Advert
“ÇOCUKLARIMIZA  KIRK YILLIK TECRÜBE”
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

“ÇOCUKLARIMIZA KIRK YILLIK TECRÜBE”

Bu içerik 809 kez okundu.

Toplum olarak çocuklarımızı sosyal hayatın içerisine hangi seviyeden ve hangi zaviyeden dahil ediyoruz? Onlara yaşamın gerçek yönlerini, hayatta mücadelenin önemini ve ayakta kalabilmek için gayret ve çaba göstermenin gerekliliğini ne kadar anlatabiliyor ve bu hususlardaki mukavemetlerini ne kadar ölçebiliyoruz?
Kıymetli bir başkanımız (STK) bu konuyla ilgili başından geçen bir hadiseyi şöyle anlatmıştı: 
“Yine işlerimin yoğun olduğu bir dönemdi. Haliyle eve ve dahi çocuklara pek zaman ayıramıyordum. Büyük oğlum, özellikle okullar tatil olduktan sonra herhangi bir sosyal etkinliğe de katılmamıştı. Hemen her gün aynı şeyleri yapıyor, gün boyunca akıllı telefonunu elinden düşürmeden sosyal medyada dolaşıp duruyor, gün geçtikçe de asosyal bir hal alıyordu. Eskiden büyüklerimiz hep derdi: "Çocukları tatilde sanayiye ya da bir esnafın yanında çıraklığa vereceksin, biraz hayatı öğrenecekler" Ama nerde! Bizim çocuklar gidip birinin yanında çalışacak, hem de sanayide, peh! Neyse, ertesi gün arkadaşlarla yine böyle bir sohbette bu konuyu açtım. Kuyumcu bir arkadaş, "Başkanım senin çocuk öyle her yerde gidip çalışmaz. Sen gönder benim yanıma belki kuyumcuda çalışır. Daha nazik bir iştir kuyumculuk. Belki çocuk kabul eder” dedi. Akşam ben de oğluma konuyu açtım. Oğlum, nasıl olduysa bu teklifi bir çırpıda kabul etti. Meğerse kendi arkadaşları arasında bu konulardan bahis açılmış. Benden de bunu duyunca hemen "Evet" dedi. Ertesi gün de gidip çalışmaya başladı.
Kuyumcuda geçirdiği ilk günün akşamı evde bizlere, o gün kuyumcuda yaşadıklarından bahsetmeye başladı: "Baba! Bugün garip bir amca geldi kuyumcuya. Köyünden geliyormuş. Elinde bir beze sarılmış küçük taş bir heykel vardı. Meğerse sahtekârlar, zavallı adamın evinin bahçesine daha önce gömdükleri bu heykeli çok kıymetli bir antika diye kandırıp bir miktar parasını alıp gitmişler."
İkinci gün başka olaylar anlatıyor oğlum: "Baba bir aile geldi. Kadın ellerindeki bileziklerini, yüzüklerini ve altınları bozduruyordu. Ev almışlar. Bir kısım da akrabalarından borç almışlar. Demek ki insanlar ev, araba alırken birbirlerine borç olarak altın da veriyorlar."
Üçüncü gün: "Baba bugün dükkanın tüm faturalarını ben gidip yatırdım. Bir de öğle vakti ne yemek yedik biliyor musun? Kavun, tulum peyniri ve ekmek. Ben de bu kuyumcular her gün kebap yiyordur sanıyordum"... Bizim çocuktaki bu değişiklikler hoşuma gitmişti. Evvelki gün yine böyle anlattı... Yine anlattıklarını dinledikten sonra hanıma dönerek, biraz da latife ile, "Ya hu çocuk bir haftada neler gördü neler yaşadı görüyor musun? Biz bunları boşuna mı okula gönderiyoruz nedir, baksana bir haftada öğrendiklerini eski haliyle kırk yıl okusa bile tecrübe edemezdi" dedim... Diye bitirdi anlattıklarını arkadaşım...
Sanayilerde çırak olabilmek geçmişte oldukça zordu. 'Eti senin, kemiği benim' denilerek sanayilere, tamirhanelere gönderilen çocukların birçoğu şimdi usta veya iş yeri sahibi oldular.
Şimdi bakıyoruz da gençlerimiz internet bağımlısı olmuşlar, çalışmıyorlar, iş beğenmiyorlar, kimileri belirli bir yaşa gelmişler lakin herhangi bir meslek sahibi olamamışlar. Kimileri okul okul demiş okumuş fakat her hangi bir kuruma atanamayınca ortada kalmış. İşten ticaretten de anlamıyor ne kendine ne memlekete faydası oluyor. Maalesef Türk eğitim sisteminin oluşturduğu, ben yapamadım bari çocuğum yapsın zihniyetine sahip kişiler, sistemin kendisine sunduğu her şeyi çocuğuna standart olarak yüklemeyi baştan kabul etmiş. Haliyle; ya hu çocuk bunu istiyor mu, buna meyilli mi? Gelişiminde bunun ne gibi faydaları olur? diye pek de kafa yormayan ebeveynler olduk. 
Netice itibariyle çocuklarımızı daha ilköğretim ve lise yıllarında iken (yaz tatillerinde) bu türden faaliyetlerle sosyal hayatın gerçekleriyle tanıştırmamız; onlara gelecekte hayatın zorluklarına karşı mukavemetlerini artıracak ve bu zorluklar karşısında nasıl davranmaları gerektiğini öğretecektir. Biz babadan böyle gördük...
Kalın sağlıcakla!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
'Anadolu Landini Anadolu Yollarında' etkinliği Elazığlı çiftçilerle buluşuyor
'Anadolu Landini Anadolu Yollarında' etkinliği Elazığlı çiftçilerle buluşuyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eski eğitim-öğretim sistemini rafa kaldırdık
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eski eğitim-öğretim sistemini rafa kaldırdık