Advert
KISA KISA
SIRAÇ KOÇ

KISA KISA

Bu içerik 172 kez okundu.

Dönemin iktidar ile muhalefet liderleri arasında savcı-avukat polemiğine kadar uzanan Ergenekon Terör Örgütü davası düştü.

Hem de ne düşüş...

Binlerce insanın tutuklanması, yargılanması, Andıç’lar, birleştirilen dosyalar, iddianameler, hepsi kurguymuş.

Savcılık mütalaasında bu dava için “FETÖ'nün kendi pis işlerini attığı bir çöp tenekesi” ifadesi geçiyor.

“FETÖ, kendi ajanlarına terör eylemleri yaptırarak ve onları bazı devlet kadroları ile irtibatlandırarak önce ‘suçu imal’ etmiş ve daha sonra yargı içerisindeki unsurları kullanarak mahkum etmiştir. En sonunda da medyayı kullanarak da linç etmiştir.

Ergenekon Davasının özü budur.”

Savcılık, bu davada hukuka aykırı elde edilen deliller ile sonuca gidildiğini kabul ediyor.

Bizim aklımızda kalanlar ise, uzun tutukluluk süreleri, cezaevindeki olumsuz şartlar, ölümler, intiharlar...

Yargılanan yüzlerce isim arasında vicdanları en çok yaralayan iki isimden biri Türkan Saylan’dı. Diğer bir isim ise cezaevinde hastalanarak ölen Kuddusi Okkır.

Burası garip bir ülke.

Dün beyaz olan, bugün siyah olabiliyor.

Demokrasiyi işimize geldiğinde baştacı yapıyor, gelmediğinde ise rafa kaldırıyoruz.

Hukuk ve adalet ayağımız hep aksıyor.

Aksayan hukuk, toplumsal mağduriyet yaratıyor.

Her kesim sırayla bir diğerine acı çektiriyor.

50 yıldır bu kural hiç değişmedi.

Demirel’ i hatırlatıyor bize.

“Dün dündür...”

 

*

 

Kim bu Sarı Yelekler?

Fransa’da akaryakıt zamlarının ardından, her arabada bulunması zorunlu fosforlu sarı güvenlik yeleklerini üzerlerine geçirip sokağa çıkan insanlar aslında.

Fosforlu yüksek görünüklü yelek isyanın özüne de işaret ediyor: “Buradayız, bizi de görün!”

Arkalarında hiçbir siyasal veya sendikal örgütlenme yok.

Emmanuel Macron karşıtı, kendiliğindenci sokak hareketi.

Fransa’nın en varlıklı kesimini kapsayan servet vergisinin kaldırılması ve çalışanların işten çıkarılmalarını kolaylaştıran iş yasası, kıvılcımı çakan en önemli nedenler.

40 yaşlarında, işi gücü olan, vergi eşitsizliğine karşı çıkan ve halkın desteğini alan insanlar var sokakta.

Hükümet geri adım atmamakta, Halk ise sokakta kalmaya kararlı.

Polis şiddeti arttıkça, göstericilere destek de artıyor.

Fransız siyasetçilerinin yorumu şu: “Macron, geri adım atarsa Fransa halkının gücü karşısında geri adım atmış olacak. Mesele mazot vergisi değil, Macron yasalarının tamamı”

Fransız medyasının dünyaya pompaladığı şekliyle; şiddet yanlısı, faşizan, eğitimsiz, marjinal bir hareket değil Sarı yelekler.

Aksine ne yaptıklarını biliyorlar ve talepleri çok net: Daha adil bir düzen...

 

*

 

Bir bu eksikti...

Geçenlerde gazetelerden birinde şöyle bir haber gördüm.

“Son zamanlarda soğan lobisi, soğan baskınları, soğan terörü gibi başlıklarla gündeme gelen ve başını soğanın çektiği Türkiye'de gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle ‘Gıda Enflasyonu’ rakamları beklenenden çok daha yüksek çıktı. Öyle ki, açıklanan rakamlar sonrası Türkiye'yi Dünya Gıda Enflasyonu sıralamasında dünya beşincisi yaptı.”

Asgari düzeyde ekonomi bilen biri, stokçuluğun bir neden değil sonuç olduğunu bilir. Yani enflasyonu düşürmeden stokçuluğu engelleyemezsiniz.

Kaldı ki; bu medyatik baskınlar ve gıda fiyatlarındaki artışa suçlu bulma arayışları “algı manüplasyonu” dışında bir işe yaramıyor.

Köylülerin depolarını basıp tutanak tutmak, soğan tarımını bitirmekten başka işe yaramaz.

Akla şu soru geliyor tabi...

Soğan ithalatı için zemin mi hazırlanıyor?

 

Sağlıkla kalın..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Büyük bir israfın önüne geçildi!
Büyük bir israfın önüne geçildi!