Advert
ZATEN VERECEKSENİZ BANKAYI  HİÇ OLMAZSA ALIN İKTİDARI
RAMAZAN YILDIRIM

ZATEN VERECEKSENİZ BANKAYI HİÇ OLMAZSA ALIN İKTİDARI

Bu içerik 527 kez okundu.

Bir zamanların çok meşhur bir hikayesi vardı. Adamın biri oğluna 'sen adam olamazsın' demişti. Hayat bu ya, aynı çocuk okumuş kaymakam olmuş. Babasını huzuruna getirtmek için jandarmaları köyüne göndermiş. Jandarmalar babasını derdest edip bizim kaymakama getirmişler. Bizim kaymakam 'baba bak sen bana adam olamazsın diyordun oysa şu an karşında kaymakam olarak bulunuyorum' demiş. Adam 'evet evladım ben sana kaymakam olamazsın demedim. Kaymakam oldun babanı derdest ettirerek makamına getirttin yani yine adam olamadın' demiş.

Dünyamız gelişiyor, dünyamız değişiyor, dünyamız güzelleşiyor. Ama ne Ortadoğu ne de biz tüm bu gelişim, değişim ve güzelleşmeden pay alamıyoruz.

İktidarımızın son zamanlardaki çelişkili adımları kendisini zora sokmuşken muhalefetin etkisizliği ve yokluğu iktidarın bu zorluklardan yara almadan sıyrılmasını sağlamıştır. Oysa Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve muhalefet partilerinin tv'lerde yer bulmasalar bile kapı kapı dolanıp şehir şehir mitingler yapıp yapılan yanlışları ve kendi çözümlerini sunmalarını beklerdim.

Şu İŞ BANKASI - CHP mevzusu var. Gerek Cumhurbaşkanımız gerek hükümet CHP'yi İş Bankası'ndan koparmayı hedeflemişler. (Bu konuda yasal prosedürü bilmiyorum ama bir partinin bir bankayla ilişkili olmasını da onaylamıyorum). Bence hükümet bunu yapacaktır da. Ve bunu yaptığında eksi bir not almayacak bilâkis kendisine olumluluk katacaktır.

CHP'nin yerinde olsam hükümetten hızlı davranırım, madem parayı bu kadar çok seviyorsunuz ve madem ihtiyacımız var diyorsunuz o zaman biz kayıplarımıza aldırmadan halkımızın isteği doğrultusunda bu hisseleri, denetimlerini devretmeyi taahhüt ediyoruz diyerek erdemli onurlu ve cömert bir anlayışla topu hükümetin kucağına bırakırdım. Emin olun bu davranış her kesimden CHP'ye sempati getirir ve her durumda CHP'yi Ak Parti ve MHP'den daha milli kılardı.

Hatta iddia ediyorum, iktidarın anahtarlarını Kemal Kılıçdaroğlu'na kazandıran bir eylem olurdu.

80'leri mezara gömdüğümüzü düşünürken pat diye bir karar ANDIMIZ'a geri dönelim. Burada mesele sadece andımız değil, bir zihniyetin hortlamasıdır bence. Ne olursa olsun, nereye varırsak varalım, sistem bizi bir noktadan sonra o bize ters fabrika ayarlarına döndürecektir. Maalesef iktidarımız da bu konularda sistemin yapabileceklerini kestirip değişiklikleri geri dönülemeyecek bir biçimde anayasal düzenlemelerle yapmamış ve bizi tekrardan bu olumsuz moda sokmuştur.

Muhalefetimizden iktidarı bu konuda yeterince yasal düzenlemeleri yapmadığı için sıkıştırmalarını beklerken onların ellerine geçen ilk fırsatta statükoyla bir olup andımıza dönelim demeleri bende şok etkisi yaratmıştır. Kendimi kınadığım iktidarın kollarına atmaktan başka bir çare bulamıyorum.

Ve her gün seçime bir adım daha yaklaşırken, muhalif cephenin bu denli yokluğundan, bu denli akılsız adımlarından dolayı Ak Parti sadece kendi içerisindeki dengeleri kontrol ederek yürüyecektir. Biz seçimi değil, hangi Ak Parti aday adayının aday gösterileceğini konuşacağız. Tabi bizim konuşmamız şöyle dursun bu aday adayları muhalefetsizlikten dolayı ilkeliliği, proje ve hizmet sunumlarını bir yana bırakıp anketlerle algı operasyonlarına yönelip yukarıdan işi bağlamaya uğraşacaklar. Dolayısıyla seçildikten sonra birincil hedefleri bize değil yukarıya hizmet olacaktır.

Ey muhalefet! Yapmayın bize de yazıktır. Yukarıdaki adamın oğluna sen adam olamazsın demesi gibi ben de siz iktidar olamazsız demek istemiyorum ama iktidar olma hedefiniz yoksa bile iktidarı güçlendiren bir dayanak olmayınız. Siz farkında olmasanız da bu ülke ciddi demokratik haklar elde etti. Sadece Suud Krallığı'nın Kaşıkçı olayındaki acınası komik ve gülünç açıklamalarına baksak bizim geçmişimizdeki açıklamalarla ne kadar örtüştüğünü görürüz. Bizim tekrar oralara sürüklenmemize yardımcı olmayın lütfen.

Bir de şehrimizin abisi aday adaylarımızın göz bebeği Ak Parti ile organik bağının ne olduğunu bilmediğim İlhan Doğan Bey'e payının altına yazıp cevap alamadığım için bir serzenişim olacak.

www.politikim.com'da kim Fetöcü? diye bir soru vardı.

Bu doğru Andımız üzerine sorayım. Dünyanın hangi ülkesinde böylesine insanların özgürlüklerinin söz konusu olduğu bir konuda istihbarat ve mahkemeler yerine anketlerle çözüm aranmıştır. Bu sorunun kirli bir emele hizmet etmediğini, cevaplarla bir yönlendirme içerip içermediğini, birinin ya da birilerinin başını yemek için olmadığını nerden bileyim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir