Advert
DİNDAR NESİLDEN NAMAZSIZ NESİLE
Habib KARAÇORLU

DİNDAR NESİLDEN NAMAZSIZ NESİLE

Bu içerik 130 kez okundu.

 

Bu köşede sık sık ele aldığımız toplumsal olayların sebep ve sonuçlarıyla ilgili görüş ve kaygılarımızın ana nedenini bir kez daha irdelemek istiyorum.Toplumların dönüşümünü somut bir şekilde izleyip keşfedebilmek sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü toplumdaki eğilimlerin hangi yöne doğru meylettiğini öğrenmek çok fazla  zaman ve çaba gerektirmektedir. Ancak bu konuda ülkemizde kafa yorup çalışma yapanlar da mevcuttur. Ankara’da faaliyet gösteren MAK Danışmanlık araştırma şirketine ait sosyal medyada paylaşılan bir anket sonucu ülkemizdeki dini inanç ve yaşantının hangi noktada olduğunu açık bir şekilde gözler önüne seriyor.

Çok dikkat çekici bu ilginç araştırmanın konusu: Türkiye'de toplumun dine ve dini değerlere bakışı. Bu çok önemli çalışma 12 - 18 haziran 2017 tarihleri arasında MAK danışmanlık tarafından  otuz büyükşehir ve aralarında ilimizin de bulunduğu 23 il ve 154 ilçede 5400 kişi ile yüzyüze görüşmelerle yapılıyor. Araştırmada deneklerin belirlenmesinde % 53.5 erkek,  % 46.5 bayan olmak üzere cinsiyet dengesi oluşturulmaya çalışılmıştır.

 

Araştırmaya katılanların yaş grupları olarak dağılımı da çok dengeli bir şekilde düzenlenmiş. Araştırmaya konu soruların hepsi biribirinden önemli ve bizi mevcut durum hakkında kanaat sahibi yapacak türünden ciddi ve bir o kadar ilginç. İlk olarak: “Allah’ın varlığına, birliğine bizi yaratıp yaşattığına inanıyor musunuz?” Şeklindeki soruya yıllardır %99’u Müslüman diye ifade ettiğimiz toplumun % 86’sı Evet derken aynı soruya; “Evet, Allah’ın sadece varlığına bizi yarattığına inanıyorum ama her şeye karıştığını karışacağını düşünmüyorum” diyen literal anlamda Deist diye ifade edilebileceklerin oranı % 6, Hayır, Allah’a inanmıyorum diyerek Ateist olduğunu ifade edebileceklerimizin oranı % 4, farklı çekincelerle bu soruya Cevap yok / Kararsız diyenlerin oranı % 4 olarak değerlendirilmiştir.

Meleklere inanıyor musunuz? sorusuna araştırmaya katılanların % 75’i Evet, meleklere inanıyorum derken, Hayır, gözümle görmediğim varlıklara inanmam diyenlerin oranı % 15. Cevap yok / Kararsız oranı ise % 10.

Kur'an-ı Kerim ve diğer kitapların vahiyle geldiğine inanıyor musunuz? sorusuna katılımcıların % 76 i Evet, inanıyorum. derken Hayır, inanmıyorum diyenlerin oranı % 14, cevap vermeyen veya kararsız oranı ise % 10.

Araştırma çok çarpıcı sorularla devam ediyor. Evinizde Kur'an-ı Kerim var mı? ve düzenli aralıklarla okuyor musunuz? sorusuna toplumun % 25’i Evet demekte.

Peygamberlere inanıyor musunuz? Hz. Muhammed (SAV) sizin için her anlamda örnek alınacak rol model / örnek insan mıdır? sorusuna katılımcılardan Evet diyenlerin oranı % 63 iken % 20 si Evet, Peygamberlere inanıyorum ama bazı konularda örnek alsam da her konuda Hz. Muhammed (SAV) örnek alınacak rol model / örnek değildir diye cevap veriyor.

Kadere (Hayır ve Şerrin Allah'tan geldiğine) inanıyor musunuz? sorusuna araştırmaya katılanların %55’ı evet derken, öldükten sonra dirileceğinize ve bu dünyada yaptıklarınızdan hesaba çekileceğinize inanıyor musunuz? Şeklinde ahiret inancı konusunda toplumsal algıyı anlamaya yönelik soruya araştırmaya katılanların % 73 ü Evet demişlerdir.

