Advert
YEMEN’DE İNSANLIK DRAMI
SIRAÇ KOÇ

YEMEN’DE İNSANLIK DRAMI

Bu içerik 281 kez okundu.

 

Yemen 528 bin km2 alana sahip ve 27 milyon nüfuslu.

Petrol ve doğal gaz kaynakları olmaması nedeniyle fakir bir ülke. Ancak Yemen’in Hint Okyanusu’ndan Süveyş Kanalı’na girişindeki coğrafi konumu ülkeye büyük bir stratejik önem kazandırmakta.

2015 yılında “Arap baharı(!)” ile başlayan Yemen iç savaşı, bugün Amerika-Suudi Arabistan ittifakının, İran’la kozlarını paylaştığı bir alana dönüşmüş durumda.

Yemen iç savaşına daha sonraki dönemde Riyad destekli El Kaide yanlısı gruplar da müdahil olmuş durumda.

Birleşmiş Milletler kaynakları Yemen’deki savaş nedeniyle büyüme eğilimindeki “insani krizin” Yemen halkı üzerindeki etkileri konusunda ciddi uyarılar yapmakta.

 

Yemen’in çocukları ise açlıktan, koleradan ve bombardımanlardan kırılıyor.

Milyonlarca çocuk sessizce ölümü bekliyor.

Ve maalesef yine bir İslam coğrafyasında, müslümanın müslümanı katlettiği savaşın mağdurları da yine çocuklar.

Daha geçtiğimiz ay, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Hudeyde kentine düzenlediği hava saldırısında okul otobüsündeki 40 civarında çocuk hayatını kaybetti. Ardından 26 çocuk ve 4 kadının öldüğü ikinci bir saldırı daha düzenlendi.

Savaş sebebiyle nüfusun dörtte üçü, yani 20 milyon Yemenli, korunmaya ve insani yardımlara ihtiyaç duyuyor. Ayrıca, kalan 7 milyon insan, yetersiz beslenme sebebiyle yaşam mücadelesi veriyor.

 

Asıl dikkat çeken ise, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, Uluslararası kamuoyunun sergilediği umursamazlık.

Kimi ülkelerin-ki hepsi Müslüman ülkeler, tepkisizliği anlaşılabilir çünkü bu koalisyon gücünün içerisinde yer alıyorlar. Bu ülkeler olaya insani değil tamamıyla ittifaklar ve kazanımlar düzeyinde bakıyor.

Yani ölenin ve öldürenin kimliği hiç önemli değil.

Peki ya İnsani yardım kuruluşları, sivil toplum örgütleri, aydınlar, yazarlar, düşünürler?

Yeni Asya Gazetesi yazarı Faruk Çakır’ın dediği gibi; “Çok büyük bir çelişki yaşanıyor. Yemen’de yaşayanlar da Müslüman, ona bomba atanlar da başka bir Müslüman ülkesi. Yetmiyor, çocukların bombalarla öldürülmesine sessiz kalanlar da yine Müslüman ülkelerde yaşayanlar ve oralarda idareci olan siyasetçiler. Bütün bunlar olsa olsa kıyamet alâmeti olabilir!”

 

Yemen'de temiz su sorunu da önemli bir başlık. Ülkenin başkenti Sana'da musluklardan 4 günde bir temiz su akarken bundan da anca kentin yarısı faydalanabiliyor. Ülkenin diğer kentlerinde ise temiz su yok. Ülkede 13 milyon sivil temiz suya erişemiyor. Bunun yanı sıra ülkede kolera salgını da baş göstermiş durumda.

Uluslararası Kriz Grubu Yemen Danışmanı Peter Salisbury, Yemen'de çatışma riskinin arttığı ve bunun açlık sınırında yaşayan Yemen halkı için büyük bir risk oluşturduğu uyarısında bulunuyor. Salisbury, Yemen'in Hudeyde kentini ele geçirmek için Husiler ile koalisyonun desteklediği güçler arasında çatışma riskinin arttığını ve bunun açlık sınırında yaşayan Yemen halkı için büyük bir risk ortaya çıkardığını yazdı.

Salisbury'e göre, son iki haftada Yemen krizinin çözülmesine yönelik başlatılan müzakere sürecinin sonuçsuz kalmasının ardından yeniden başlayan çatışmalar, ülkede en kanlı savaş olma riski taşıyor.

 

Tarih bize şunu öğretmiştir ki, savaşların asıl nedeni insanoğlunun çıkarıdır.

Yani, altında din veya mezhep çatışması yatıyor gibi görünen tüm savaşlar, çıkar savaşlarıdır.

Filistin için gösterilen hassasiyet neden Yemen için gösterilmiyor?

27 milyon müslümanın kıyımına milyarlarca Müslüman olarak sessiz kalıyor ve izliyorsak bazı değerlerimizi ve her şeyden önce insanlığımızı yeniden sorgulamamız gerekmez mi?

Bugün üç maymunu oynayan İslam coğrafyası liderleri için Yemen savaşı turnusol kağıdıdır.

Ya bu insanlık dramını sonlandıracaklar ya da bu katliamın direkt ve dolaylı ortağı olarak tarihe geçecekler.

Muhabbetle kalın!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Afyon maçını Çetin yönetecek
Afyon maçını Çetin yönetecek
Alpay: Dosta güven, düşmana korku salıyoruz!
Alpay: Dosta güven, düşmana korku salıyoruz!