Advert
ESNAF VE TÜKETİCİ DERTLİ
SIRAÇ KOÇ

ESNAF VE TÜKETİCİ DERTLİ

Bu içerik 186 kez okundu.

En büyük keyfim, pazar alışverişidir.

Peynir, zeytin, balık, meyve ve sebzeyi semt pazarlarından almayı babamdan devraldığım bir görev edindim yıllardır.

Sabahın köründe hale gidip oradan pazar yerine gelen, binbir çile ile tezgah açan esnafın gayreti bende hayranlık uyandırmıştır.

Taze ve ucuzdur her daim. Hem seçenekleriniz çoktur, hem de seçme şansınız vardır.

Sokağın nabzını tutar, halkın alım gücünü görür, pazarcı esnafın serzenişlerine, emeklilerin kılı kırk yaran pazarlığına orada şahit olursunuz.

 

Bir de akşam saatlerinde giderseniz gördüğünüz yoksulluk yüreğinizi acıtır.

Pazarcı esnafın elinde kalanlar yarı fiyatına alıcı bulur çünkü.

Utana sıkıla 2 liraya düşmüş domatesi 1 liraya almak isteyen yoksulluğu görürsünüz.

Pazarlık yaptığını düşünmeyin, gerçekte de cebinde sadece 1 Lirası vardır.

Eğer buna şahit olursanız ki olacaksınız, lütfen o domatesin kalan 1 lirasını siz verin.

İmkanlarınız çok iyi olsa bile sırf bunu yapmak için çarşı pazara gidin.

Sadece paranızı değil yüreğinizi bölüşün.

 

Dövizdeki artışın çarşıya pazara yansımasını cebimizde hissetmeye başladık artık.

Örneğin yılbaşında 100 TL’ye dolan fileler bugünlerde 150 TL’yi geçti.

Üretici dertli...

Pazar esnafı dertli...

Marketler dertli...

Ama asıl dertli tüketici.

 

Merkez Bankasının açıkladığı İstikrar raporu, bu günlere nasıl geldiğimizi özetliyor.

Firmaların döviz borçları 335 milyar dolar ve bu borcun 293 milyar doları doğrudan kredi borcu.

Bu durum borcun geri ödemesindeki kur riskini azaltmak için yüksek montanlı döviz alımlarına yöneltiyor.

Bu da dövizi daha da yukarı çekiyor.

 

Yeterli nakit gücü olmayanlar ise konkordato yoluna gidiyor.

Konkordato kelimesini son günlerde sıklıkla duyuyoruz. Şirketlerin nakit akışlarını yönetemedikleri için alacaklılarla anlaşıp borcunu bir ödeme takvimine bağlamak için kullandığı bir sistem. Tabi ki eğer şirketler mevcut hallerinde ve gelecekte borçlarını ödeyebilme kabiliyetine sahip olsalar buna gerek duymazlardı.

Ayakkabı sektöründe başlayan konkordato talepleri, inşaat başta olmak üzere diğer sektörlere de sirayet edecek gibi duruyor.

 

Büyük firmalar için çıkış yolu, ancak suistimal edilirse domino etkisi ile küçük esnaf ve KOBİ’lere büyük zarar verir.

Bu nedenle başta mahkemeler olmak üzere devlet kurumlarımıza büyük iş düşüyor.

Gerçekten kurtulabilecek işletmeler için sorun yok, ama zaten batık durumda olan şirketlere bir faydasının olmayacağı bilinmeli.

Ticari açıdan Adalet terazisinin daha hassas işlemesi gereken günler yaşıyoruz.

Unutmayalım bu günler de geçecek.

Sağlık ve afiyetle kalın!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu