Advert
FİTNELERE KARŞI UYANIK OLALIM!
Halit POLAT

FİTNELERE KARŞI UYANIK OLALIM!

Bu içerik 406 kez okundu.

         Kuran ve pratiği olan Resulullah’ın (s.a.v) hayatı Müslümanların birlik olmasına hayati bir önem vermiş bu birliğin sağlanamaması veya bozulması durumunda Müslümanların başlarına nelerin gelebileceğini önceki kavimlerden örnekler vererek bize açıklamıştır. Allah-u Teala Yahudilerin birlik ve beraberliklerini muhafaza edemeyip fitneye sebep olmalarını Bakara Suresinin 85. ayetinde şöyle anlatmaktadır: “Sonra siz o kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürürsünüz ve sizden olan bir fırkayı da yurtlarınızdan çıkarırsınız. Ve onların aleyhine mâsiyet ile, zulüm ile yardımlaşıyorsunuz. Ve onlar size esir olarak gelince de onlar gibi fidyeleşmekte bulunuyorsunuz. Halbuki onların öyle yurtlarından çıkarılması sizin üzerinize haram bulunmuştur. Artık siz kitabın bir kısmına inanıp da bir kısmını inkâr mı eyliyorsunuz? Şimdi sizden böyle bir fiilde bulunanların cezası, bu dünya hayatında zilletten başka değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine sevk olunacaklardır. Allah Teâlâ da sizin yaptıklarınızdan asla gâfil değildir.” (Bakara 85)

        Değerli okuyucularımız bugünkü yazımızın konusu Allah-u Teala’nın Yahudileri adeta azarladığı bu ayetin günümüz Müslümanlarına yansıması ile ilgili olacaktır. Maalesef bu ayet, sanki bugünkü Müslümanlar için nazil olmuş ve siz niye birbirinizle savaşıyorsunuz ve bir birlerinizi yurtlarınızdan çıkarıyorsunuz diye azarlamaktadır. Maalesef bugünkü Müslümanların yaptığı Allah’ın azarladığı Yahudilerin yaptığından farklı değildir. Müslümanlar ilk dönemlerden beri süregelen kendileri ile bir iç savaşa girmiş ve bugün bu savaş daha kızışmıştır. Yine ayette geçen  “Ve onların aleyhine mâsiyet ile, zulüm ile yardımlaşıyorsunuz” ifadesi ile Allah, Yahudilerin birbirleri aleyhine düşmanları ile iş birliği yaptıkları için onları azarlamaktadır. Maalesef Müslümanlar, Allah’ın azarladığı bu filii bugün her zamankinden daha fazla yapmaktadır. Müslümanlar birbirleri olan sorunları ve iç çekişmeleri karşısında hemen gayri müslim devletlerin ve oluşumların kapısına koşmakta ve Müslüman kardeşlerinin aleyhinde bu gayri oluşumlardan medet ummaktadır.

      Müslümanlar kardeşlerim! Allah bu birliği bozup fitneye meydan verenleri “Sizden böyle bir fiilde bulunanların cezası, bu dünya hayatında zilletten başka değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine sevk olunacaklardır” diyerek hem dünyada hem de ahirette cezalandıracağını ve ahiretteki cezalandırmanın ise daha şiddetli olacağını buyurmaktadır. Bu kadar açık ayetlere rağmen Müslümanların bir birleri savaşması, bir birlerini öldürmeyi caiz görmesi hatta birbirlerinin öldürmesinin vacip olduğu yönünde fetva yayınlamaları cahillik değilse Allah’ın emrine isyan değil de nedir. En küçük farklı bir görüşte taraflar birbirlerini tekfir etmekte, en küçük farklılığa müsamaha göstermemektedir. Halbuki insan oluşumuz itibari ile hepimizin farklılıkları olacaktır. Bu farklılıklar Kuran’a ve sahih sünnete ters olmadığı sürece insanları kafir kılmaz. Bilakis bu farklılıklar birer zenginlik olarak görülmelidir. Maalesef Kuran ve sahih sünnette net bir şekilde belirtilmeyip yoruma açık olan ayetler üzerinden ileri sürülen farklı görüşler, insanların tekfir edilmesi ve ardından öldürülmesine fetva verilmesi için yeterli görülmektedir. Halbuki bir insanın öldürülmesi bu kadar basit olmamalıdır. “Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi  kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lanetlemiş ve büyük azap hazırlamıştır.” (Nisa 93) ve

    “Kim haksız yere bir canı öldürürse bütün insanları öldürmüş gibidir” (Maide 32) ilahi uyarısına rağmen Müslümanlar en küçük farklılıkta birbirlerini öldürülmeyi ibadet olarak görüyorsa Müslümanlığımızı ve Kuran ile olan ilişkimizi gözden geçirmemiz gerekmektedir.

       Müslümanların birbirlerini sudan sebeplerle öldürülmelerinden daha acı verici olan ise bir birleri aleyhinde gayri müslim oluşumlarla iş birliği yapmalarıdır. Müslümanlar ahiret gününde ellerindeki kardeş kanını hiçbir şekilde temizleyemeyecek ve bu kanı niye akıttığının hesabını hiç bir şekilde veremeyecek ve Allah’ın kıyamet gününde birbirlerini öldürenlere hazırladığı azabın en şiddetlisine düçar olacaktır. Müslümanlar bir ailedir. Bu ailede bazen sorunlar çıkabilir. Bu sorunlar el ele verip, müsamaha ve istişare ile çözülmelidir. Hiçbir şekilde dışardan bu aileye kimse sokulmamalı ve sorunlara müdahil edilmemelidir.

     Bir fitne ortaya çıktığında sadece o fitneyi çıkaranlar değil, tüm insanlar günahkar ve mesul olurlar. Bu konuda Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Sakının o fitneden ki sadece sizden  günah işleyenlere isabet etmez. O azap geldiğinde hepinizi kapsar.” (Enfal 25)

     İnsanlar münkeri açık bir şekilde yaptıklarında o münkeri görenlere farz olan onu değiştirmeleridir. Eğer insanlar buna ses çıkarmazsa hepsi günahkar olur. Biri yaptığı için diğeri de ses çıkarmadığı için günahkar olur ve Allah her ikisini aynı azaba tabi tutacaktır. Müminlerin annesi Zeynep Binti Cahş peygambere soruyor: “Salihler içimizde olmasına rağmen biz helak mı olacağız? Resulullah cevaben evet dedi. Kötülükler çoğaldığı zaman, insanlar zalimi görüpte zulmünü engellemediklerinde Allah’tan bütün insanları kuşatacak bir azap gelecektir.” İbn-i Abbas nakledilen diğer bir hadiste de peygamber efendimiz (s.a.v) şöyle diyor: “Allah müminlere kendi aralarında kötülüğü barındırmamalarını emretmiştir. Ahlaksızlık hırsızlık zina birbirlerini öldürme gibi günahları yapanların ve buna ses çıkarmayanları barındırılmaması gerekir. Müminler içerisinde münker işlendiği zaman Allah’ın azabı hem işleyenleri hem de tepki göstermeyenleri kapsar.”

        Allah bizleri fitnelere karşı uyanık olan, bu fitneleri bozaca feraset sahibi kullarından eylesin. Amin.

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BAKAN PAKDEMİRLİ'DEN ELAZIĞ'A MÜJDE!
BAKAN PAKDEMİRLİ'DEN ELAZIĞ'A MÜJDE!
“Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli
“Tarım bana göre savunma sanayisinden de önemli"