Advert
ASIL TEŞEKKÜR O ZAMAN
Tahir ZİYA

ASIL TEŞEKKÜR O ZAMAN

Bu içerik 73 kez okundu.

Çokları gibi Cumhurbaşkanımıza öncelikle bir özür borcumun olduğunu düşünüyorum. “Haşhaşiler” tanımlamasını, işaret ettiği tehlikeyi -önceki uzak bilgi ve gözlemlerimle- çok abartılı bulmuştum. Açıkçası yerel ölçekte, yüzeysel olarak tanıdıklarıma göre bile Cemaat hakkında pek olumlu düşünmüyordum; ama bu denli insafsız, izansız bir yapılanma dudak uçuklatıyor! Eğitimli insanların, bir insana veya bir cemaate, bu devirde bu denli yorumsuz bağlılıkları için Sayın Erdoğan’ın “Haşhaşi” benzetmesi çok haklıymış. Yoksa yeni bir tür ilaç mı ürettiler de insanları mankurtlaştırdılar! Böyle bir yapılanmaya ve Cumhurbaşkanının ikazlarına ve hemen darbe öncesi bilgilere rağmen böyle bir isyan neden ve nasıl gerçekleşti?Yetersiz istihbarat-müdahale ve dolayısıyla hükümet-asker itibarının bu derece yıpranması, devletin iyi işlemediğini göstermez mi?

***

Darbe girişimi ile derbeder insanlar olarak, kime ne borcumuz olduğunu düşünüyoruz. En başta Allah’a sonsuz şükürler olsun… Ve ardından kahramanlar için okuduğumuz Fatihalar, dualar…Belki de dualar hiç bu kadar derinlerden etkilememişti özümüzü. İmtihan insanı sarsıyor ve idrake zorluyor besbelli! O gece abdest alıp iki rekât namaz kıldıktan sonra çıktım sokağa.Samimiyet ve endişeme karşın, -Ankara ve İstanbul’dakilerle konuştuktan sonra- imtihanımın onlarınkinin yanında çok hafif kaldığını fark ettim! Tankın üzerine çıkan halka helikopterden açılan ateşle beş kişinin öldüğü karmaşada, Erzurum’lu bir anne geç kalan oğlunu “Seni ben bu günler için doğurdum, hemen gel!” diye çağırıyorsa, daha benim geçmem gereken çok merhale var! Millet olabilmek ucuz ve kolay değil!

***

Sokağa çıktığım zaman tablo şaşkınlığımı kat be kat artırdı. Her kesimden insanın birliği bir hasretmiş içimde. Malatya’da olduğu gibi kışkırtıcıların (veya ahmakların) müdahalesi dışında bütün insanımız yekvücut idi. Diyarbakır ve ilçeleri, Muş, Bingöl, Ağrı... Allah bu yaşananları sevinçte ve tasada birliğimize vesile kılsın, hayra tebdil etsin. Ama sormadan da edemiyorum: Biz toplum olarak neden bu kadar bölük pörçük olduk? Asıl sebebi bilimin araçlarıyla araştırmak kimin işi? “Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.” demiş ya Akif! Bizi illâ bir felaket birleştirecekse, bizimki Allah’ın gazabını istemekten başka bir şey değildir. Bunu çözmek lâzım, tefrikanın ne olduğunu görmek lâzım. Kim görecek? Devlet olmanın ciddiyeti ve sorumluluğunu taşıyanlar elbette. Bizi yönetenler en büyük teşekkürü o zaman hak edecek…

***

                Darbeler, geri kalmış ülkelerde halkın demokrasi özlemini kullanan, “aklı evvel güçlülerin” hoyrat işgüzarlığıdır. Zenginliği televizyonda gördüğü için fakirliği hazmedemeyen ailelerin, fakir varlığından babasını sorumlu tutan doyumsuz-bencil çocukları olur ya! Cep telefonu vb. için babanın cüzdanını, karnını doyurması için annenin şefkatini, kardeşinin tayınını zorlayan, “Dünyaya getirdiyseniz katlanacaksınız!” diyerek bölüşmeyi reddeden serseriler! Milletin kesimleri içinde bölüşme mantığı bundan çok farklı değildir! Gerilik teknolojide, fakirlikte, kişi başına ortalama yıllık gelirde değil, varlığı adaletli bölüşmede ve fırsat eşitliğindedir. Zenginlik ve kalkınma adaletin ürünüdür…

***

Halk demokrasi için bir araya geldi ve bir gaddar darbeyi önlediyse, bizi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar, -en azından mallarının ve canlarının kefareti olarak- millete borçlarını bilmeliler, adaleti tesis etmek için, yüreklerin toplu çarpması için ellerinden geleni yapmalılar.Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere yönetenlerimize asıl teşekkürü o zaman edeceğiz...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BEYTULLAH’IN ‘YÜZÜ’ GÜLSÜN!
BEYTULLAH’IN ‘YÜZÜ’ GÜLSÜN!
'PALU ADINA ÖDÜLLER ALDIM'
'PALU ADINA ÖDÜLLER ALDIM'