Advert
ACILARIMIZ KARDEŞTİR
SIRAÇ KOÇ

ACILARIMIZ KARDEŞTİR

Bu içerik 241 kez okundu.

 
Ocak ayında bir iş gezisi için bulunduğum Atina’nın güzelliği beni çok etkilemişti. 
Portakal ağaçlarıyla iç içe sokakları, Bodrum’u andıran 4-5 katlı beyaz badanalı evleri, havası ve deniziyle başka bir çekiciliği var Atina’nın.
Yunan işinsanlarının ev sahipliğinde Pire limanında yediğimiz balığın ve garnitürlerin tadı enfesti. Zeytinyağının mutfak kültürüne bu denli nüfuz ettiği başka bir coğrafya yoktur sanırım.
4 milyon nüfuslu bu kentte yaşam daha yavaş yaşanıyor sanki. İnsanların kendilerine, sanata, tarihe ve tatile daha fazla zaman ayırdıkları bir şehir yaşamı...
Bizim metropollerdeki koşuşturmadan çok daha dingin ve sade akıyor caddeler. 
Müzik çeşitliliğine, misafirperverliğine, güleryüzlerine bakınca da “komşu kültür” olduğunuzu hemen anlıyorsunuz. 

Yunanistan’ın başkenti Atina yakınlarında yaşanan yangın faciasında 88 kişi öldü, kayıp 175 kişi ise halen aranıyor. Muhtemelen kayıpların çoğu hayatını kaybetti. 
İnsan ölümleri tüm dünyayı üzdüğü gibi bizi de üzdü.
Yangın faciası devam ederken Ankara, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde bile her türlü yardıma hazır olduğunu resmî yollardan iletti. Yangın söndürme uçak ve helikopterlerinin İzmir’de hazır tutulduğunu ilk ağızdan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu açıkladı. 
Ancak Yunanistan hükümeti, olayın ciddiyetini kavramamış olacak ki, yardımı reddetti. 
Ülkede 24 saat içerisinde 47 yangın ihbarı yapılmışken bunun 15’inin Atina çevresinde olması da ayrıca dikkat çekiciydi. 
Yunanistan yangınlara alışık bir ülke. 
Her yıl irili ufaklı ama düzenli(!) yaşanan orman yangınları alışılageldik sıradan bir olay. 
Nedeni ise, toprak rantı. 
Yunanistan Kamu Düzeni Bakanı’nın “yangınların kasten çıkarılmış olabileceği” iddiası bu iddiayı doğrular nitelikte. 
Yunan hukukçu Ioannis Glivanos ise yangınların sistematik bir işleyişin ürünü olduğunu savunuyor. 
“Yunanistan’da biraz çalıyı temizleyip veya bir ormanın bir kısmını kesip bir binanın temelini atabilir, rüşvet vererek kamu hizmetleri için bağlantıyı çekebilir ve sonra da seçimlerde imar affını bekleyebilirsiniz. Bu, talancı devlet ile suç ortaklığı yapan bir halkı birbirine bağlayan, kurumsallaşmış bir trajedidir diyor aynı hukukçu. Ekliyor; “Bu trajedinin nedeni takdir-i ilahi değil. Oy avcılığına çıkan sahtekar siyasi bir sınıfın, para kazanan inşaatçıların ve rüşvetin bir sonucu. Yunan halkı bir suçlu arıyorsa dönüp aynaya bakmalıdır...”

Yangının sabotaj olabileceği kuvvetle ihtimal; ancak teçhizat ve donanım eksikliği, önlemlerin yetersizliği gibi insani ve teknik hatalar kayıp sayısının artmasına katkı sağladı maalesef. Çipras hükümeti olayın siyasal sorumluluğunu üstlense de tarihsel derinliği nedeniyle geçmiş bütün hükümetlerin bu faciada payı var. 

Tarihte bir çok savaşta karşı karşıya gelmiş iki Ulusu yaşanan bu acı olay bu kez yakınlaştırdı diyebiliriz. Olayın başlangıcından itibaren sosyal medyada acılarını paylaşan bir çok dayanışma mesajları yayınlandı. 
Ülke tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde insani değerler üzerinden başlayan bu “Uluslararası dayanışma kültürü” bir anlamda tekerrür etti.
Acılarımızın nedeni kadar acılarımızın kendisi de kardeş. Allah insanlığa tekrar benzer bir facia yaşatmasın.
Sağlıkla kalın...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu