Advert
BU KÜSTAHLIĞA KARŞI GEREKEN YAPILMALIDIR
Habib KARAÇORLU

BU KÜSTAHLIĞA KARŞI GEREKEN YAPILMALIDIR

Bu içerik 303 kez okundu.

            15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki gizli sanık ABD, tüm yaptıklarından hiç utanmadan şimdi de darbenin ele başlardan casus Andrew Brunson ‘un serbest bırakılması için ülkemize baskı uygulamakta ve tehditler savurmakta. Tabi ki 35 yıl hapis istemiyle yargılanan Rahip Brunson’un suç dosyasının bayağı kabarık olması ABD’nin hiç mi hiç umurunda değil. Türkiye üzerinde her türlü senaryoyu uygulayarak iç ve dış siyasetine müdahale etme hakkını kendinde gören ABD yönetimi adeta Türkiye’ye bir müstemleke ülkesi olarak muamele yapmakta.

            Daha önce Suriye’de bir iç savaş çıkartarak bu ülkeyi yaşanmaz hale getiren küresel emperyalizm yılanının başı ABD, sınırlarımızda teşkilatlandırdığı PKK/YPG’li teröristlere beş bin tır dolusu silah vermek suretiyle Türkiye’ye karşı olan tavrını açıkça göstermişti. Yıllardan beri hem Türkiye’yi hem de bölgemizdeki  ülkeleri karıştırmak, zayıf düşürmek ve bölmek için PKK, IŞİD ve FETÖ gibi terör örgütlerine her türlü yardım ve desteği sağlamasının yanında ABD bir yandan da Rahip Andrew Brunson gibi casuslarıyla olaylara doğrudan müdahale etmekte.

ABD’de başta yönetim olmak üzere hemen her alanda etkili olan Siyonizmin maşası Evangelistlerden biri olan Brunson din adamı kılığında hem PKK hem de FETÖ ile sürekli temasta olması hasebiyle bir bakıma Ege bölgesindeki çıbanbaşı gibi. Böylesine tehlikeli birinin serbest kalması demek onun gibi henüz ortaya çıkarılmamış casusların da faaliyetlerine korkusuzca devam etmelerine neden olmak demektir. Brunson’un Türkiye devleti ve halkı aleyhine işlediği suçların karşılıksız kalması onun gibilerin elini kolunu sallayarak ülkemizde faaliyetlerini sürdürmelerini de tabiî ki kolaylaştıracaktır.

Seçildiği günden beri küstahça kovboyculuk oynamaya çalışan ABD başkanı Trump başta olmak üzere diğer ABD yetkililerinin ülkemizi tehdit eden açıklamalarına karşı asla boyun eğilmemelidir. Ülkemize karşı yaptırımlar uygulayacaklarmış! 15 Temmuz darbe girişimine verdikleri açık ve gizli destekler, YPG’ye verdikleri silahlar, İncirlik üssünden PKK’ya gönderdiği her türlü yardım  gibi suçlarla sürekli Türkiye aleyhine faaliyet yürüten ABD, acaba Türkiye’ye daha ne gibi kötülükler yapacaktır? Şu mesele asla unutulmamalıdır. Zalimlere karşı verilen her taviz başka bir taviz doğuracaktır. Zalimler güçlerinin yettiği kimselerden taviz kopardıkça daha da cesaretlenerek başka tavizler isterler, düşülen bu zilletin asla sonu yoktur. Çünkü onlar zulmetmekten, aşağılamaktan  zevk alırlar. Onlara en baştan bu zevki tattırmamak, hatta o zevklerini zehire çevirmek gerekir.

Yüzyıldan daha fazla bir zaman dilimi içerisinde coğrafyamızda oynanan oyunlar, uygulamaya konan senaryolar ve aktörler bellidir. Artık bunu bilmeyen, işitmeyen kalmamıştır. Bölgemizdeki nihai amaç İsrail’in güvenliğini sağlamak ve sınırlarını genişletmektir. Tüm ABD başkanları bu amaca hizmet etmiş veya ettirilmiştir. Bu amacı ortaya çıkaran ve bize açıklayan rahmetli Erbakan hocamız bütün kirli senaryoların önüne geçmek için hayatı boyunca mücadele vermişti. Her şeyden önce kendi özümüze dönmemiz, batının bize giydirmeye çalıştığı kölelik kılığından kurtulmamız gerektiğini söylüyordu, görüyoruz ki haklı çıktı. Batılılara asla güvenmemiz gerektiğini onlardan bize dost olamayacağını haykırdı, dediği gerçekle şimdi yüz yüzeyiz. Çareyi kendimizde aramamız gerektiğini, bunun için İslam Birliğinin kurulmasını savundu ve kısa süren iktidarında da bunu kısmen gerçekleştirdi, ancak gel gör ki dış baskılarla bu da hayat bulmadı.

Bütün bu yaşanan olumsuzluklar ve felaketlerden sonra hem Türkiye’nin hem de diğer İslam ülkelerinin artık ABD ve diğer emperyalistlere karşı artık bir tavır almaları gerekiyor. Yoksa bizi bekleyen daha büyük bela ve musibetler kapımıza dayanmış durumda. Belki bazılarımızın rahatı bozulacak, belki bazılarımızın karları azalacak veya zarar edecek, belki bazılarımızın keyfi kaçacak, belki de ekonomik ve sosyal yönden çok sıkıntılar yaşayacağız, belki çok daha ağır bedeller ödeyeceğiz, ancak şunu iyi bilmeliyiz ki boynumuzdaki bu Amerikan boyunduruğunu çıkarmadan biz asla özgür olamayız.

Yüce Rabbimiz Kerim Kitabında: “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost (veli-üzerinizde hâkim) edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.” ( Maide sUresi,51.Ayet) buyuruyor. O halde ne Amerika’dan, ne İsrail’den ne de hiçbir batılı ülkeden bize asla dost ve müttefik olamaz, asla olmayacaktır. Yapılacak tek şey Erbakan Hocamız gibi aslanca kükreyerek : “Bana ne Amerika’dan, bana ne Amerika’dan” demek ve işin gereğini yerine getirmektir. Rabbim tüm Müslümanlara bu hamaseti ve şuuru nasip etsin. Âmin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir