık elde etmek,  birilerinin gözüne girerek makam ve mansıp elde etmeye çalışmak ve bu nedenle de bazı cemaat ve kuruluşlar içinde boy göstermeye, ileri çıkmayı gayret edenlerle ilgili Hazreti Peygamber (S.AV.): “Yüce Allah, amellerinin karşılıklarını görecekleri günde kullarına şöyle buyuracaktır: “Dünyadayken yaranmaya çalıştığınız kimselerin yanına gidin, bakın onlardan bir karşılık görecek misiniz?” (Tirmizî, Nüzûr 3; İbn Mâce Fiten 19) buyuruyor. Rabbim bizi bu gibi kimselerle birlikte haşretmesin, razı olduğu kullarıyla birlikte haşretsin, bizleri muhlis kullarının zümresine ilhak buyursun Amin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Büyük bir israfın önüne geçildi!
Büyük bir israfın önüne geçildi!