Advert
MEB NE YAPMALI?
SIRAÇ KOÇ

MEB NE YAPMALI?

Bu içerik 417 kez okundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Kabinesinin en ilgi çeken ismi, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk oldu şüphesiz.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde lisansını, aynı üniversitede gelişim psikolojisi alanında yüksek lisansını yapan Selçuk, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde doçentlik ve profesörlük unvanlarını aldı.

Türkiye’de ideolojik kaygı gözetmeksizin her kesimde heyecan yarattı diyebiliriz bu isim için.

Ziya Selçuk, yeni milli eğitim anlayışıyla ilgili olarak, "Biz aslında bilimi, aklı, sanatı, sporu, ahlakı konuşacağız. Ahlakın üzerine inşa edilmemiş eğitim sisteminin geçerli olacağına inanmıyoruz. İnsan temelli bir eğitim anlayışı kuracağız. Eğitim önce evrensel seviyede kurulur" dedi. 

Eğitimde yeni bir dil oluşturmaya çalışıyoruz diyen Selçuk’un önünde dağ gibi sorunlar var. Yap-boz tahtasına dönen Eğitim sistemine ilişkin bilimsel ve akılcı çözümler sunması  bekleniyor elbette.

Ahlak vurgusu çok önemli ve dikkat çekiciydi.

Eksilen, bozulan ve yok olan özelliklerimize vurgu yaptı bir anlamda.

Çıtayı yukarda tuttu, bilimsel perdeden konuştu ve kendisinden beklentileri de arttırdı.

 

Eğitim sistemini bir bütün olarak ele almalıyız ancak geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanlığınca meslek liselerine yönelik açıklanan çarpıcı rapor dikkatimizi çekti.

Bakanlığın raporuna göre, meslek liselerinden son 10 yılda mezun olanların sadece yüzde 22’sinin bir işi olduğu, iş bulabilenlerin ise yüzde 80’inin asgari ücret ve altında ücret karşılığında çalıştırıldığı ortaya çıktı.

Raporda, yeterli ücretin verilmemesi, çalışma şartlarının ağır olması, sosyal statünün düşük olması, bulunulan bölgede alana yönelik iş imkânının olmaması ve mesleki yeterlilik kazandırılamaması gibi sorunlar sıralanıyor. Mezunların açlık sınırı altında çalıştırılmasını manidar bulan Bakanlık, mezunların işsiz kalmama uğruna bu şartlarda çalışmayı kabul ettikleri sonucuna ulaşıyor.

Raporun en can alıcı bölümü ise, iş bulma yöntemi üzerine.

Mezunların yüzde 37’si tanıdıkları aracılığıyla, yüzde 21’i bireysel başvuru yaparak iş bulduklarını belirtirken İŞKUR aracılığıyla iş bulabilenlerin oranı ise sadece yüzde 5.

Yani raporun özü şu:

Meslek Liseleri, gereken nitelikte ve yeterlilikte ara eleman yetiştiremiyor, eğitim altyapısı olmadığı için KPSS’de başarısız oluyor, özel sektörde vasıfsız işçi muamelesi gördüğü için açlık sınırında çalıştırılıyor, İŞKUR’un bu mezunların istihdamına yönelik en ufak bir katkısı da bulunmuyor.

 

Yıllardır imalat sektöründe faaliyet gösteren bir işinsanı olarak, yaşanılan ara eleman sıkıntısını çok yakından biliyorum. Meslek Liseleri ile yaptığımız hiç bir görüşme ve işbirliğinden bugüne kadar tatmin edici sonuçlar alamadık.

Örneğin Meslek Liselerinin Torna-Tesviye bölümünden mezun olmuş ancak tornavida tutmasını bilmeyen çocuklarla karşılaştık.

Günümüzde CNC torna tezgahlarına geçilmişken, okulların elinde 50 yıllık manuel torna makinaları ile eğitime devam edildiğini gördük. Laboratuvar ve eğitim ekipmanı yoksunu Liselerden nitelik beklemek de maalesef fazla hayalcilik oluyor.

Bir de buna Meslek Lisesi tercih eden öğrencilere yönelik beklentinin düşük kalmasını da ekleyebiliriz.

Aile; “Bu çocuktan bir şey olmaz, en azından Teknik Liseye gönderelim de bir zanaatı olsun” diyor.

Eğitmen; “Zaten ailenin de, Bakanlığında beklentisi yok, bu haylazlara(!) uğraş vermeye değmez” diye düşünerek geri çekiliyor.

Devlet kurumu da; “Diplomayı verelim, mezun edelim, kalanını çalışarak pratikte öğrenir” diye bakıyor.

Sonuçta, tüm bileşenler bir araya geldiğinde bu gençlerden Ustabaşı, Formen, Operatör ya da ara eleman yaratma beklentisi de maalesef boşa çıkıyor.

Nitekim MEB raporu da bunu doğrular nitelikte.

 

Sn. Ziya Selçuk’a buradan açık çağrı yapıyorum.

Lütfen Meslek Liselerini özel sektör ile buluşturun ve destek alın.

Mevcut Liseleri sadece teorik eğitim için haftanın 2 günü kullanın, kalan 3 eğitim gününü Organize Sanayi Bölgelerindeki Atölye ve Fabrikalarda değerlendirsin bu çocuklar.

Hem teknolojiye hem de üretime uzak yetişmesinler.

Sanayi bölgeleri dışındaki Meslek Liselerini kapatın.

Bu sayede meslek liselerine yönelik Kamusal ve toplumsal bakışı değiştirir, yeni bir cazibe merkezi haline getirebiliriz belki.

Ya değiştirelim ya da kapatalım.

Hiç değilse gençlerimizin umutlarıyla ve gelecekleriyle oynamamış oluruz.

Unutmayalım; katma değerli üretimi, katma değer yaratacak mutlu ve donanımlı gençlerle sağlayabiliriz ancak...

Hoşçakalın!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu