Advert
  İŞLER NİYE TERS GİDİYOR?
Habib KARAÇORLU

İŞLER NİYE TERS GİDİYOR?

Bu içerik 455 kez okundu.

            İçinde bulunduğumuz 2018 yılı hem ülkemiz hem de tüm dünya için büyük çalkantılar ve sıkıntılarla geçmekte. Dünya genelinde yaşanan ekonomik sıkıntıların yanında bölgesel savaşlar,  çeşitli tabii afetler ve olumsuz iklim şartları beraberinde insanlık için çeşitli tehlike ve musibetleri barındırmakta. Bir tarafta yaşanan problemler ve olumsuzlukların yanında öbür yanda bütün olup bitenlerden etkilenmeyen rahat ve lüks bir hayat sürenler de var tabii. Birilerinin çektiği sıkıntıların, gördüğü eziyetlerin, yaşadığı yoklukların, maruz kaldığı belaların, ızdıraba dönüşen acılarının ve sonuçta zindana dönen hayatlarının karşılığında zevkü sefa sürenler, çalıp oynayanlar, hayatın tadını çıkaranlar, gamsız ve kedersiz günlerini sürdürenler de var. Bu tablo bize: “galiba işler ters gidiyor” diyor.

            Trafikten ekonomiye, eğitimden tarıma, asayişten ticarete kadar her alanda yaşanan olumsuzluklar her geçen gün çığ gibi büyüyerek biraz daha insanları ve genelde toplumun tamamını gererek strese ve sıkıntıya sokmakta. Üniversite sınavına giren iki milyonun üzerindeki gencin çok önemli bir bölümü dışarıda kalırken hala daha binlerce kontenjanın boş kalması nasıl izah edilecek? Eğitime harcanan o kadar paraya ve yapılan o kadar reforma rağmen sınavlarda sıfır çekenlerin sayısının on binlerle ifade edilmesi, okulların açılmasına rağmen hala daha gideceği lise kesinleşmemiş öğrencilerin varlığı yanında meslek liselerinde çoğu boş kalan kontenjan ve sınıflar ve bunun aksine genel liselerde kırk beş kişilik sınıfların olması bize işlerin ters gittiğini anlatmakta.

 O kadar çok yapılan yola, köprüye, tünele, alt ve üst geçitlere rağmen yine trafik kazalarındaki artışlar ve akıl almaz kazalar trafikte de işlerin ters gittiğini anlatmakta.

            Ekonominin darmadağın olduğu bu günlerde alıcı ve satıcıların hiçte memnun olmadığı aşırı fiyatlarla piyasalar kilitlenme noktasına gelmesine rağmen yüksek kur ve faizin ortalığı kasıp kavurmasına aldırmadan hala daha israfa devam edenlerin varlığı da yine bize işlerin bir yerde ters gittiğini anlatmakta. Ekonomide alınan tedbirlerin üretici ve tüketici yerine bankalara yaraması, vurgunculara, talancılara ve tefecilere gün doğması bir kez daha bize işlerin ters gittiğini göstermekte. Tarımda verilen onca desteğe, yapılan bir sürü reforma rağmen hala daha dışarıdan buğday, nohut, mısır, pamuk başta olmak üzere canlı hayvan ve et ithal edilmesi bize tarımda da işlerin ters gittiğini anlatmakta.

            Medeniyetin merkezi ve zirvesi kabul ettiğimiz Avrupa’dan yüzlerce yasa, yönetmelik ve kriterleri alıp uygulamamıza rağmen toplumda her geçen gün suç işleyenlerin oranının artması, boşanmaların, kavgaların, çatışmaların sıradanlaşması, aile kurumunun çatırdamaya başlaması yine bize işlerin bir yerde ters gittiğini anlatmakta. Velhasıl elinizi neye atsanız sapır sapır döküldüğünü ve içten içe bir tefessühün olduğunu görüyor ve derin derin düşünüyoruz: “yahu bu işler niye ters gidiyor?” diye.

İşler niye ters gider? Tarihçiler, sosyologlar, fikir sahipleri, yazarlar ve son olarak da din bize şunu anlatıyor: Bir yerde adalet zedelenmiş ise, hak ve hukuk çiğneniyorsa, ehliyet ve liyakat yerine torpil ve rüşvet öne geçmişse, yalaka,  dalkavuk ve çıkarcılar rağbet görüyor, israf ve gösterişe meraklı olanların sayısı artıyor, helal ve harama riayet edilmiyorsa, merhamet, insaf, vicdan, ar, hayâ, namus, iffet, izzet ve şeref rafa kaldırılmışsa orada elbette işler tersine gider.

İşler nasıl düzelir? Herkes başkaları yerine önce kendini düzeltir, kendi görevini hakkıyla yerine getirir, yardıma ihtiyacı olanların yardımına koşar, toplum birbirine güvenir, birbirine dayanır, yanlış yapanlar uyarılır, neme lazımcılık ayıplanır, her kes hak ettiği yerde olur, sadece hak ettiğini alır ve yüzünü ins ve cin şeytanlarından Yaradanına döner O’nun yolundan giderse işler doğru yola girecektir. Şunu çok iyi bilmemiz gerekir ki başımıza gelen musibet ve bela bizim kendi elimizle kazandığımızdan başka bir şey değildir. Yüce Rabbimiz: “Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.” (Şura Suresi, 30.ayet) ve “Şüphesiz Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler”(Yunus Suresi, 44.Ayet)) diye buyurmaktadır. Rabbim bizi doğru yolda olanlardan kılsın. Amin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vekil Erol: Elazığ’da ittifak konusunda bilgi kirliliği var!
Vekil Erol: Elazığ’da ittifak konusunda bilgi kirliliği var!
'Askıda Kıyafet' ile ihtiyaç sahiplerini sevindiriyor
'Askıda Kıyafet' ile ihtiyaç sahiplerini sevindiriyor