Advert
“TAZİYE VAR, GİDELİM!”
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

“TAZİYE VAR, GİDELİM!”

Bu içerik 629 kez okundu.

-M.Vekilimiz  ... ölmüş!

-Allah rahmet eylesin! Taziye nerede olacak acaba?

-İzzet Paşa Camii'nde cenaze namazı kılınıp Harput’a defnedeceklermiş. Taziye de caminin arkasındaki taziye evinde olacakmış...

“Taziye” kelimesinin kökenine bakarsak; ‘metanet (ölüm karşısında), ağırbaşlılık’ gibi manalar içeriyor. Günümüzde “başsağlığı dilemek” manasında kullanılıyor.

Bizim doğu bölgesinde taziyeler geleneksel kültürümüzde önemli bir yer alır. Her ne kadar bazı gençlerimizde bu konuda gevşeklik olsa da, genele baktığımızda toplum olarak taziyelere gidip başsağlığı dilemeye oldukça önem veriyoruz. Taziyelerde; öncelikle cenaze defin işine gitmek, başsağlığı dilemek, Kur’an okumak ve cenaze sahiplerinin yanlarında bir müddet durmak (özellikle bizim bazı Palulu Zazalar bazen taziye boyunca dururlar); vefat eden kişinin ailesinin yaşadıkları ilk ‘şok zamanlarını’ rahat atlatmalarını sağlıyor.

Taziyelerde; şehrimizde hemen her mahallemizde yaptırılmış olan taziye evlerinde yahut cenaze sahibinin evinde, üç gün boyunca taziyeye oturulur. Taziye vermeye gidildiğinde de öncelikle merhumun ruhuna Fatiha veya Kur’an’dan bir aşr (birkaç ayet) okunur. Daha sonra taziye sahipleri, başsağlığı dilemeye gelen misafirlerini ”Hoş geldiniz” ile karşılarlar (Tabi ki bazen; cenaze sahibi M.Vekili, Savcı, Başkan yahut ‘Böyük’ iş adamı olunca, kibirden midir cehaletten mi bilinmez, oturdukları yerlerinden kalkmayarak taziyeleri kabul ettikleri de oluyor. “Halbuki bu ne hal, sen de öleceksin da...”).

Bu acılı günlerinde yemek içmek işleriyle uğraşmasınlar diye, taziye sahiplerinin akraba, dost ve arkadaşları, taziye boyunca yemekler yaptırır.

Batıda özellikle de büyük şehirlerde bu taziyeler pek de böyle olmuyor tabi ki. Daha çok mezar başında taziye verilip gidiliyor.

Bir de taziyelerde konuşulanlar (ne hikmetse, cenaze defnedilirken mezar başında dünyalık fani şeyler daha çok konuşuluyor)ve söylenen sözler var. Birkaç tanesine değinmeden bitirmeyelim yazımızı:

-Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun, Allah taksiratını affeylesin

-Takdir-i ilahi... Ölenle ölünmüyor işte, hayat devam ediyor.

-Allah sabırlar versin, geride kalanları bağışlasın, geride kalan yakınlarına hayırlı ve uzun ömürler versin.

-Genç ihtiyar demiyor vallahi şu ölüm. Azrail (as.) geldi mi götürüyor.

-Diyorlar ki, Hz. Nuh 950 sene yaşamış. Hatta o dönemde 250 yaşlarındakileri çocuktan sayarlarmış. Onlar bile bırakıp gitmişler.

-Sultan Süleyman’a kalmadı şu dünya, bize mi kalacak?

Nedense insanoğlu ölümden bahisolunca, kendi nefsine “Ben de öleceğim” diyemiyor. “Biz de öleceğiz” deyip işi geçiştiriyor...

Elazığ Belediyemizin de bu hususta çok takdir gören‘’Cenaze İşleri” hizmeti var. Vefat eden insanımızın yıkanıp kefenlenmesi, götürülüp belediyeye ait arsada (ailenin mezar yeri yoksa) defnedilmesi ile beraber cenaze aracı ve otobüs de göndermesi... Hatta başka illerden nakil edilmesi vs. Belediyemiz Cenaze İşleri Müdürlüğü bunların hepsini ücretsiz olarak yapıyor. Sen yeter ki öl!.)

Latife ya hu! Allah hayırlı uzun ömürler versin hepinize.

Selametle kalınız!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kemal Öner: Gönül belediyeciliğine talibim
Kemal Öner: Gönül belediyeciliğine talibim
Metin Baki Ölçücü, Kovancılar için başvuru yaptı
Metin Baki Ölçücü, Kovancılar için başvuru yaptı