Advert
NEME LAZIM MI DİYORSUNUZ?
Habib KARAÇORLU

NEME LAZIM MI DİYORSUNUZ?

Bu içerik 255 kez okundu.

Toplumda yaşanan olumsuzluklar, çoğalan kötülükler, her gün artarak devam eden adi suçlar, günahlar, çığ gibi büyüyen sorunlar ve tüm sorunların oluşmasında bizim de payımızın var olduğunu itiraf etmemiz gerekiyor. Çocuk ve gençlerimizin ciddi şekilde maruz kaldığı iletişim kaynaklı olumsuz veriler onları yaratılıştaki temiz fıtratlarından uzaklaştırarak kötülük girdabına sürüklemeye devam etmekte maalesef.

Yaşanan tüm olumsuzluklar karşısında “bana değmeyen yılan bin yaşasın” mantığıyla hareket ederek her şeyi devletten bekleyen zihniyete sahip insanlarımız çoğunlukta zannediyorum. Kendisine bir zarar veya kötülük dokununcaya kadar sessiz kalan, gülüp geçen ya da hiç aldırış etmeyenlerimiz ancak sükût edip onayladıkları kendi karşısına çıkınca vaveylayı koparıp yetkililere, idarecilere verip veriştiriyor. Oysaki tüm görüp geçtiği ya da görmezden geldiği şeylerin bulaşıcı olduğunu, yayılmaya devam ettiğinde kendisini de bir gün bulacağını bilmesi gerekirdi. Çocuk ve gençlerde gördüğümüz olumsuz davranışlar anında düzeltilmediğinde mutlaka artarak devam edecektir. Düzeltilmeyen her olumsuzluk onaylanmış demektir. Çünkü sükût ikrardandır. Dilsiz şeytan olmaktan korkalım, sakınalım maazallah.

Hayatımızı tamamen kuşatan Yüce dinimiz İslam bizi ailemizden, çevremizden ve tüm insanlıktan sorumlu tutmuştur. Hazreti Peygamber (S.A.V.): “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.”  (Müslim, Îmân 78) buyurmak suretiyle bu konudaki sorumluluğumuzu bildirmiştir. Özellikle çocuk ve gençlerde gördüğümüz olumsuz davranışlar karşısında şefkat ve merhamet ölçüleri içerisinde mevcut fiilin olumsuzlukları ve zararları anlatılarak önlenmeye çalışılmalıdır.

İnsanları kötülüklere götüren, günaha sürükleyen şeytan işi pisliklerin önüne geçmek tabiî ki en başta idarecilerin görevi olmakla beraber, bizim de asli görevimizdir. Bu konuda görevini aksatan, ihmal eden, savsaklayan idarecileri de uyarmak yine bize düşmektedir. Çarşı pazarda seyyar satıcıları kovalayan, satış yapmalarına engel olan zabıta görevlileri kaldırımları ve yolları işgal edenleri de uyarmalıdırlar. Cadde ve sokakları kirletenleri, yere tüküren veya sümük atanları, insanları rahatsız edecek şekilde yolda yürüyenleri, araç kullananları uyarmak evvela zabıta ve emniyet görevlilerin daha sonra da bizim görevimizdir. Yani her konuda devlet ve millet el ele vermelidir ki bu olumsuzluklar ortadan kalksın, aksi takdirde olumsuzluklar çoğalarak devam edecek ve ileride hepimizi içine çekecektir. Çünkü kötülükler ve günahların bulaşıcı olma gibi bir özellikleri vardır. Mutlaka ortadan kaldırılmaları gerekir. Mecelle’deki önemli maddelerden biri : “def’i mazarrat celbi menafiden evladır” ilkesidir. Yani zararlı şeylerin ortadan kaldırılması iyi şeylerin getirilmesinden daha iyidir. Öncelikle kötülükler ortadan kaldırılacak ki iyi şeylere yer açılsın, çünkü kötülükler ortada dolaştıkça iyilikler orada bulunamazlar.

Toplumda yer alan fertler olarak; amirimiz, memurumuz, öğretmenimiz, öğrencimiz, esnafımız, polisimiz, siyasetçimiz, mebusumuz, ev kadınımız, emeklimiz, hacımız, hocamız, yaşlımız, gencimiz, erkeğimiz,kadınımız, zenginimiz, fakirimiz, sanatçımız, sporcumuz, gazetecimiz, yazarımız velhasılı hepimiz çevremizden sorumluyuz, vebal altındayız, hesap vereceğiz, bunu asla unutmayalım. Yüce Rabbimiz bu konuda Ali İmran suresi 104. Ayeti Kerime’de bizlere emrediyor: “Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” Kurtuluş yolu uyarmaktan, düzeltmekten, hakkı söylemekten geçiyor. Neme lazım dersek bizi bekleyen hüsrana da hazırlanalım öyleyse. Yüce Rabbimiz Asr Suresinde:  “Asra yemin olsun ki, İnsan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.” Diye buyurmaktadır. Ey Rabbim bize sarsılmaz bir imanı, Salih amel işlemeyi ve birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmeyi nasip eyle. Âmin.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Büyük bir israfın önüne geçildi!
Büyük bir israfın önüne geçildi!