Advert
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

"SU MUSLUKTAN AKIYOR İŞTE!"

Bu içerik 3058 kez okundu.


Veysel hoca, Keban ilçemizdeki bir ilkokulda; ülkemizde hemen her sezon değişen yeni eğitim sistemlerine ayak uydurmaya çalışarak görev yapan fedakar öğretmenlerimizden. Ayni zamanda okulun müdürü. Evini ilçeye taşımadığı için İl merkezine her gün otobüsle gidip geliyor.

Bu hafta sonu, ailesiyle birlikte bir gezi plânlamıştı. Öncelikle şehrin yeni açılan ve cazibe merkezi haline gelen Cip Mesire alanına gidecekler, ardından Keban barajına ve yanındaki mesire alanına gidip gün boyu güzel ve eğlenceli bir piknik yaptıktan sonra geziyi, ilçenin; namı tüm Türkiye’de artık bilinen "Çırçır Şelalesi ve Alabalık tesislerinde" bir akşam yemeği ile noktalayacaklardı.
Pazar sabahı tüm hazırlıkları tamamlayıp ailesiyle evden çıkacakları sırada cep telefonlarına bir mesaj geldi. "ULUOVADAKİ ELEKTRİK ARIZASI NEDENİYLE TÜM ŞEHRE 3 GÜN SU VERİLEMEYECEKTİR. SU KESİNTİSİNİN ELEKTRİK ARIZASI KAYNAKLI OLDUĞUNU BELİRTİR, ANLAYIŞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ." Belediye.
Hayda! Mutfağa geçip musluğu çevirdi baktı. Sular kesilmişti gerçekten de...
Tüm şehirde sular kesilmişti. Ve 3 gün boyunca su verilemeyecekti.
"Ya Sabır! Ya Allah! Hele gidelim bakalım artık ne olacaksa olur." deyip yola koyuldular.
Yolda küçük oğlu Suat başladı sorular sormaya: "Baba sular niye kesildi? Bizim musluklar mı arızalandı?
Veysel hoca oğlunun ikinci sorusunu biraz garipsedi ve : " oğlum su nereden gelir bizim evlerimize biliyor musun?” dedi.
Oğlu tamamen kendinden emin: " Evet babacığım. Su musluktan geliyor işte!." diye bir çırpıda cevapladı babasını...
Veysel hoca tebessüm etti oğluna lakin açıklama yapmadı. Öncelikle yeni hizmete giren Cip Mesire alanında mola verip yeni yapılan kamelyaların birinde oturup sabah kahvaltılarını yaptılar. O an düşündü; en son liseli yıllarında okul arkadaşlarıyla birlikte buraya gelmişti. Hanefi, Polat, Ruşen, Serdar, Fatih, Ramazan, Sabahattin vs... imam hatipli arkadaşlarıyla arada bir  gelirlerdi buralara pikniğe...
Tabi ki şimdi çok değişmişti buranın çehresi. Çöp yığınları, bozuk yollar, uzun uzun otlar yoktu artık.
Kahvaltı sonrası doğru Keban barajına yol aldı Veysel hoca.
Bu arada cep telefonundan, sosyal medyadan ildeki su kesintisiyle ilgili gelişmeleri öğrenmeye çalışıyordu.
Bazı STK başkanları sosyal medyada mesajlar atarak bu işin sorumlularını arıyordu. “Bu zamanda bu kadar gün koca şehir susuz nasıl bırakılırdı? Elektrik arızaları için neden tedbirler alınmamıştı? Yoksa şehrin su kuyularında problem mi vardı?” vs. vs... Yani şehrin gündeminde bu işle ilgili bir kaç tartışma yaşanıyordu...
Türk mühendisliğinin ortaya koyduğu ilk dev baraj olan Keban barajının yanına geldiklerinde Veysel hoca oğluna: " Bak oğlum! Bu barajda elektrik üretiliyor ve burada üretilen elektrik, bizim evlerdeki musluklardan su gelmesi için ilimizdeki su kuyularının çalışmasını sağlıyor ve bizim musluklara da su o kuyulardan geliyor. Sabah elektriklerde arıza olduğu için kuyular çalışmadı ve haliyle sularımız da kesildi." diyerek, arabada sorduğu sorunun da cevabını vermiş oldu.
Hafta sonu programını biraz eğlenceli biraz düşünceli (su meselesi) bir şekilde geçirerek eve döndüklerinde yaptıkları ilk iş suları kontrol etmek oldu. Evet. Su musluktan geliyordu. Derin bir Oh! çekti. Zira su demek hayat demekti. Su olmazsa hayat dururdu. Evinde akmayan su demek, ellerinde kovalarla o çeşme senin bu çeşme benim gezmek demekti. Suyun akmaması demek; banyo yapmanın, çamaşır ve bulaşık yıkamanın birer eziyete dönüşmesi demekti. Neyse ki bütün bunları yaşatmadığı için, Allah'a bir kez daha şükretti.
Gece geç vakit, Veysel hoca uyumadan önce; liseli arkadaşlarıyla gelenek haline getirip yıllardır her hafta okudukları hatimden kendi cüzünü okumak için aldı Kur'anı eline, başladı okumaya... ilk ayeti okuduktan sonra mealine baktı yan sayfadan: " De ki: 'Söyleyin bana! Eğer suyunuz (yerin dibine) çekilecek olsa, artık size kim bir akar su getirebilir?'( Mülk Suresi, 30. ayet)
"Sübhanallah. Tevafuğa bak" dedi içinden ve oğlunun “suyun nereden geldiği” sorusuna verdiği cevabı geldi aklına. Eksik cevaplamıştı Veysel hoca. Elimizdeki nimetlerin asıl sahibinden bahsetmeyi unutmuştu.Aslında toplum olarak belki de hep böyle düşünür olmuştuk. Evde musluklarımız var, ve : "Su musluktan geliyor işte!"...

Su gibi aziz olasınız!...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!