Advert
KENDİMİZE DÜŞMAN OLDUK!
FIRAT POLAT

KENDİMİZE DÜŞMAN OLDUK!

Bu içerik 265 kez okundu.

İnsanoğlu var olduğu günden bu yana sürekli olarak içinde yaşadığı dünyayı, evreni tanımaya ve anlamaya çalışmış, ancak bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur.

İnsan zihni geliştikçe, düşünceleri değişti, çeşitlilikler arttıkça ve her yönden zenginleşmeye başladı. Kendilerine amaç edindikleri tüm beklentileri gerçekleştikçe bu seferde sahip oldukları maddi bolluğa rağmen, içinde bir boşluk, anlamsızlık, doyumsuzluk ve hem kendine hem de topluma yabancılaşma gibi sorunlarla mücadele etmeye başladı.

Günümüzün üçte birini dolduran iş yaşamı, zaman azlığı, ağır çalışma koşulları, ekonomik sorunlar, gelir dağılımındaki dengesizlikler ve insanlar arasındaki iletişim kopukluğu, günümüz insanını anlayış kıtlığına, hoşgörüsüzlüğe ve dolaylı olarak da mutluluk beklentisi olan her insanı mutsuzluğa itiyor.

Sonuçlarını da toplum içinde yaşarken görüyoruz. Bir bakıyorsunuz ki hiç ummadığınız insanlardan beklenmedik davranışlar, tepkiler alabiliyorsunuz. Bu hayat şartlarında toplum olarak ruh sağlığı bozuk insanların sayısı her gün biraz daha artış gösteriyor. Siz istediğiniz kadar verici olun, iyimser olur, paylaşımcı olun, doğrucu olun mutlaka bir eksiğinizi ortaya çıkarıp yüzünüze vuracaklardır. Bu şekilde davranışlarla karşılaştığımız sürece yapıcı değil yıkıcı eleştirilerle insan olarak insanlıktan uzak tepkilerle karşılaşıyoruz.

Dünyanın birçok sorunu arasında kendimize hiç hatırlatıyor muyuz acaba bir gün, biz de geçip gideceğiz bu dünyadan, öleceğiz diye hiç aklınıza geliyor mu? Elli yıl sonra mı, on yıl sonra mı, yoksa bugün mü? Herkes hastane kuyruklarında sağlık taramasından geçerken, belki de bir trafik kazasında hayatımızı kaybedeceğiz. Bu tür kazaları duyduğumuz zaman hep düşünmüşümdür. Acaba bu insan bugüne kadar nasıl yaşadı, mutlumuydu, kaç kez, birileri ona ne kadar önemli olduğunu hissettirdi, sevilen bir insan olduğunu hatırlattı.

Yaşarken acaba hiç yemediği, tatmadığı bir şey var mıydı? Hayalini kurduğu şeylerin sahibi olabildi mi? İşte bu tür sorular bize insan olduğumuzu ve her insanın, her canlının ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Ne yazık ki bunları bile bile insanlar hala birbirlerini kırıyorlar, üstün olma derdine giriyorlar. EN’lerimiz bol bir dünya yaratıyoruz kendimize. Kendi özgürlüklerimizi yaşatmak isterken başkalarının özgürlüklerini kısıtlıyoruz, kendi hapishanelerimizi kendimiz yaratıyor sonra da suçlu arıyoruz. Bunlar hiç güzel şeyler değil elbette. Kendi doğrularımızı birilerine kabul ettirmek için süslü püslü gerekçelere niye ihtiyaç duyuyoruz ki öyle değil mi? Zamanımızı ve enerjimizi boş işlere harcayarak, kafamıza takarak kendi kendimizi de tanıyamaz hale geliyoruz bilerek ya da bilmeyerek…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Elazığ’da PKK/KCK operasyonu:1 tutuklama
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!
Erdem: Hep güzel haberlere imza atalım!