Advert
BİZİM NEYİMİZ EKSİK?
SIRAÇ KOÇ

BİZİM NEYİMİZ EKSİK?

Bu içerik 266 kez okundu.

 

Son yıllarda çok enteresan gelişmeler yaşadık. Siyaset, seçim ve ekonomik kriz gündemimizi yoğun olarak meşgul etti.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, bir de ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı, siyasi gerilimin üzerine tuz biber ekti.

O nedenle bu hafta ekonomi ve siyaset yazmak gelmedi içimden.

Sizleri başka mecralara götürmek, hayal kurmak ve özlemimi paylaşmak istedim bu kez.

 

Hayat gerçekten yorucu…

Yaşadığımız ülkenin gündemi yoğunlaştıkça yıpranıyoruz.

Aile, çocuk, iş, görev, sorumluluk, ekonomi, gelecek kaygısı hep ilk sırayı alıyor.

Hırslarımızın kölesi olurken, daha fazla tüketmek güdüsü vicdanımızı törpülüyor.

Hayal kuramıyoruz.

Sırf bu yüzden gönlümüzce yaşamayı, gülmeyi ve mutlu olmayı erteliyoruz sürekli.

Ve belki de yaşadığımız kentlerin bu mutsuzlukta çok büyük rolü var.

 

Gezip gördüklerim arasında beni etkileyen üç kent var.

Almanya’nın Münih, İtalya’nın Milano ve Hollanda’nın Amsterdam şehirleri.

Kültür-sanat, teknoloji ve moda merkezleri olmalarının yanı sıra şehircilik planı, mimari dokusu, yeşili ve doğasıyla yaşam sevinci aşılıyor insana.

Sabah bisikletine atlayıp kendine ayrılmış özel yolda özgürce pedal çeviren, köpeği ile birlikte yan yana koşan her yaştan insan görüyorsunuz.

Üstelik şehrin merkezi diyebileceğiniz cadde ve sokaklarda oluyor bu.

Hiçbir şekilde kargaşa veya karışıklık yaşanmıyor.

Toplumsal yaşamdaki saygıyı ve nezaketi iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Üstelik yabancı olsanız bile bu şehirler sizi hemen kucaklıyor.

Çok fazla şey yapmanıza gerek yok aslında.

Yeter ki, o toplumun yazılı olmayan beşeri kurallarına uyun.

Yeter ki, otobüste ve metroda insanlara saygılı olun. Rica etmeyi ve teşekkür etmeyi bilin. Yeter ki, trafikte kuralları gözetin ve yayalara öncelik verin.

Yani insana, doğaya ve diğer canlılara saygılı olun.

 

Avrupa’ya her gidişimde az gelişmişliğimizi görüp üzülüyorum.

Ortadoğu’ya veya Afrika’ya gittiğimde ise halimize şükrediyorum.

Ortadoğu toplumunda sevgi saygının önünde geliyor maalesef. Duygularımız öncelikli olunca, saygı arka planda kalıyor. Sevgi bitince geriye koskoca bir boşluk kalıyor. Oysa saygı öncelikli olunca, birey- toplum ilişkisi zedelenmeden süreklilik kazanıyor.

Bu devlet-birey ilişkisinde de geçerli.

Saygılı siyaset kurumu, saygı toplumunu destekliyor.

Bizim neyimiz eksik sorusunun cevabı aslında burada saklı.

Çatışmadan, gerilimden, sertlikten beslenen kurumlar, vatandaşın gerginliğini körüklüyor.

Yurtdaşın yaşam kalitesini yükseltmek yerine, kendi yaşam standartlarını önceliyorlar.

İstikbalimiz mutlu birey ve mutlu toplum da saklı.

Ya çağdaş ve modern bir yaşamı tercih edeceğiz, ya da kısır çekişmelerin içinde kaybolup gideceğiz.

Temennim aydınlık bir gelecek...

Sağlıkla kalın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞ 3.2 İLE SALLANDI!
ELAZIĞ 3.2 İLE SALLANDI!
SOKAK KÖPEKLERİNİN SALDIRDIĞI YAŞLI KADIN ÖLDÜ
SOKAK KÖPEKLERİNİN SALDIRDIĞI YAŞLI KADIN ÖLDÜ