Advert
SORUN NEREDE?
FIRAT POLAT

SORUN NEREDE?

Bu içerik 465 kez okundu.

Ülke olarak sürekli birşeylerden şikayetçiyiz. Eğitim sisteminden, adaletten, insanlarımızın etik davranmamasından, kadına şiddetten, bireyler silahlanmadan, ekonominin iyi idare edilmemesinden, işsizlikten, vb daha yazmadığım birçok konudan toplum olarak şikâyetçiyiz.

Peki bu kadar şikâyetin altında ne yatıyor?

Bunu nedense hiç araştırmıyoruz.

Mutsuz bir toplum olduk. Sorgulamaktan, yaşadığımız haksızlıklar karşısında hakkımızı arayamamaktan, ben bunu yaparsam ne olurum, çoluk çocuğumuzun başına ne gelir gibi birçok endişeyi yaşadığımızdan araştırmayan, sorgulamayan ve hakkını arayamayan bir toplum olduk. Sadece bazı konulara kendimizi yönlendirip bunun dışında ne oluyor ne bitiyoru bir kenara bırakıyoruz.

Ülkemizde yaşanan tüm olaylar devletin resmi bir kurumu olan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanıyor. Bizler de bu açıklamalar karşısında tabloları inceliyoruz, yaşananların ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz.

Ülkemizde hemen her kurulan hükümetlerin ilk ele aldığı konu eğitim. Eğitimi bir türlü istediğimiz düzeyde oturtamadık. Ülkemizin iyi bir eğitim sistemine, bunu uygulayacak ahlaklı ve dürüst yöneticilere ihtiyaç var. TÜİK rakamları bunu kanıtlıyor. 2002'de cezaevindeki insan sayısı 59 bin iken, 2018 de 260 bin olmuş. Cezaevi sıralamasında dünyada 7'nci, nüfus sıralamasında 19'uncu sıradayız. 2002'den beri 650 bin kişi denetimli serbestlikten yararlanmış ve çıkmış. Kasten adam öldürme 2005'de 11 bin 368 iken, 2015'de 28 bin 953 olmuş. Bireysel silahlanma 3 yılda yüzde 61 artmış. Kadın cinayetlerini, tacizleri de yazmıyorum. Bunlar resmi veriler. Bu kadar insan suçlu doğmadığına ve nüfusumuz da dört kat artmadığına göre, çürüme sistemdedir. İnsanları aş ve iş sahibi yapmazsak, hırsızlık, yapanın yanına kâr kalırsa, ülkeyi yönetenler adaleti yok ederse ve en önemlisi "milli bir eğitim politikası" olmaz ise olacağı budur. Basit tabirle "fabrika" sürekli bozuk ürün üretecektir. Atalarımız ne güzel söylemişler; "Aç it fırın yakar "diye. Çocuklarımıza da gelecek güvencesi vereceğiz.

Bu arada, 2017'deki emniyet mensubu sayısı 273 bin, özel güvenlik ise 250 bin kişi. Bu sayı da sürekli artıyor. İş çözülmüyor. Yani konu güvenlik konusunu da çoktan aşmış durumda.

Toplumda yaşayan hemen hemen tüm bireyler en küçük tartışmada patlamaya hazır barut fıçısı haline gelmiş durumdalar. Caddelerde yürürken insanların suratına şöyle bir bakın. Kaç kişinin suratında gülümseme görürsünüz? Yine resmi açıklamalara baktığımızda Elazığ mutluluk sıralamasında 74. sırada. Yani mutluluk hak getire.

Mutlu değiliz, gelecekten emin değiliz, güvenlikte endişe yaşıyoruz, hakkımızı arayamıyoruz, ekonomik veriler endişe yaşatıyor, eğitimdeki arayışlar devam ediyor, giderler artarken gelirlerdeki artış toplumun çok önemli bir bölümünün açlık ve yoksulluk sınırlarının altında kalmasına neden oluyor, trafik sorununa çözüm getiremiyoruz v.s…

Bu tablo karşısında şimdi sormak istiyorum.

Gerçekten sorun nerede?

Bunları kim nasıl çözecek?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X