Camiye / mescide hangi sıklıkta gidiyorsunuz? sorusuna bayramdan bayrama diyenlerin oranı % 12 iken, cuma namazları ve bayram namazları bir de kandil günlerinde diyenlerin oranı % 32, zaman zaman vakit namazları dahil camiye gidiyorum diyenlerin oranı % 13, hiç gitmiyorum diyenlerin oranı % 30, kararsız / görüş yok diyenlerin oranı % 13...

Ramazan ayında oruç tutuyor musunuz? sorusuna evet, tüm ramazan boyunca oruç tutarım diyenlerin oranı % 45, evet ama tüm ramazan boyunca değil ramazanın bir kısmında oruç tutarım diyenlerin oranı % 25, hayır, hiç tutmam diyenlerin oranı % 20, cevap yok / kararsız oranı % 10.

Hangi sıklıkta namaz kılıyor musunuz? sorusuna katılımcıların % 22’si 5 vakit namaz kılıyorum. derken, % 26’sı arada vakit namazları kılarım ama cumaları ve teravihleri ve bayram namazlarını tam kılarım, % 24’ü de arada cuma namazlarını, teravihleri ve bayram namazlarını kılıyorum derken hiç namaz kılmıyorum diyenlerin oranı % 22, kararsız / görüş yok diyenlerin oranı ise % 6.

Yukarıda verdiğimiz rakamlar ülkemiz insanın dini inançlar ve ibadetler konusundaki durumunu özetlemekte iken gelecek hakkında da bazı kanaatlerin oluşmasına zemin sağlamaktadır. Çoğalan camiler, açılan İmam Hatip ortaokul ve liseleri, Kur’an kursları, radyo ve televizyonlardaki dini programlar, STK’lar tarafından düzenlenen konferans ve sohbetler toplumda dinin güçlendiğine dair bir algı oluştursa da malesef durum ters yönde seyretmektedir. Bunun en önemli nedenleri arasında batıcı eğitim sistemi, sekülerizmin egemen olduğu medya organları yanında FETÖ/PDY ‘nin düzenlediği 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki bu örgütle iligili yapılan operasyonlardır diyebiliriz. Ankete katılanlara sorulan şu soru ve verilen cevap konuyu daha iyi açıklamakta: “Dini bir cemaat görünümlü fetö terör örgütü tarafından tapılan 15 temmuz darbe teşebbüsü dini grup, cemaat yada tarikatlara bakışınızı nasıl etkiledi? sorusuna vatandaşların % 30’u dini grup, cemaat yada tarikatlara olumsuz yada şüphe ile bakmama neden oldu diye cevap vermektedir.

Mevcut kötü gidişat öncelikle iki şeyle düzeltilecektir. Evvela dinin kötü, zararlı, çirkin ve pis saydığı şeylerin önüne geçilmesi, ortadan kaldırılması gerekir. İkincisi din adına ortaya çıkan kişi ve kuruluşlar, din görevlisi sıfatı ile insanlarla muhatap olanlar, siyasette dini söylemleri kullananların dikkat etmeleri gereken hususdur ki, söylem ve eylemlerinin uyumlu olması gerekir. İyi örnek olma bir tarafa kötü örnek olanlar kendi şahıslarında İslam’a çok büyük zarar vermekte olduklarını bilip kendilerine çeki düzen vermelidirler. Yoksa bunun hesabını Yüce Rabbimize vermeleri çok ağır olacaktır. Hazreti Peygamber (S.AV.): "Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici bir çobandır. Erkek, aile halkının çobanıdır. Kadın, kocasının evi ve çocukları için çobandır. Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlık yaptıklarınızdan sorumlusunuz." (Buharî, Nikah, 91) diye buyurarak sorumluluklarımızı hatırlatırken Yüce Rabbimiz Kerim Kitabında: “Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” (Ali imran Suresi 104.ayet) diye emretmektedir. Rabbimiz bizleri ve nesillerimizi namazını dosdoğru kılan ve senin sıratı müstakimin üzerinde sabit kalanlardan eyle.Amin.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Vali Kaldırım’dan Mevlid Kandili mesajı
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu