Advert
KÜRESEL SAVAŞIN AYAK SESLERİ
SIRAÇ KOÇ

KÜRESEL SAVAŞIN AYAK SESLERİ

Bu içerik 295 kez okundu.

İdlib operasyonuna yönelik Tahran’da gerçekleştirilen Türkiye-Rusya-İran üçlü zirvesinden beklenenin aksine somut bir sonuç çıkmadı.

İran Radyo ve Televizyonu’nun yanlışlıkla(!) canlı yayınladığı toplantıdan yansıyanlar ve 12 Maddelik ortak mutabakat metni de bu savı güçlendiriyor.

Tek somut sonuç, Astana sürecinin devam ettirilmesi konusundaki üçlü mutabakat.

Ancak bu sürecin de garantör üç ülke arasındaki ihtilafların derinleşmesi nedeniyle kesintiye uğraması an meselesi.

Türkiye, İdlib’de bir operasyonun kaçınılmaz olduğunu biliyor ancak savaşın El Nusra ile sınırlı tutulmasını istiyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üst üste söz alarak sonuç bildirisine ısrarla eklemek istediği ateşkes kararı ne İran’dan ne de Rusya’dan destek görmedi.

 

Rusya ise, Amerika ve Avrupa ülkelerini karşısına alarak yürüttüğü Suriye operasyonunda şu ana kadar ki en güçlü konumunu yaşıyor.

Ve masada değil sahada kazanacağını biliyor.

Operasyonun insani boyutunu önemsemediği de apaçık ortada.

Aynı durum İran için de geçerli.

Esad yönetimine karşı olduğunu her fırsatta dile getiren ancak müttefiklerinin Esad yanlısı siyasetinden dolayı uzlaşmacı olmak zorunda kalan Türkiye için sıkıntılı bir süreç var önümüzde.

Suriye ordusu, İran ve Rusya desteğiyle operasyonların şiddetini arttırıyor. Rus ve Suriye uçakları fosfor bombalarıyla İdlib’i vurmaya devam ediyor.

Ancak asıl tehlike, ABD’nin İdlib operasyonu ile Rusya ile bir kez daha karşı karşıya gelecek olması.

Bu çatışma küresel bir savaşın ilk ayağı olacak gibi duruyor.

 

Tahran zirvesi Arap yarımadasında da en çok tartışılan konulardan biri.

Kuds El Arabi gazetesi, Tahran’da gerçekleştirilen zirvede taraflar arasındaki görüş ayrılıklarına dikkat çekiyor. Gazete zirveyi, “Arap olmayan üç devlet liderinin, yine Arap olmayan bir devletin başkentinde Arap devletlerinin omurgası sayılan bir ülkenin geleceğini tartışmak” olarak tanımlıyor.

Ürdünlü stratejist Oraib El Rintavi Ürdün El Destur gazetesindeki köşesinde, İdlib’te bir savaşın kaçınılmaz olduğunu ve Türkiye’nin de bu gerçeği kabul ettiğini yazdı. El Rintavi, “Savaşların anası İdlib’e yaklaşıyor ve bundan kaçış yok. Rusya, İran ve Suriye’yi İdlib’e yönelik pervasız bir savaş konusunda uyaran Donald Trump’ın bile bu açıklaması sınırlı bir savaş seçeneğini kabul ettiğini göstermektedir” diyor.

Rai Al Youm başyazarı Abdulbari Atwan ise, İdlib’te ABD ile Rusya’nın savaşma ihtimalinin daha da artacağına ve her iki ülkenin hesaplarını bu yönde yaptıklarına dikkat çekiyor.

 

Bu arada Irak’ın Basra kentinde başlayan gösteriler dikkat çekici.

Gözler Suriye üzerindeyken Irak’ın yeni bir karışıklığa itilmesi kafalarda soru işareti yaratıyor.

Su, İran’ın Irak’a karşı kullandığı bir koz.

Karun nehri gibi Basra’nın su kaynaklarının İran tarafından kesilmesi Şattül Arap’taki tuzluluk oranını arttırdı.

30 bin kişi hastanelere akın etti.

Basra halkının Irak Merkezi yönetimine karşı memnuniyetsizliği tavan yapmış durumda. İran yanlısı milislerin göstericilere karşı tavrı ise, İran’ın bölgedeki nüfuzunun ne denli arttığını gösteriyor.

 

Bir zamanlar bilim, felsefe ve dinler tarihi ile anılan Ortadoğu, artık kan, gözyaşı ve acı ile anılır oldu.

Büyük güçlerin büyük oyunlarının sergilendiği bu güzide coğrafya, yeni savaşlara gebe.

Ne zaman olacağını bilmesek de, kıyametin Ortadoğu’da kopacağını artık biliyoruz.

Sağlıkla kalın...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu